Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4933 E. , 2024/3563 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4933 Karar No : 2024/3563 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mermer Madencilik Tur. Tic. ve İnş. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4933 E. , 2024/3563 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4933 Karar No : 2024/3563 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mermer Madencilik Tur. Tic. ve İnş. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Sütçüler ilçesi sınırları dahilinde ve ... Elektrik Malzemeleri Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin uhdesinde bulunan ... sicil sayılı II(b) grubu mermer işletme ruhsat sahasında rödövansçı olan davacı şirket tarafından; 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hesaplanan Devlet hakkının beş katı tutarında 49.048.009,60-TL idari para cezası ile yapılan üretim ve sevkiyatın beyan edilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından 246.496,75 ton mermer üretilerek satılmasına rağmen idareye bildirilmediği gerekçesiyle 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca üretilen maden üzerinden hesaplanan devlet hakkı tutarının 5 katı tutarında 49.048.009,60-TL (9.809.601,92 x 5) idari para cezası verildiği, yine söz konusu üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edildiğinden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası verildiği görülmüş olup, "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının ürettiği madenin idareye bildirilmemesine yönelik tek bir fiiline karşılık 3213 sayılı Kanun'un 10. ve 12. maddeleri kapsamında iki ayrı idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, anılan üretim dolayısıyla ruhsat sahibi Özçınar şirketine 12.255.829,20-TL Devlet hakkı ve geçmiş yıllar Devlet hakkı farkı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E... sayılı kararıyla söz konusu Devlet hakkının hukuka aykırı olarak belirlendiği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden idari para cezasında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahallinde yapılan denetim sonucunda sahada üretilen ve beyan edilmeyen maden miktarının tespit edildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının Isparta ili, Sütçüler ilçesi sınırları dahilinde ... ruhsat numaralı ll-b grubu mermer madeni işletme ruhsat sahasında rödavansçı olduğu, ruhsat sahasının 08.02.2005 tarihinde Özçınar şirketine devredildiği, 06.08.2018 tarihli mahallinde denetim sonucu hazırlanan 22.08.2019 tarih ve 30 sayılı Bakan olurlu raporda; ruhsat sahibi firmanın ruhsat başlangıcından ölçüm anına kadar sahadan toplam 2.842.478,24 m3 hacim boşaltılması tespit edildiği, ocak veriminin %6 olarak hesaplandığı, madenin yoğunluğunun 2.7 ton/m3 alındığı, Isparta ili, Sütçüler ilçesi için ocak başı satış fiyatı 4 kalite mermerin ortalaması esas alınarak 808,50 TL/ton bulunarak bu fiyata 2018 yılı yeniden değerleme artış oranı olan 14,47 arttırılarak 925,49-TL/ton belirlendiği, Devlet hakkı oranın % 4 alındığı, ruhsat sahası ormanlık alanda kaldığından bahisle de % 30 ek Devlet hakkı (684.390,83-TL) tahakkuk ettirildiği, ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 246.496,75 ton mermerin Genel Müdürlüğe beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan devlet hakkının beş katı tutarında 49.048.009,60-TL idari para cezası ve yapılan üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 62.743,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinde, "(...) Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, (...) haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne; 12. maddesinde de, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/12 md.) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. (...) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Genel Müdürlük tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat bedeli kadar Devlet hakkı alınır. (...) Devlet hakkının tamamı, her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılır." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlem, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hesaplanan Devlet hakkının beş katı tutarında 49.048.009,60-TL idari para cezası ile yapılan üretim ve sevkiyatın beyan edilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen 62.743,00-TL idari para cezasından kaynaklanmaktadır. Dava konusu işlemin Devlet hakkının beş katı tutarında 49.048.009,60-TL idari para cezasına ilişkin kısmının incelenmesi: Dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden ... Elektrik Malzemeleri Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 246.496,75 ton mermerin Genel Müdürlüğe beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan toplamda 12.255.829,20-TL Devlet hakkının istenilmesine dair ... tarih ve... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş; bu karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvuru reddedilmiş; söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Dairemizin 06/06/2024 tarih ve E:2021/1678, K:2024/3562 sayılı kararıyla kısmen gerekçeli onama, kısmen bozma kararı verilmiştir. Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı olan Devlet hakkına yönelik Dairemizin yukarıda anılan kararı dikkate alınarak (kararın gerekçeli onama kısmı Devlet hakkına ilişkindir.) idari para cezasına ilişkin yeni bir işlem tesis edileceği tabiidir. Dava konusu işlemin 62.743,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmının incelenmesi: 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında yer alan karşılığında idari para cezası yaptırımı öngörülen ve yasaklanan davranışın, "gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan bu kanunî tanım uyarınca, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ihlâl ortaya çıkacaktır. Davalı idarece, gerçekleştirilen üretimin ve yapılan satışın Genel Müdürlüğe bildirilmediği gerekçesi ile davacı hakkında 62.743,00-TL idari para cezası uygulanmıştır. Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır. Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında, madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapıla beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edileceğinin ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası idari yaptırımı öngörülmüştür. 12. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Dolayısıyla, üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi nedeniyle oluşan Devlet hakkı kaybı esas alınırken , 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunularak yanıltılması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Bu nedenle tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilmesi, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olan devlet hakkının ödenmemesi fiili ile oluşurken; Maden 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında, maden ruhsat sahiplerinin beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar doğru kabul edilmesi sonrasında ise gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi fiilinin kabahat olarak düzenlendiği ve birden fazla farklı fiil ile farklı kabahatin oluştuğu açıktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin bu kısmının iptali yönündeki Isparta İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Konya Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının a) Dava konusu işlemin, ...-TL idari para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, b) Dava konusu işlemin, Devlet hakkının beş katı tutarında ...-TL idari para cezasına ilişkin kısmının yukarıda yer verilen gerekçe eklenerek ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 06/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.