Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/2701 E. , 2024/8481 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2701 Karar No : 2024/8481 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıltılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine karar…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/2701 E. , 2024/8481 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2701 Karar No : 2024/8481 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıltılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Örgütün cemaat olarak bilindiği dönemde sohbetlere katıldığı, 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütten ayrıldığı, hakkındaki iletişim tespitlerinin de örgütsel bir amaç taşımayıp bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, dini hassasiyeti sebebiyle kısa bir süre katıldığı sohbetler nedeniyle sorumlu tutulamayacağı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; ceza yargılamasında davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza kovuşturması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine de engel oluşturmayacağı tabiidir. Bu itibarla, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarihli, E: ..., K: ... sayılı kararda yer alan "..tanık R.Y.nin ... beyanında özetle "2012 yılı başlarında, sonrasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün düzenlemiş olduğunu öğrendiği klavye eğitimi amaçla düzenlenen bir kursa katıldığı ve sanığı da burada gördüğünü, sanık ile yüz yüze konuşmuşluğunun, görüşmüşlüğünün olmadığını, bu kurs sonrasında 2012 yılı Mayıs ayında Ankara Adliyesinde göreve başladığını, sanığı Ankara Adliyesi Bilgi İşlemde de bir kere gördüğünü, devamında sanığı bir daha görmediğini... ; sanığın dosya arasındaki hts kayıtları ve kolluk araştırma tutanakları içeriğinden anlaşıldığı üzere; 22/02/2012 günü iki kez, 28/02/2012 günü bir kez, 01/03/2012 günü yine bir kez olmak üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yöneticisi C.K. ile telefonla irtibata geçtiği, bu durumun sanık tarafından emniyet ifadesinde inkar edilmesine rağmen, ...Sulh Ceza Hakimliğinin 20/07/2020 tarihli sorgusunda açık bir şekilde C.K. ile görüştüğünü hakim huzurunda ikrar edildiği, bunun yanında sanığın örgütün adliye mahrem yapılanması ile sürekli olarak irtibatta olduğu, bu kapsamda dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu, hts kayıtları ve diğer belgeler incelendiğinde; sanığın ...numaralı GSM hattı ile yine aynı mahrem yapılanma içerisinde bulunan ve operasyonel hat kullandığı tespit olunan H.M. isimli şahıs ile yine bu şahsın kullandığı ... numaradan 5 kez, A.E. isimli şahıs ile yine bu şahsın kullandığı tespit olunan ... numaradan 27 kez, Ö.K. isimli şahıs ile yine bu şahsın kullandığı tespit olunan ... 34 numaradan 1 kez, H.S. isimli şahıs ile yine bu şahsın kullandığı tespit olunan ... numaradan 20 kez, K.D. isimli şahıs ile yine bu şahsın kullandığı tespit olunan ... numaradan 4 kez görüştüğü, bunun yanında yine yukarıda zikrolunan ve mahrem yapıya dahil kişilerce kullanılan operasyonel hatların dışında yine bu mahrem kişilerden H.S., M.G. ve A.E. isimli kişilerle de yine aynı kişilerin operasyonel hat dışında şahsi telefonları ile görüşme halinde olduğu.." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.