11. Ceza Dairesi 2019/5125 E. , 2023/3644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mükerrer dava nedeniyle kamu davasının reddi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 say
**11. Ceza Dairesi 2019/5125 E. , 2023/3644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mükerrer dava nedeniyle kamu davasının reddi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ret kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; temyize konu suç 2009 yılına ait olduğundan, davanın reddi kararının yerinde olmadığına ve tefecilik suçunun oluşup oluşmadığının araştırılmamış olduğuna, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve anılan maddeye göre sadece "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine" karar verilebileceği; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/84 Esas ve 2013/395 Karar sayılı dosyasının, 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme suçuna ilişkin olmasına rağmen, Mahkemenin 12.04.2013 tarihli kararı ile 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan hüküm kurulduğu, Dairemizin 03.03.2020 tarihli ve 2017/8683 Esas, 2020/2053 Karar sayılı kararı ile, 2009 takvim yılıyla ilgili açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden iddianame dışına çıkılarak "2009 takvim yılında sahte belge düzenleme " suçundan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bu nedenle sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan verilmiş bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, mükerrer kabul edilen dosya ile iş bu dava dosyası arasında mükerrerlik bulunmadığı gözetilerek, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır. 2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin, en aleyhe kabulle 31.12.2009 olduğu belirlenmiştir. 3. Sanığın 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme eylemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/580 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.