11. Ceza Dairesi 2024/2985 E. , 2024/7950 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2023/468 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın devamına ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/743 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı ile hü…
**11. Ceza Dairesi 2024/2985 E. , 2024/7950 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2023/468 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : İnfazın devamına ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/743 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebi üzerine yürütülen yargılama neticesinde, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/468 Karar sayılı kararı ile hükümlünün etkin pişmanlıktan yararlanmadığından bahisle verilen, 15 ay hapis cezasının infazının kaldığı yerden aynen devamına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 12.06.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2024/1902 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35713 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35713 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki ve benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/12/2023 tarihli ve 2023/5143 esas, 2023/10342 karar sayılı ilamında, ''...defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup...'' şeklinde yer alan açıklamalar gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, Mahkemesince her ne kadar sanığın usulsüzlük cezasını ödemediği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle sanık hakkında uyarlama yargılaması öncesi 16/07/2021 tarihli karar ile hükmedilen 15 ay hapis cezasının infazının kaldığı yerden devamına karar verilmiş ise de, yukarıda izah edildiği üzere sanığın üzerine atılı defter ve belgeleri ibraz etmemek eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/a maddesine eklenen hüküm uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2021 tarihli ve 2020/743 Esas, 2021/893 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 58 nci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve bu karar 08.09.2021 tarihi itibarıyla istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının,15.04.2022 tarihli ve 2021/2-55573 sayılı yazısı ile 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle hükümlü hakkında uyarlama yargılaması yapılması talebinde bulunulmuştur. Duruşmalı olarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/468 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında etkin pişmanlıktan yararlanmadığı gerekçesiyle, 15 ay hapis cezasının infazının kaldığı yerden aynen devamına karar verilmiş, bu kararın itiraz edilmeksizin 12.06.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. 2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 3. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 764 029 5766 vergi kimlik numaralı mükellefi olan hükümlü hakkında, 2016 takvim yılına ait defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 29.06.2020 tarihli ve 2020-A-4892/30 sayılı vergi inceleme raporunda,"defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca re'sen takdir kapsamında olduğu, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 344 ve 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, hükümlü hakkında mevcut durum itibarıyla tayin edilecek temel ceza üzerinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/88 Esas, 2023/468 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması amacıyla dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.