9. Hukuk Dairesi 2024/14791 E. , 2025/2384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3299 E., 2024/2742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/59 E., 2024/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor
**9. Hukuk Dairesi 2024/14791 E. , 2025/2384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3299 E., 2024/2742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/59 E., 2024/195 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı bünyesinde sürekli işçi konumunda temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 11.08.2023 tarihinde evlendiğini, müvekkili eşinin 02.10.2023 tarihinde, kadrolu Dz. İs. uzman onbaşı olarak Gölcük Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığına atandığını, eşinin işkolu gereği Türkiye genelinde çalışabileceği şehirlerin kısıtlı olduğunu, çalıştığı süre boyunca Antalya'ya tayininin çıkması imkânının olmadığını, müvekkilinin ve eşinin ayrı şehirlerde evlilik hayatı yaşamasının hem hayatın olağan akışına hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu, müvekkilinin 15.01.2024 tarihinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına eş durumu sebebi ile Gölcük Adliyesine veyahut Kocaeli Adliyesine naklen atanma veya geçici görevlendirme talebinde bulunduğunu; söz konusu talebine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca 16.01.2024 tarihli ve 2024/10 sayılı karar ile muvafakat verilmediğini, ... Personel Müdürlüğünün, Antalya Bölge Adalet Komisyonu Başkanlığının anılan kararını uygun bulup müvekkilinin talebini reddettiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca önceden belli olan şartları kabul ederek daimi işçi kadrosuna alındığını, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçiler yönünden tayin hakkı (işçinin görev yerinin değiştirilmesi) hususunda ek bir düzenleme bulunmadığını, alt işveren işçilerinin, çakılı kadro ile kamu kurumlarına alındıklarından yasal bir değişiklik yapılmadığı takdirde, emekli oluncaya kadar mevcut kurumlarında çalışabileceğini, eğitim, eş durumu gibi nedenlerle tayin isteyemeyeceklerini, Antalya Bölge Adliyesi Adalet Komisyonunca verilen karar ve takiben ... Personel Genel Müdürlüğünün Komisyon kararının uygun bulunduğuna dair yazısında hukuka aykırı bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde 05.09.2016 tarihinde temizlik görevlisi olarak 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi işçi vasfıyla işe başladığı, 02.04.2018 tarihinde 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, 657 saylı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/1-(d) hükmünde; "... Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." düzenlemesi ve 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinde "... sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, 1. fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, 375 sayılı KHK'nın geçici 23 ve 24. maddeleri uyarınca kadroya geçirilen işçilerin kadroya geçirilmeden önceki iş sözleşmelerinde belirtilen pozisyonlarında çalışacaklarının açık bir şekilde ortaya konulduğu, davacının naklen atama veya mazeret ataması hakkı bulunmadığı, sürekli işçinin naklen tayinini veya geçici görevlendirmesini düzenleyen herhangi bir hükmün bulunmadığı, davalı İdarenin, davacının talebinin reddine dair kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Millî Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığının davacının eşinin çalıştığı pozisyon ile ilgili sınırlı sayıda şehre tayin hakkı tanıdığını, eşinin çalıştığı süre boyunca Antalya'ya tayininin çıkma imkânının bulunmadığını, müvekkili ve eşinin ayrı şehirlerde evlilik hayatı yaşamasının hem hayatın olağan akışına hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu, aile birliğinin, ... güvenliğinin ve sağlık mazeretlerinin söz konusu olduğu durumlarda tayin hakkı olan 4/A kadrolu memur ile tayin hakkı olmayan 4/A kadrolu memur şeklinde bir ayrım yapılamayacağını, davacının ... göstermesi hâlinde, aynı işletme içinde bulunanların birimler arası nakli için herhangi bir engelleyici hükmün bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, eş durumu mazereti nedeniyle başka bir ile tayin talebinin reddinin hukuka aykırı olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.