10. Hukuk Dairesi 2022/5685 E. , 2023/10279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2862 E., 2022/599 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/991 E., 2020/93 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf ed
**10. Hukuk Dairesi 2022/5685 E. , 2023/10279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2862 E., 2022/599 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/991 E., 2020/93 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalı işveren ile aralarında yapılan iş akdi uyarınca 13.04.2011 tarihinde montaj operatörü olarak davalı işyerinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin 30.12.2015 tarihinde olay günü öğleden sonra trafoların olduğu bölgede kabin iplerinin olduğu yerde planlamacının "sayım yapın" talimatı üzerine bir arkadaşıyla çalıştığı bölümde sayım yapmaya başladığını davacının sayım işlemini talimat üzerine, başka hiçbir ekipman kendisine sağlanmadığından yerden 2 metre yükseklikteki paletlerin üzerine çıkıp yaptığını, 8 paleti saydıktan sonra 9. palette müvekkilinin yerden 2 metre yükseklikte bulunduğu yerden zemine düştüğünü, iş kazası neticesinde kafa travması geçirdiğini, beyni su topladığını, kafasına 3 adet zımba dikiş atıldığını, elmacık kemiği, yüz kemiği ve sol bilek uç kemiği kırıldığını yine müvekkilinin iş kazası geçirdikten bir müddet sonra sol gözünde iş kazası geçirmeden önce var olmayan görme bozukluğu ve diğer sebeplerle göz hastalıkları bölümüne müracaat ettiğini ve iş kazasında geçirdiği beyin travması sonucunda oluşan göz rahatsızlığıyla ilgili Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde sol gözünden ameliyat olduğunu, ayrıca baş ağrıları ve kırılan bileğindeki ağrıların hala devam etmekte olup, ağır bir şey kaldıramadığını ve bu durumun müvekkilinin gündelik hayatını ve iş hayatını zorlaştırdığını, yaşanan iş kazasının müvekkilinde bir ömür telafi edilemeyecek ağır hasarlar bıraktığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların doğru olmadığını, davacının dava ve talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 15.04.2011 tarihinde engelli kontenjanında işe başladığını, işe girdiğinde %52 oranında işitme kaybı olduğunu, iş kazasının tamamen davacının verilen talimatlara uymaması ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, davacının maddi tazminat taleplerinin neye dayandığının açıklanması ve ispatı gerekmekte olduğunu, zarar miktarının kusur derecesine göre oranlanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin çok fahiş olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, beyanla davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Üç kişilik uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 02.12.2018 tarihli raporda, iş kazasının oluşumunda; davalı şirketin %50 oranında, kazalı işçinin %50 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Üç kişilik uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 24/06/2019 tarihli raporda, iş kazasının oluşumunda; davalı şirketin %50 oranında, kazalı işçinin %50 oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Kaza olayı; 30.12.2015 tarihinde ... Yolu Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad. Odunpazarı/Eskişehir adresinde bulunan Arçelik A.Ş. ait işyerinde gruplamacı olarak çalışan ...'nın, malzemeleri saymak için çıktığı yaklaşık 2 metre yüksekliğindeki palet üzerinden düşmesi sonucu meydana gelmiştir. Kazalının olay sırasında sayım yapmak için palet üzerine kendi inisiyatifi ile çıkması işverenin işyerindeki denetim ve gözetim görevini tam olarak yapmadığının göstergesidir. Arçelik A.Ş.; işyerindeki denetim ve gözetim görevini tam olarak yapmamasına bağlı olarak kazalının kendi inisiyatifi ile sayım yapmak için palet üzerine çıkması ve sayım sırasında işçilerin uyması gereken kuralları içeren iş talimatının hazırlanmaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusurludur. Kazada yaralanan ...; kaza tarihinde 33 yaşında kendi güvenliğini sağlayabilecek durumda bir kişi olmasına rağmen forklift operatörünü beklemeksizin sayım yapmak için palet istifinin üzerine çıkması nedeniyle olayın meydana gelmesinde kusurludur. SGK Başkanlığı Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 03.05.2019 tarihli kararında; ...'nın 30.12.2015 tarihinde geçirdiği kaza sonrası MKGKO'nun %0 (yüzde sıfır) ve maluliyet gerekmez olduğuna karar verilmiştir.Dosyada davacı yönünden mevcut tedavi kayıtları ile SGK Başkanlığı Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının geçirmiş olduğu iş kazasının davacının maluliyetine neden olacak düzeyde bulunmadığı yine davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri dikkate alındığında davacının maddi zararının bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; olayın oluş şekli, kusur oranı, maluliyet durumu ile hak ve nesafet kuralları gözönüne alınarak davacı lehine takdiren 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş..." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulüne, 1.15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.Davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine, karar vemiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı müvekkilinin maluliyet oranının %0 olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, öncelikle SGK Başkanlığı Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nün 03.05.2019 tarihli müvekkilinin kaza sonrası MKGKO'nun %0 ve maluliyet gerektirmediğine dair kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında kafa travması intakrainal hemoraji teşhisi konulduğunu, sol bilek kemiği ve yüz kemiğinde kırıklar meydana geldiğini, müvekkilinin, iş kazası sebebiyle geçirdiği beyin travması sonucunda sol gözünde görme bozukluğu oluştuğunu ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesinde sol gözünden ameliyat olduğunu, müvekkilinin görme yeteneğini kaybetmesi neticesinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunda müvekkilinin engel oranı %66 olarak tespit edildiğini, söz konusu maluliyetin iş kazası sebebiyle geçirilen beyin travmasına bağlı olduğunun çok açık olduğunu, yine dosya kapsamında kusur oranına yönelik alınan bilirkişi raporlarının da taraflarınca kabul edilmediğini, müvekkiline atfedilen %50 kusur oranının çok yüksek olduğunu, yerel mahkemece çok düşük miktarda 15.000,00 TL manevi tazminat alacağına hükmedilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacıya görev olarak verilen sayım işi düşme riski taşımayan bir iş olup, dinlenen tanıklarının ifadelerinden de bu hususun tespit edildiğini, ayrıca, davacıdan yukarı çıkması istenmediği ve hiç kimsenin de davacının oraya çıkacağını tahmin bile etmediği için doğal olarak davacıya kişisel koruyucu donanım verilmediğini, davacının kaza tarihinde 33 yaşında olması, kendi güvenliğini sağlayabilecek iş tecrübesi ve deneyiminin olması ve verilen talimatların tamamen dışında hareket etmesi neticesinde meydana gelen kazadan müvekkili işverenin sorumlu tutulmaması gerektiğini, tamamen davacının dikkatsizliğinden dolayı meydana gelen kazada takdir edilen manevi tazminatın yerinde ve hakkaniyete uygun olmadığını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.