12. Ceza Dairesi 2020/10687 E. , 2024/3396 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/145 E., 2015/397 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hak…
**12. Ceza Dairesi 2020/10687 E. , 2024/3396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/145 E., 2015/397 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay ... Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın yasal ve adil olmadığına ilişkin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Katılanların 09/03/2012 tarihinde doğan çocuğu ... nin rahatsız olması nedeni ile muayenesinin yapılması için ...Devlet Hastanesi yenidoğan servisine götürdükleri ve burada ...ye hipotoni teşhisi konulduğu ve daha sonra ...... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkinin yapıldığı, burada yapılan tedavinin ardından ... nin hastalığının Hipotoni olmadığı, ancak metabolizmasında bir sorun olabileceği şüphesiyle bir çok tahlil yapıldığı, ... den alınan kan örneklerinin Almanya'ya gönderildiği ve tahlil sonucuna göre Pompei hastalığı olabileceğinin belirtildiği, bunun üzerine müştekilerin çocukları ...yi ...... Üniversitesi Hastanesine götürdükleri ve burada yapılan muayenenin ardından ...de Pompei değilde Fenilketonüri hastalığı şüphesi olabileceğinin belirtildiği ve yine alınan kan örneklerinin İsvicre' ye gönderildiği, ...nin ...'de yaklaşık 2 hafta kadar tedavi gördüğü ve taburcu edildiği, 23/01/2013 günü bebeğin rahatsızlanması üzerine ...Devlet Hastanesine geldikleri ve nöbetçi doktor olarak görev yapan sanığın ölen ...'yi muayene ettiği ve kan tahlili alınması ve röntgen filminin çekilmesi gerektiğini söylediği, röntgen filmi çekildikten sonra sanığın ... nin midesinde yoğun bir gaz olduğunu söylediği, bu arada nöbetçi doktorun yanına gelen tanık Keziban isimli hemşirenin ...den kan alınamadığını söylediği, daha sonra sanığın ...ye Metsil ve Tribudat isimli ilaçları reçeteye yazdığı ve ...nin kusması ve ishalinde kan olması halinde hastaneye geri getirmelerini söylediği, bunun üzerine müştekilerin de ilaçları alarak eve gittikleri ve bu ilaçlardan ...ye verdikleri ve ...de bir rahatlama olduğu, ancak tam anlamıyla rahatsızlığının geçmediği, gece 24/01/2013 günü saat 02:00 sıralarında ...'ın eşini uyandırarak ...nin rahatsızlığının devam ettiğini kendisine söylediği bunun üzerine ...'ın sanığı aradığı ve ... de hiç bir değişiklik olmadığını rahatsızlığının devam ettiğini söylediği, sanığın ise kendisine ilaçların etkisini göstermesini beklemesini, sıcak havlu ile masaj yapmasını, eğer kanlı isal ve kusması olursa hastaneye geri getirmesini söylediği, ancak olayın ardından 24/01/2013 günü sabah 07:00 sıralarına kadar ... nin durumunda hiç bir değişiklik olmadığı ve kusmaya başlayınca müştekilerin hemen ...Devlet Hastanesine götürdükleri, sanık ...' un ...yi Sivas' a sevk edeceklerini söylediği ve bunun üzerine 07:20 sıralarında ...yi Sivas'a sevk etmek için hazırlıkların yapılmaya başlandığı, ...Devlet Hastanesinden aynı gün Ambulans ile 07:55 sıralarında ...... Üniversitesine gitmek üzere yola çıktıkları ... Üniversitesi Hastanesine giriş yaptıkları hemen, ...yi alarak Çocuk Acil Servisine götürdükleri burada 45 dakika müdahale edildiği, ancak ...nin ölümünün gerçekleşmiş olduğu, Adli Tıp Kurumunun 04/09/2013 tarihli raporunda ölümün pnömoni sonucu (akciğer enfeksiyonu) meydana gelmiş olduğu, yine Adli Tıp Kurumunun 22/07/2015 Tarihli raporunda sanığın kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla mahkemece sanığın TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 23.01.2013 olan olay tarihinin 24.01.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre; 09/03/2012 doğumlu ...'ın ailesi tarafından 23/01/2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında bacakları karna çekerek ağlama, ishal şikayetleri ile sanığın acil serviste görevli nöbetçi pratisyen hekim olduğu ...Devlet Hastanesine getirildiği, hasta yakınları tarafından bebeğin tanısı tam koyulamamış metabolik hastalığı olduğunun bilgisinin sanığa verildiği, sanığın kan tahlili ve röntgen çekilmesini istediği, ancak bebekten kan alınamadığı, çekilen grafi sonucunda yoğun gaz sancısına bağlı şikayetlerin giderilmesi amacıyla ilaç reçete ettiği, kusma şikayeti olması halinde vakit kaybetmeden hastaneye getirilmeleri söylenerek taburcu ettikten sonra geceleyin bebeğin rahatsızlıklarının geçmemesi üzerine ailenin sanığı aradığı, sanığın telefonda kanlı ishal ve kusma olması halinde hastaneye getirmelerini söylediği, ertesi sabah bebeğin kusması üzerine ailenin kendi imkanları ile tekrar hastaneye getirdiği, sanığın akut batın tanısı ile acil olarak ambulansla üniversite hastanesine sevk ettiği, bebeğin hastaneye 5 dakika kala arreste girdiği, entübe edildiği, hastanede yapılan tedaviye yanıt vermeyerek öldüğü, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 04/09/2013 tarihli raporunda bebeğin ölümünün pnömoni sonucu (akciğer enfeksiyonu) sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği , Katılanların beyanlarında, bebekleri doğduktan bir hafta sonra hareketlerinin yavaş olduğunu düşünmeleri üzerine götürdükleri ...Devlet Hastanesinde hipotoni teşhisi konulduğunu, yaklaşık 1 hafta küvezde kaldıktan sonra ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi çocuk nörolojisi servisine sevk edildiğini, burada hastalığın hipotoni olmadığı, ancak metabolizmasında bir sorun olabileceği şüphesiyle pek çok tahlil yapıldığı, Almanya'ya gönderilen kan örneğinden hastalığın Pompei olabileceğinin söylendiği, bunun üzerine ailenin tedavi arayışına girerek bu hastalığın tedavisinin yapıldığını öğrendikleri... Üniversitesi Araştırma Hastanesine gittikleri, ilk teşhiste hastalığın pompei olmadığı ancak fenilketonüri hastalığı şüphesi olduğunun söylenmesi üzerine kan örneğinin bu kez İsviçre'ye gönderildiğini, ...'de yaklaşık 2 hafta tedavi gördükten sonra kan sonuçlarının geleceği güne kadar hastaneden taburcu edildiklerini ve Kangal'a geri döndüklerini, 23/01/2013 günü bebeğin rahatsızlanması üzerine ...Devlet Hastanesine götürdüklerini beyan ettikleri, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 22/07/2015 tarihli raporunda; 09/03/2012 tarihinde doğan bebeğin, olay tarihinden önce 17/03/2012 tarihinde hipotoni ön tanısıyla ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yenidoğan ünitesine yatırılarak takip ve tedavisinin yapıldığı, 21/03/2012 tarihinde taburcu edildiği, 10/01/2013 tarihinde lober pünomoni tanısıyla çocuk hastalıkları kliniğine yatırıldığı, yeni doğan servisine yatarken Pompe hastalığı olabileceğinin söylendiği, yatışında öksürük ve hırıltılı solunum olduğu, genel durum kötü, bilinç kapalı olduğu, bilateral akciğerlerde ral ve ronküs olduğu, sendromik yüz görünümü bulunduğu, medikal tedaviye başlandığı, genel durumu iyi ve vital bulguları stabil olunca hastanın 16/01/2013 tarihinde taburcu edildiği, 23/01/2013 tarihinde sürekli ağlama, ishal şikayetiyle ...Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine gelerek sanık pratisyen hekim ... tarafından alınan öyküsünde önce yapılan muayenelerinde tanısı konulmamış bir hastalığının olduğunu farklı hastanelerde farklı tanılar konulduğunu ve son olarak kanlarının Almanya ve İsviçre'ye gönderildiğini söyledikleri, yaptığı muayene ve çekilen karın grafisi sonucunda da muayeneye uyan bölgede yoğun gaz bulunması nedeniyle hastanın gaz sancısına bağlı şikayetlerinin giderilmesi amacıyla Debridat ve Metsil isimli ilaçları reçete ettiği, gaz çıkışının olmaması, kakasını yapamaması, ateşinin çıkması ve özellikle kusmasının başlaması durumunda vakit kaybetmeden 112'yi arayıp ambulansla hastayı tekrar hastaneye getirmelerini söyleyerek çıkışının yapıldığı, gece saatlerinde ailenin sanık doktoru arayarak rahatsızlığın devam ettiğini söylemeleri üzerine sanığın önerilerde bulunduğu, sabah 07.00 saatlerinde bebeğin kusması üzerine ailenin kendi imkanları ile bebeği ...Devlet Hastanesi acil polikliniğine getirildiği, sanığın akut batın tanısı ile acil olarak ambulansla üniversite hastanesine sevk ettiği, bebeğin hastaneye 5 dakika kala arreste girdiği, entübe edildiği, hastanede yapılan tedaviye yanıt vermeyerek saat 09.30 da eks olarak kabul edildiği dikkate alındığında, 23.01.2013 tarihinde sürekli ağlama, ishal şikayetiyle ...Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine saat 18:29 te girişi yapılan bebeğin sistem muayenelerine ve vital bulgularına (kalp dakika atım sayısı, solunum dakika atım sayısı, tansiyon arteryel gibi) dair kayıtların bulunmamasının ve laboratuar tetkikleri için kan örneği alınamaması nedeniyle gerekli tetkiklerinin yaptırılmamış olmasının uygun olmadığı, yine teşhis için gerekli unsurları tamamlanmamış olan, öncesinde kesin tanısı konulamamış hastalık öyküsü bulunan bebeğin çocuk hastalıkları uzmanına konsülte edilmeksizin reçete düzenlenerek ve önerilerde bulunularak taburcu edilmesinin uygun olmadığı cihetle ...Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’nde görevli Dr....’un kusurlu olduğu, bununla birlikte kendisinde kesin tanısı konulamamış hastalık bulunan bebeğin, ölüm sebebi (viral pnömoni), bebeğin yaşı ve ölümün meydana geliş süresi de birlikte değerlendirildiğinde zamanında uygun tanının konularak tedavisinin başlanılması halinde de kurtulmasının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa edildiği görülmüş olup, Ölen ...'ın doğumundan itibaren tedavi gördüğü tüm hastanelerdeki tıbbi tedavi evraklarının ve katılanların beyanlarında bahsettikleri İsviçre'ye gönderilen kan tahlil sonuçları da temin edildikten sonra dosyanın kül halinde Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek tüm tedavi ve tanı sonuçları değerlendirilerek, zamanında uygun tanının konularak tedavisinin başlanılması halinde de kurtulmasının kesin olup olmadığı, sanığın kusurlu eylemi ile ölüm olayı arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı hususunda yeniden rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre ise; 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, madde uyarınca bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için o mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerektiği dikkate alındığında, dosya içeriğine doktor olan sanığın mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde 4 ay süre ile meslekten yasaklanmasına karar verilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle ...Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay ... Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.