6. Ceza Dairesi 2013/4170 E. , 2013/21296 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan verilen hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kuru…
**6. Ceza Dairesi 2013/4170 E. , 2013/21296 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan verilen hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Olay günü sanığın tek başına bir barakada yaşadığı ...- Kemerburgaz ... Köyü'ndeki mera arazisine yakın bir yere kuş avlamak amacıyla giden katılanın havaya 1 el ateş ettiği, ne olduğunu anlamak amacıyla olay yerine giden sanığın, katılanın yanında bulunan ve fişekleri çıkarılmış vaziyetteki av tüfeğini görerek almaya çalıştığı, tüfeğin alındığını fark eden katılanın buna mani olmak amacıyla tüfeği vermede direndiği sırada sanığın ele geçirilen ruhsatsız tabancayı katılana doğrultarak “Kendisini vuracağını, tüfeği bırakmasını” istediği ancak katılanın göstermiş olduğu direnç karşısında sanığın“ Sen ne ses yapıyorsun, ben rahatsız oldum, eğer karakola haber verirsen seni öldürürüm” diyerek tehdit ettiği korkan katılanın direnmeden tüfeği verdiği ihbar üzerine yol güzergahında sanığın söz konusu av tüfeği ile güvenlik güçlerince yakalandığı anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalı anlatımlarında istikrarlı olarak; Olay günü ... Köyü ... mevkiinde ki barakasında bulunduğu sırada 30 metre mesafede 2 el av tüfeği sesi duyduğunu katılanın mevzii yaparak siper aldığını görünce yanındaki tüfeği aldığını ancak katılana silah çekmediğini, hasımları olması nedeniyle tüfeği alarak jandarmaya teslim edeceğini, kendisine saldırı yapılacağını ispat etmek amacıyla katılanın tüfeğini aldığını söylediği, tüm aşamalarda da bu anlatımı destekler mahiyette savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. Hukuk düzeni sadece insan davranışları ile ilgilenir. Kanunların birinci işlevi yaşamsal faaliyetleri korumaktır. Bununla birlikte en öngörülü kanun koyucu bile menfaat çatışmalarını tamamen ortadan kaldıramaz. Suç ceza müeyyidesi ile yasaklanan bir haksız fiildir. Ceza hukukunda hukuka aykırılık özellik unsurlar tipiklik ve ceza müeyyidesidir. Kanundan kaynaklanan herhangi bir hukuka uygunluk nedeni bulunmadığında, failin yöneldiği amaç dikkate alınarak fiilin hukuka aykırılığı konusunda bir sonuca ulaşılabilir. Hukuka aykırılık salt biçime indirgenemez, ihlal olunan normun amacı asıldır. Ceza hukukunda aykırılık, ceza kanunlarına aykırılık iken antisosyallik toplumun varlığı koşullarına aykırılıktır. Bu nedenle antisosyallik hukuka aykırılık yerine kullanılamaz. Suç tipik bir hukuka aykırılıktır, bir fiilin suç teşkil edip etmediği biçimsel kaynaklara bakılmakla saptanmakla beraber failin cezalandırılabilmesi için maddi gerçeğin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmak gerekir. Suç maddi ve manevi unsurları ile bir bütündür ve hukuka aykırılığın ortaya çıkabilmesi için bunların birlikte ortaya çıkması gerekir. Kast kişinin belli bir amaca doğru davranışlarını yönlendirebilmesidir. Yani kast suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Ayrıca özel kastla işlenen suçlarda vardır. Özel kast aranan suçlarda özel kast kusurluluğun bir parçasıdır.Zaten özel kast genel kastın zenginleştirilmiş ve gelişmiş biçimidir. Özel kastın manevi unsurdan bağımsız değerledirilmesi ve davranışın içinde ele alınması mümkün değildir. Kanunda yer alan bir kısım suçların kanuni tanımında tek bir fiile yer verilirken bazı suçlara ilişkin kanuni tariflerde ise bir tek fiil değil birden çok fiilden söz edilebilmektedir. Yağma hırsızlık suçunun cebir, tehdit ve/veya şiddetle işlenen hali olup 5237 sayılı TCK'nın 148.maddesinde anlamını bulan bu suç cebir ve/veya tehdidin yanı sıra yarar sağlama fiilini de içinde yer vermiştir. Yağma suçunun nitelikli halleri ise 5237 sayılı TCK'nın 149.maddesinde düzenlenmiştir. Yağma suçularında bu durumda bileşik suçtan bahsedilir. Failin mal sahibinin malını dilediği şekilde kullanabilme olanağından fiilen yoksun bırakıp, mal edinme ve/veya maldan yararlanma kastı ile hareket etmesi yağma suçunun oluşumu için yeterli olacaktır. Manevi unsur mal edinme, faydalanma kastıdır. Yani failin haksız sahiplenme düşüncesi içinde başkasına ait olduğunu bildiği bir maldan yararlanmak niyetinin bulunması halinde ise özel kastta gerçekleşmiş olacaktır. Cebir, tehdit(şiddet ) maldan faydalanmak için değilse yani başka maksat için kullanılmış ise yağma suçu oluşmaz. Sanığın yaşamsal faaliyetinin ...- Kemerburgaz ... Köyü'ndeki bir barakada sürdürdüğü, sanığın 22.06.1993 tarihinde aynı mevkiide ... ... isimli kişiyi aralarında çıkan tartışma neticesi öldürdüğü bu suçtan arandığı sırada yine aynı mevkiide 11.01.1995 tarihinde başka bir yakınana karşı adam öldürmeye kalkışma suçunu işlediği yargılandığı eylemler dolayısıyla almış olduğu hapis cezasının bir kısmını infaz ettikten sonra şartla tahliye edilen sanığın yaşam alanına geri döndüğü burada yaşamaya devam eden sanığın yaşamındaki bu olumsuzlukların sanıkta takip edilme ve öldürülme paranoyası gibi olumsuz yansımalara neden olduğu, Adli Tıp 4.İhtisas Kurulunun 15.10.2012 tarihli raporu ile sanıkta “ paranoid kişilik bozukluğu” saptandığı ancak cezai sorumluluğu etkilemediği, sanığın suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu yönünde görüş bildirdiği dikkate alındığında, Katılanın, sanık ...'ın bu halini bilmeden bölgeye av yapma amacı ile gelip tüfek ile ateş ettiği, tüfek sesini duyan eski olayların etkisi ve travması ile hasımlarının geldiğini, takip edildiğini düşünen sanığın yaşamının tehlikeye gireceği korkusu ve saldırıları ispatlama düşüncesi ile silah sesi gelen bölgeye sessizce yaklaşıp, katılanın ellerini derede yıkarken fişeklerden ayrı olarak yanına bıraktığı tüfeğini ani bir hareketle aldığı, bunu fark edip müdahale eden katılana “ Sen ne ses yapıyorsun, ben rahatsız oldum, eğer karakola haber verirsen seni öldürürüm” diyerek katılanın yanı başına bıraktığı sadece av tüfeğini aldığı, bunu fark eden mağdurun karşı duruşu ve çıkan tartışma sırasında, sanığın mağdurun başka bir eşyasını almaya yönelmeden, arkasından takip edilip, ateş edileceği korku ve/veya korunma duyguları altında mağduru tehdit edip mukavemetini kırıp, av tüfeğini alıp ayrılması, ihbar üzerine yol güzergahında tüfek ile yakalanadığı olay, sanığın savunması ile birlikte ele alındığında sanığın maldan faydalanma kastından bahsedilemeyeceği, Hal böyle olunca; yağma suçunda aranan manevi unsur, yani kastın varlığından söz edilemeyeceği düşünmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.