(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3626 E. , 2013/15198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma ve erken tahliye tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece 830 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin is
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3626 E. , 2013/15198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma ve erken tahliye tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece 830 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalının 01.02.2009 tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının sözleşme süresi bitmeden taşınmazı Mart/2010 sonunda tahliye ettiğini, tahliyeyi müteakip kiralananda delil tespiti yaptırdıklarını ve hor kullanma nedeniyle oluşan zararın 830 TL olarak belirlendiğini, öte yandan süresinden önce tahliye edilen taşınmazın 01.10.2010 tarihinde yeniden kiraya verilebildiğini belirterek erken tahliye tazminatı ve hor kullanma bedelinden oluşan toplam 4.030 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, taşınmazın hasarsız olarak tahliye ve teslim edildiğini, yokluklarında yaptırılan tespite süresinde itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının taşınmazı yeniden kiraya verme konusunda gerekli çabayı gösterdiğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile erken tahliye tazminatının reddine, hor kullanma bedeline yönelik istemin kabulü ile 830 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 1- Davalı tarafından temyize konu edilen alacak miktarı hüküm tarihi itibariyle 1.690 TL’nin altında olup 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 14.7.2004 tarih, 5219 sayılı kanunla değişik 427.maddesi ve 5236 sayılı Kanunun 19.maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen ek madde 4 uyarınca hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince Taraflar arasında 01.02.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı kiracı kiralananı tahliye edeceğini 31.03.2010 tarihli ihtarname ile davacıya bildirmiş ve kiralananı Mart/2010 sonu itibariyle tahliye etmiştir. Sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesi gereği taraflar sözleşme hüküm ve koşullarına uygun davranmak durumundadır. Haklı neden olmadıkça ve usulüne uygun feshedilmedikçe kiracı, sözleşme süresi ile bağlı olup sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshi durumunda kiralayanın bundan kaynaklanan zararını gidermekle yükümlüdür. Somut olayda kiralananın olağan sözleşme süresinden önce (Mart/2010 sonu itibariyle) tahliye edilerek anahtarın davacıya teslim edildiği çekişme konusu değildir. Her ne kadar davalı sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve giderim borcu olmadığını savunmuş ise de BK 250.maddesi kapsamında feshin haklı olduğu davalı kiracı tarafından kanıtlanabilmiş değildir. Bu kapsamda davalı taşınmazın olağan şartlarda gerekli tüm çabayı göstermesine rağmen yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar olan kira borçlardan sorumludur. Konu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı TBK.’nun 325.maddesinde düzenlenmiş olup buna göre kiracı sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarda gerekli çaba gösterilerek kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Mahkemece davacının erken tahliye tazminatına yönelik isteminin yukarıda açıklanan koşullar çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının gereken çabayı göstermediğinden bahisle ret kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.