8. Hukuk Dairesi 2014/20879 E. , 2016/11063 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı v…
**8. Hukuk Dairesi 2014/20879 E. , 2016/11063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, 06.03.2013 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, 3. kişinin borçlu şirket ortaklarının annesi olduğunu belirterek, 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi vekili, hacze konu mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, borçlu şirket ile ilgilerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, işlerinin yolunda gitmediğinden, işçilerin maaşlarını ödeyemediklerini, alacaklı işçilerin kendilerini mağdur etmek için, bilerek annelerine ait 3. kişi şirkete hacze gittiklerini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; borçlu şirket ile 3. kişi şirketin adresleri, faaliyet alanları ve yetkililerinin farklı olduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca açılan istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Dava konusu haciz, "..." adresinde yapılmış olup, dayanak ilamdaki adres ise, "..."dır. Haciz esnasında ele geçirilen farklı dosyalara ait haciz tutanaklarının bir kısmında ve davalı 3. kişinin dayanak olarak sunduğu 25.03.2000 tarihli faturada "..." adres olarak belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, "..." ile "..."nın aynı adres olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda borcun doğum tarihi olan, 14.06.2008 (iş akdinin fesih tarihi) itibari ile borçlu şirketin haciz adresinde faaliyet gösterdiği, 3. kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğu, borçlu şirketin ortakları ile 3. kişi ... arasında yakın akrabalık bağı bulunduğu,yine SGK kayıtlarına göre borçlu şirkette çalışan, ... 'in haciz esnasında 3. kişi şirket çalışanı olarak hazır bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü ve bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı 3. kişinin sunduğu, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar karinenin aksini ispata yeterli değildir. Tüm bu olgular karşısında, davalı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 141,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.