(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22794 E. , 2013/6292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, y
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22794 E. , 2013/6292 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ... 'ın, kapıdan satış yöntemiyle çalışan ...,... isimli firmanın sahibi ve yöneticisi olduğu, diğer sanıkların da aynı firmada çalışan satış elemanı oldukları, sanık ...'ın organizesinde, sanık ... ve ...'nın, müşteki ...'ın evine giderek kapıyı çaldıkları, sanıkların, yeni bir işyeri açacaklarını, yakında açılışları olduğunu, ücretsiz olarak hediye dağıttıklarını, bunun için çekiliş yaptırdıklarını söyleyerek müştekiye bir zarf verdikleri, zarfın içinde ''halı yıkama makinesi kazandınız'' şeklinde bir yazının olduğu, sanıkların, bu hediyenin verilmesi için kendilerinden 290.00 TL alışveriş yapılması gerektiğini söyleyerek müştekiyi bu alışverişin yapılması için ikna ettikleri, 40-50 TL değerinde olan tencere takımının 350.00 TL'ye müştekiye satıldığı, paranın da peşin olarak alındığı, sanıkların hediyeyi getireceklerini söylemesi üzerine, müştekinin teminat istediği, bunun üzerine sanık ...'ın, borçlu kısmına ... adını yazdığı, imzayı da ... şeklinde attığı, bedel kısmına 290 TL yazdığı, diğer kısımları boş olan ve yasal unsurları taşımayan bonoyu müştekiye vererek oradan ayrıldıkları, bir daha da geri gelmedikleri, birkaç gün sonra yine sanık ... 'ın organizesinde sanıklar ... ve ... 'un, müşteki ...'nin evine gittikleri, ilk gelen kişinin, müştekiye işyeri açılış hikayesini anlatarak bir beyaz zarf verdiği, biraz sonra bayan arkadaşlarının geleceğini söylediği, daha sonra gelen sanık ... 'in, müştekinin halı yıkama makinesi kazandığını, bunun için alışveriş yapılması gerektiğini söyleyerek müştekiye bir uyku seti sattığı, halı yıkama makinesinin de, uyku setinin ikinci taksitinden sonra teslim edileceğini söylediği, taraflar arasında sözleşme yapıldığı, sözleşmeye göre, alınan ürün bedelinin on taksitte ödeneceğinin belirtildiği, müştekinin peşinat olarak 10.00 TL'yi sanığa verdiği, sanık ...'un da, uyku setini müştekiye teslim ettiği, müşteki daha sonra kontrol ettiğinde, malın faturası ve garantisi bulunmadığını ve kendisine pahalı satıldığını gördüğü, böylece sanıkların, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmek suretiyle müştekilerin evlerine giderek çekilişte hediye kazandıklarını, ancak hediyeyi almaları için kendilerinden bir eşya alınması gerektiğini söyleyip piyasa değerlerinin çok üzerinde eşya satıp sözleşme imzalatarak, şirket işleten ve orada çalışan sanıkların ticari faaliyetleri sırasında hileli davranışlarla müştekileri aldatıp onların zararına olarak kendilerine bir yarar sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanık ... 'nın da, sahte belge düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, 1-Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm açısından; a- Sanık, suça konu belgenin kendisi tarafından düzenlenmediğini ve senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın daha önce attığı mukayeseye elverişli belge asılları ile sanığın yazı ve imza örneklerinin temin edilerek, belge üzerinde kriminal inceleme yaptırılması suretiyle, belgenin sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin kesin olarak tespit edilmesi, b- Belgelerde sahtecilik suçlarında; aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu dikkate alınarak, suça konu senet aslının celbinin sağlanıp incelenmesi, denetime olanak verecek şekilde sahte belge aslının dosya içerisine konulması, kararın gerekçe bölümünde aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının tartışılması ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Bütün sanıklar haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümler açısından; Sanık ... 'ın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Suçların işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h, 168/1, 62 maddeleri gereğince sonuç olarak 10 ay hapis cezası verildikten sonra, bu cezanın aynı yasanın 50/1-a maddesi gereğince, günlüğü 20.00 TL'den hesap edilmek suretiyle paraya çevrilmesi sırasında 6.000 TL yerine, 3.000 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, b-Sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak TCK'nın 158/1-h maddesinden hüküm kurulurken, hüküm kısmına, uygulama yeri bulunmayan 158/1-son fıkrasının da yazılması suretiyle, hükümde karışıklığa yol açılması, c-Sabıkaları bulunmayan sanıklar ...,...,... ve ... açısından, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.