17. Hukuk Dairesi 2016/7547 E. , 2019/8583 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı kuruma ait rögar (kanalizasyon) hattının tıkanması sonucu binaya ait pis su hattının tıkanarak patlaması sonucu müvekkiline sig…
**17. Hukuk Dairesi 2016/7547 E. , 2019/8583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı kuruma ait rögar (kanalizasyon) hattının tıkanması sonucu binaya ait pis su hattının tıkanarak patlaması sonucu müvekkiline sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, 4.810,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, olayın davalının kusuru nedeniyle meydana geldiğini açıklayıp davalıdan kusur sorumluluğu sebebiyle ödenen miktarın rücuen tazminini talep etmiştir. Davalı vekili; sigortalı konuttun bulunduğu binanın pis su hattının tıkanması sonucu meydana gelen olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, zira bu pis su hattının binanın sorumluluğunda olduğunu, binanın mimari projeye uygun olup olmadığının, iskan ruhsatı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 4.810,25 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilince, davalının sorumluluğunda olan rögarın tıkandığı iddiası ile sigortalı konutta oluşan ve sigortalıya ödenen hasarın tahsili talep edilmiş, davalı tarafça; konutun projeye uygun kullanılıp kullanılmadığının, olay tarihinde binada geri tepme vantilinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, binanın bağlantı ruhsatı ve kanal vizesi bulunmadığından davalı kurumun sorumlu olmadığını savunmuş, mahkemece davalının savunmaları hükmün gerekçesinde tartışılmayarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece alınan 05.06.2015 tarihli inşaat bilirkişisinin raporunda; söz konusu binanın, bölgeden imar geçmeden önce yapıldığı, imar affı ile yasadan yararlandığı, mevcut binanın yol kotundan 290 cm aşağıda yapıldığı, yapının tabi zemin kot vizesi ve kanal vizesi olmadığı için binanın hattının yoldan geçen kanala kaçak olarak bağlandığı, binanın, yasa öncesi ruhsatsız olarak yapılan, belediye ve askinin insiyatifi dışında caddeden geçen kanal şebekesine kaçak olarak bağlanan binalardan olduğu belirtilmiş, anılan rapora itiraz üzerine keşif sonucu alınan raporda; mimari projede kanalizasyon hattı ve rögar bağlantısına ilişkin herhangi bir bilgi ve çizimin yer almadığını, bina atıksularının aski hattına cazibe ile takılı olduğu ve binanın bahçesinde bulunan iki rögarda da atıksuyun geri tepmesini önleyecek düzenek bulunmadığı, parsel bacalarında atıksuyun geri tepemsini önleyecek tedbir bulunmadığından apartman yönetiminin teknik açıdan sorumlu olduğu belirtilmiştir.