Hukuk Genel Kurulu 2023/703 E. , 2024/506 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/557 E., 2022/573 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/1312 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyiz itirazı üzerine, Yargıtay 6. H…
**Hukuk Genel Kurulu 2023/703 E. , 2024/506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/557 E., 2022/573 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/1312 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyiz itirazı üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 05.09.1986 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalının sözleşme konusu inşaatı projeye ve ruhsata uygun yapmadığı gibi süresinde de tamamlamadığını, sözleşmeye göre inşaatın bitirilmesi gereken tarihin üzerinden on yedi yıl geçtiği hâlde iskân ruhsatı alınarak kat mülkiyetine geçilmediğini, hâlihazırda binanın bitirilmesine ve yasal hâle getirilmesine olanak bulunmadığını ileri sürerek 05.09.1986 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin düzenlenmesinden sonra sözleşmenin ayrılmaz parçası ve eki olarak taraflar arasında tarihsiz bir protokol imzalandığını, bu protokole göre taraflarca 07.09.1988 ve 14.09.1988 tarihli kat irtifakı listeleri düzenlenerek tapuya ibraz edildiğini, ancak protokolün ruhsata esas projeye aykırı olduğunu ve davacının da bunu bildiğini, inşaatın yapımı sırasında belediyenin yapı tatil zaptı düzenleyerek ikinci bodrum katın fazladan yapıldığını tespit ettiğini, kaçak kısımların yıkılmasına ve projesine aykırı yapılan bodrumun projeye uygun hâle getirilmesine karar verdiğini, ancak bu karara tarafların uymadığını ve davacının yıkım kararından önce 01.01.1991 tarihinde kendi payına isabet eden bağımsız bölümleri teslim alarak kullanmaya başladığını, davacının altı daire almak için ısrarla on iki daireli bina yaptırmasından dolayı yaklaşık on yedi yıldır iskânsız ve kat mülkiyetine geçilmeden binada oturulduğunu, dolayısıyla binaya iskân alınamamasına kusuruyla iştirak eden davacının iyiniyetli olduğundan ve eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı