15. Ceza Dairesi 2013/10870 E. , 2015/336 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarih ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, müşteki kurumun temyizinin de suç vasfına yönelik old…
**15. Ceza Dairesi 2013/10870 E. , 2015/336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarih ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, müşteki kurumun temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında usul ve yasaya aykırı bulunan 12/09/2008 gün 2008/114 Esas, 2008/378 ek karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, 29/07/2008 tarihli mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; ... İlçe Tarım Müdürlüğü'nce 2006 tarihinde meydana gelen don felaketi nedeniyle zarar görenlere, 2090 sayılı "Tabii ... Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun gereğince yardım parası ödemesi yapıldığı, sanığın da kayısı bahçesinin dondan zarar görmesi nedeniyle yaptığı başvuru sırasında doldurduğu 17.11.2006 tarihli taahhütnamesinde 15.09.1996'dan beri Emekli Sandığında emekli maaşı aldığı halde, herhangi bir kurumdan maaş almadığını beyan etmek suretiyle haksız olarak devletten yardım parası aldığının anlaşılması karşısında; suçtan zarar gördüğü anlaşılan Tarım ve Köyişleri Bakanlığının davaya katılmakta yararı bulunduğu gözetilmeden adı geçen idare adına ... vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, katılma talebinin reddi kararının kaldırılarak ve ...nin, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca hükmü de temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.