Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2044 E. , 2024/4826 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2044 Karar No : 2024/4826 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL):... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi &... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... ... 18- ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVACILAR …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2044 E. , 2024/4826 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2044 Karar No : 2024/4826 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL):... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi &... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... ... 18- ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVACILAR YANINDA) : 1- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 2-... Derneği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 4- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 5-... Odası VEKİLİ : Av. ... 6- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 7- ... Odası VEKİLİ : Av.... 8- ... Odası VEKİLİ : Av. ... 9- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... 10- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Rize ili, İkizdere ilçesi, ... Köyünde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "ER:... Numaralı ... Bazalt Ocağı" projesine ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2022/7522, K:2022/11697 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacılardan ... 'ın davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu proje alanı veya proje etki alanında ikamet etmediği gibi, bu alanlarda taşınmazının da bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edilmesi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer davacılar yönünden ise; "Akustik Rapor", "Ekosistem Değerlendirme Raporu", "Jeolojik ve Hidrojeolojik Etüt Raporu", "Şev Duraylılık Analizi ve Basamaklandırma Tasarımı Raporu", "Analiz İnceleme Raporu" ve "Peyzaj Onarım Raporu"nun dava konusu işlemin tesis edildiği 21/01/2021 tarihinden sonra hazırlandığı, dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olmayan ve dayanak proje tanıtım dosyasında yer verilmeyen söz konusu raporların yargılamaya esas alınamayacağı, toz emisyonuna yönelik olarak yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu ve bu hususa ilişkin olarak kullanılacak fan püskürtmeli toz kontrol sisteminin etkisinin ne kadar olacağının belli olmadığı, ayrıca 2.100 ton/saat’lik malzemenin taşınmasında 30’ar tonluk araçların 70 sefer yapması gerektiği, proje tanıtım dosyasında, söz konusu faaliyet için 20 kamyon kullanılacağı belirtilmekte birlikte, üretim miktarına ve taşınacak mesafeye bakıldığında belirtilen kamyonların saatlik üretimi taşıyabilecek kapasitelerinin olmayacağı, bu durumda daha fazla kamyon çalışması ile birlikte daha fazla emisyon ve daha fazla toz oluşumunun meydana geleceği, geniş yüzey alanında yapılacak çalışmaların, 1 saatlik dilimde yaşanacak kamyon trafiği ile bu kamyonların yüklenmesi, nakliyesi ve yapılacak patlatmalar neticesinde kullanılacak toz bastırma sistemin verimli çalışamayacağı, üretim miktarına bakıldığında ve ÇED alanı dikkate alındığında ocak içerisinde çok geniş bir alanda çalışma yapılacağı, her gün patlatma yapılacağı ve kamyon trafiği de göz önüne alındığında toz indirgeme sisteminin yetersiz olacağı, bu kadar fazla miktarda oluşabilecek tozun indirgenmesinin fiili durumda çok zor ve maliyetli olacağı, toz oluşumu için yalnızca 500 metrelik ocak içi yolların tozunun bastırılması için konusu 1 L/m2 su hesabı yapıldığı, toz indirgeme sisteminde ne kadar su kullanılacağı ve nasıl temin edileceği konusunda da kısmi eksiklikler bulunduğu, ocak işletmeciliği sırasında yapılan patlatmalar sırasında ortaya çıkan sesin, yöredeki hayvanların korkmasına ve stres altına girmesine yol açabileceği, bu durumun hayvancılığı, özellikle de yörede yaygın olarak yapılan arıcılık faaliyetlerini kısa ve orta vadede olumsuz etkileme riskinin bulunduğu, arıcılığın etkilenebileceği taş ocağı bölgesinde toplam 953 adet faal arılı kovan bulunduğu, proje tanıtım dosyasında tarım alanları ve arıcılık lokasyonları özelinde yayılan tozlanma etkilerinin dikkate alınmadığı ve bu alanlara özel bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, proje tanıtım dosyasında floristik açıdan faydalanılan kaynakların güncel olmadığı, lisansüstü tezlere ve floristik çalışmalara da yer verilmediğinden bu konuda yer verilen literatürün zayıf olduğu, proje tanıtım dosyasında içsu balık türlerine değinilmediği, faunistik ve floristik araştırmaların botanik alanında yetkinliği olan araştırmacılar tarafından yapılmadığı, proje alanı ve civarına yönelik jeolojik, hidrolojik ve hidrojeolojik özellikler ile jeoloji - hidrojeoloji haritalarına ilişkin referansların güncel olmadığı, yaklaşık 30 yıl öncesine dayandığı, ilgili alanın İyidere Akifer alanının besleme alanında kaldığı, projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin kısmi konu başlıklarınında eksiklik bulunduğu, bu konularda etkilerin, tam olarak değerlendirilmediği ve patlatma hesaplamaları hariç toz modellemesinde sadece rüzgar analiz değerlerinin yapılmadan kullanıldığı, toz modellemeye bağlı sadece kontrollü şartların dikkate alındığı, toz modellemede kontrolsüz şartların değerlendirilmediği, tarım alanları ve arıcılık lokasyonları özelinde yayılan tozlanma etkilerinin dikkate alınmadığı ve bu alanlar özelinde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, floristik ve faunistik çalışmalarda yeterli kaynak araştırmasının yapılmadığı, proje alanının floristik ve faunistik özelliklerini doğru olarak yansıtmadığı, flora ve fauna konularında ciddi eksikliklerin olduğu, ÇED alanı hesaplamalarında kısmi taşmaların olduğu, proje için izin alınan ÇED alanının 13,4 hektar olduğu ancak toplamda taşmalarla birlikte 20,55 hektar alanın kullanıldığı, söz konusu taşmaların mevzuata ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacılardan ... yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine; diğer davacılar yönünden ise hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; proje tanıtım dosyasında mevzuatta öngörülen gerekli taahhütlere yer verildiği, kök bilirkişi raporunda, bazalt ocağı projesinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucunda ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, bilirkişi raporunda gerekli önlemlerin alınmaması durumunda olumsuzluklara yönelik tespit edilen eksikliklerin ise projeyi sakatlamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, proje izin alanının dışında olduğu belirtilen orman yol izinleri konusunda ilgili kurumlardan alınan görüşlerin yeterince değerlendirilmediği, madencilik faaliyeti sırasında oluşacak tozun çevresel etkilerinin en aza indirilmesi için gereken önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, proje tanıtım dosyasının flora ve faunaya ilişkin kısımlarının mevzuat ve bilimsel esaslara uygun olarak düzenlendiği, Danıştayca verilen bozma kararından sonra ikinci defa duruşma açılmamasının usul kurallarına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı yanında müdahillerden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından; proje tanıtım dosyasında mevzuatta öngörülen gerekli taahhütlere yer verildiği, kök bilirkişi raporunda, bazalt ocağı projesinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucunda ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, bilirkişi raporunda gerekli önlemlerin alınmaması durumunda olumsuzluklara yönelik tespit edilen eksikliklerin ise projeyi sakatlamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, proje izin alanının dışında olduğu belirtilen orman yol izinleri konusunda ilgili kurumlardan alınan görüşlerin yeterince değerlendirilmediği, madencilik faaliyetleri sırasında oluşacak tozun çevreye etkilerinin en aza indirilmesi için gereken önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, proje tanıtım dosyasının flora ve faunaya ilişkin kısımlarının mevzuat ve bilimsel esaslara uygun olarak düzenlendiği ileri sürülmektedir. 3- Davalı yanında müdahillerden ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından; proje tanıtım dosyasında mevzuatta öngörülen gerekli taahhütlere yer verildiği, bazalt ocağı projesinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucunda ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, bilirkişi raporunda gerekli önlemlerin alınmaması durumunda olumsuzluklara yönelik tespit edilen eksikliklerin ise projeyi sakatlamayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, proje izin alanının dışında olduğu belirtilen orman yol izinleri konusunda ilgili kurumlardan alınan görüşlerin yeterince değerlendirilmediği, madencilik faaliyeti sırasında oluşacak tozun çevreye etkilerinin en aza indirilmesi için gereken önlemlere proje tanıtım dosyasında yer verildiği, proje tanıtım dosyasının flora ve faunaya ilişkin kısımlarının mevzuat ve bilimsel esaslara uygun olarak düzenlendiği, ayrıca dava dosyasında mevcut olan ekosistem değerlendirme raporunun sucul ekosistem, orman vejetasyonu, arıcılık ve yaban hayatı ekosistem değerlendirme raporlarını içerdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ... 'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Rize ili, İkizdere ilçesi, ... Köyünde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "ER:... Numaralı ... Bazalt Ocağı" projesine ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı tesis edilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; '' Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne; "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince, Çevre Mühendisi ..., Maden Mühendisi ..., Orman Mühendisi ... , Ziraat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Jeoloji Mühendisi ..., Biyolog Cemal ..., Biyolog ... ve Harita Mühendisi ... 'ndan olulaşn bilirkişi heyetine mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan bilirkişi raporu kök ve ek raporlarında özetle; - Ocak sahasında yapılacak işlemler sırasında oluşacak toz emisyonları pulvarize toz indirgeme sistemi kullanılarak minimuma indirileceği, toz indirgeme üreticisinden alınan bilgi doğrultusunda %95 - %99 oranında bir azaltım sağlanacağının öngörüldüğü, bu nedenle ocak sahasında yapılan yükleme işlemlerinde modelleme çalışmasına girilen emisyon değerlerinin bu azaltıma göre revize edilerek (%95 oranında) modelleme çalışmasına girildiği, fan püskürtmeli toz kontrol sisteminin yüksek güçlü türbin vantilatörü ile donatıldığı, fanın hava çıkışındaki halkalarda mevcut olan 30 bar su püskürtme nozulları sayesinde uygulama alanına bağlı olarak 10-80 metre uzaklığa 40 mikron su püskürtebilmekte olduğu, toz bastırma sistemlerinin dökme, yükleme, boşaltma ve taşıma proseslerinde rüzgarın etkisiyle çevreye yayılan tozun bastırılması için uygun toz bastırma sistemi olduğu; ancak ocağın çalışma alanı ve saatlik üretim miktarı göz önüne alındığında (2.100 ton/saat) uygulanacak pulvarize toz bastırma siteminde kullanılacak fan püskürtmeli toz kontrol sisteminin etkisinin ne kadar olacağının tam olarak belirlenmediği; 2.100 ton/saat’lik malzemenin taşınmasında 30’ar tonluk araçların 70 sefer yapılması gerektiği, buna karşın proje tanıtım dosyasında söz konusu faaliyet için 20 kamyon kullanılacağı belirtilmekte birlikte üretim miktarına ve taşınacak mesafeye bakıldığında belirtilen kamyonların saatlik üretimi taşıyabilecek kapasitelerinin yeterli olmayacağı, bu nedenle daha fazla kamyon çalışması ile birlikte daha fazla emisyon ve daha fazla toz oluşumun meydana geleceğinin açık olduğu; proje tanıtım dosyasında yapılan modellemelerde kullanılacak araçların sınırlı sayıda alınarak bütün değerlerin sabit tutularak modelleme çalışmalarının yapıldığı, oysaki geniş yüzey alanında yapılacak çalışmaların, 1 saatlik dilimde yaşanacak kamyon trafiği ile bu kamyonların yüklenmesi, nakliyesi ve yapılacak patlatmalar neticesinde kullanılacak toz bastırma sistemin verimli çalışamayacağı, bu nedenle üretim miktarına bakıldığında ve ÇED alanı dikkate alındığında ocak içerisinde çok geniş bir alanda çalışma yapılacağı, her gün patlatma yapılacağı ve kamyon trafiği de göz önüne alındığında, toz indirgeme sisteminin yetersiz olacağı, bu kadar fazla miktarda oluşabilecek tozun indirgenmesinin fiili durumda çok zor ve maliyetli olacağı, ayrıca proje tanıtım dosyasında toz indirgeme sisteminde kullanılacak su için herhangi bir hesaplama ve miktar belirtilmediği, toz oluşumu için yalnızca 500 metrelik ocak içi yolların tozunun bastırılması için konusu 1 L/m2 su hesabı yapıldığı, toz indirgeme sisteminde ne kadar su kullanılacağı ve nasıl temin edileceği konusunda da kısmi eksiklikler bulunduğu; - Tüm faaliyetlerin kontrollü ve kademeli olarak yapılacağı göz önüne alındığında, toz önlemeye yönelik işlemlerle (ocak içi yollarda sulama / spreyleme çalışmaları yapılarak yolların nemli olmasının sağlanması, faaliyet alanında hareket edecek iş makinaları ve kamyonlara hız sınırlaması getirilmesi, savurma yapmadan yükleme ve boşaltma yapılmasına özen gösterilmesi, nakliyede kullanılacak kamyonların üzerinin branda ile kapatılması, vb.) çalışmalar sırasında meydana gelecek toz emisyonlarının olumsuz etkisinin olmayacağın proje tanıtım dosyasında belirlendiği, ancak tüm hesaplamaların kontrolsüz şartlar için yapıldığı, en kötü senaryoyu ve olası çevresel riskleri öngörmek adına kontrolsüz şartların da ele alınması gerektiği; - Proje tanıtım dosyasında, bitki yaprakları üzerindeki toz partiküllerinin oluşumunu engellemek için çeşitli önlemlerin verildiği (kamyonların üzerlerinin branda ile kapatılması, servis yolu sulaması, düşük hızlarda gidilmesi vb.), bu durumun raporun genelinde görüldüğü, tozun azaltılması ve minimum düzeyde tutulması için raporda verilen bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi durumunda, toz ve toz partiküllerinin bitkiler üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilerin minimum düzeyde olacağı; - Proje tanıtım dosyasının projede öngörülen faaliyet için hazırlanan raporun içeriğinin kısmen eksiklikler olduğu ve belirli konulardaki etkilerin tam olarak değerlendirilmediği, özellikle bu konuların, patlatma hesaplamaları hariç toz modellemesinde sadece rüzgar analiz değerleri yapılmadan kullanıldığı, toz modellemeye bağlı sadece kontrollü şartların dikkate alındığı ve toz modellemede kontrolsüz şartların değerlendirilmediği, tarım alanları ve arıcılık lokasyonları özelinde yayılan tozlanma etkileri dikkate alınmadığı, bu alanlar özelinde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, floristik ve faunistik çalışmalarda yeterli kaynak araştırmasının yapılmadığı, bu kapsamda literatürün çok zayıf olduğu, bu bağlamda, proje tanıtım dosyasında yer verilen bilgilerin proje alanının floristik ve faunistik özelliklerini doğru olarak yansıtmadığı, ayrıca ÇED alanı hesaplamalarında kısmi taşmaların olduğu yolunda görüş bildirildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2022 tarih ve E:2022/7522, K:2022/11697 sayılı kararı ile bozulması üzerine, oluşturulan yeni bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen ve temyize konu İdare Mahkemesi kararında hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, patlatma hesaplamaları hariç toz modellemesinde sadece rüzgar analiz değerleri yapılmadan kullanıldığı, toz modellemeye bağlı sadece kontrollü şartların dikkate alınarak kontrolsüz şartların değerlendirilmediği, tarım alanları ve arıcılık lokasyonları özelinde yayılan tozlanma etkilerinin dikkate alınmadığı ve bu alanlar özelinde araştırma ve değerlendirme yapılmadığı yolunda görüş bildirilmesine karşın, kök bilirkişi raporunun 30 ve 31. sayfalarında, dava konusu bazalt ocağı tesisinden çıkacak tozun, tarımı yapılan bitkiler üzerinde ve gürültünün ise küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar ile arıcılık üzerindeki olumsuz etki göstermemesi için birtakım önlemlerin uygulanmasının gerekli olduğunun belirtildiği ve anılan önlemlerin "- Ocak sahaları ve nakliye yollarında, kurak ve yağışsız geçen mevsimlerde günde 3 kez sulama işlemi gerçekleştirilecektir. - Patlatma paterninde belirtilen bilgilere uygun hareket edilecektir. - Yükleme-boşaltma işlemleri savurma yapmadan yapılacaktır, - Tesiste toz yayıcı ünitelerin üzeri kapalı olmasına dikkat edilecektir, - Ocak alanı ve nakliye yollarında araçlar hız sınırlarına ve trafik kurallarına uyarak can ve mal kayıplarının önüne geçilecektir, - Depolama alanlarındaki bitkisel toprak rüzgar ve su erozyonuna karşı depolanan toprağın üstünde %10 oranında nemlilik sağlanmak suretiyle bitkisel toprağın üzerinde bitkisel tabaka oluşması sağlanacaktır, - Patlatma yapılacağı önceden İl Jandarma Komutanlığına bildirilecek; patlatma öncesi ve sonrasında ocak alanı içerisine girişlere izin verilmeyecektir, - Hayvancılığın olumsuz etkilenmemesi için şantiye alanı ile ocak alanına kontrolsüz girişlere izin verilmeyecektir, - Proje alanı çalışmalar bittikten sonra can ve mal güvenliği açısından emniyetli bir şekilde bırakılacaktır. - Madencilik üretimi biten alanların Orman Rehabilitasyonu yapılacak olup, basamaklara, faaliyet öncesi sıyrılan bitkisel toprak serilecek ve yöreye uygun ağaç türleri dikilecektir." olarak sıralandığı görülmekte olup; söz konusu önlemlere proje tanıtım dosyasının 147. ve 148. sayfalarında yer verildiği, belirtilen önlemlerin, projenin işletilmesi aşamasında yöre halkının tarım arazilerine ve hayvanlarına, tozuma, gürültü, titreşim, atıklar gibi sebeplerden dolayı herhangi zarar verilmemesi konusunda alınacağının taahhüt edildiği görülmektedir. Bu itibarla; kök bilirkişi raporunun 30 ve 31. sayfalarında yer verilen ve proje tanıtım dosyasında bu konuda alınan önlemlerin uygulanması durumunda tozun, tarımı yapılan bitkiler ve gürültünün ise küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar ile arıcılık üzerinde olumsuz etkilerin görülmemesi için uygulanması gerekliliğini vurgulayan görüş ile bilirkişi kök ve ek raporlarının sonuç kısmında toz modellemesi ve projenin arıcılık ve hayvancılığa etkileri konusunda yer verilen görüş arasında tereddüte mahal bırakmayacak biçimde açıklık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; kök bilirkişi raporunda ÇED alanı hesaplamalarında kısmi taşmaların olduğu yolunda değerlendirmeler ile ek bilirkişi raporunda, orman yol izin alanlarının durumunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Daire Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce daha detaylı bilgi sunulması imkanından söz edilmesine karşın, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, taşmanın kabul edilebilir düzeyde olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmekte olup; İdare Mahkemesince yukarıda sözü edilen kurumlardan orman yol izinleri konusunda detaylı bilgi alınması ve bu bilgiler göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu konuda detaylı bilgi istenilmeden eksik incelemeye dayalı olarak değerlendirme yapıldığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen kısımlarında tereddüte mahal bırakmayacak biçimde değerlendirme yapılmadığı ve belirli noktalar açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeye dayalı değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından; görülmekte olan davadaki bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; mümkünse üniversite öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmekte olup; yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen iptale ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz istemlerinin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.