(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/4128 E. , 2006/5602 K. "" MAHKEMESİ : İnegöl İcra Mahkemesi Ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'in 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İnegöl İcra Mahkemesinin 13.07.2004 tarih ve 2004/2013-2664 sayılı kararın infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar ta…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/4128 E. , 2006/5602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İnegöl İcra Mahkemesi Ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'in 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İnegöl İcra Mahkemesinin 13.07.2004 tarih ve 2004/2013-2664 sayılı kararın infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 01.06.2006 tarihli ve 2004/2013-2664 sayılı ek kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 30.05.2006 gün ve 22766 sayılı yazılı emrini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 09.06.2006 gün ve 2006/125318 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi, Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun'la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür”şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232.maddesinin 6. fıkrası gereği mahkemesince infazda tereddüt oluşturacak şekilde mahkumiyete esas sürenin belirlenmemiş olması isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: