10. Ceza Dairesi 2021/3039 E. , 2023/5228 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2180 E., 2020/2751 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi 2. A..... hakkında İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf inc…
**10. Ceza Dairesi 2021/3039 E. , 2023/5228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2180 E., 2020/2751 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi 2. A..... hakkında İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2017 tarihli ve 2017/26 Esas, 2017/75 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/428 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/428 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2016/428 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2016/428 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararı ile sanık ... (...)'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, iki kez 5237 Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 1.380,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/2180 Esas, 2020/2751 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12/2020 tarihli ve 2019/2180 Esas, 2020/2751 Karar sayılı kararı ile sanık ... (...) hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ... (...)'ın 11.05.2016 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir, ancak aleyhe istinaf olmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 1.380,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir; 04.11.2015 tarihli eylem nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkemenin delil değerlendirmesinin gerekçesiz olduğuna, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 7. Yapılan aramanın ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... (...) ...müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yapılan aramanın ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü [adres satırı maskelendi] B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkındaki hükme yönelik isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, 04.11.2015 tarihli eylemden SSÇ ...'ı sorumlu tutmaya yeterli olmadığı, olay tutanağından da anlaşılacağı üzere, SSÇ bir binanın önünde beklemekteyken şüphe üzerine üzeri aranmış ve herhangi bir uyuşturucu madde elde edilememiş olup, Dairemizce yaptırılan iz incelemesi de dikkate alındığında, SSÇ ...'ın, önünde beklemekte olduğu binanın merdivenlerinde elde edilen uyuşturucu maddeyle irtibatlı olduğuna dair, suçu inkara yönelik savunması ve ...'nın beyanları da dikkate alındığında, her türlü şüpheden uzak ve SSÇ'yi cezalandırmaya yeterli delil elde edilemeyen olayda, bu eyleme ilişkin verilen mahkûmiyet kararının isabetsiz olduğu, kaldırılması gerektiği ve bu eylemden dolayı beraat kararı verilmesi gerektiği değerlendirilerek, 11.05.2016 tarihli olay açısından ise, gerek yapılan fiziki takip, gerek buna ilişkin düzenlenmiş ve alış verişi müteakip kaçmaları üzerine yakalanmış olan SSÇ ... ve sanık ...'in, dosyada mevcut 12.05.2016 tarihli tutanak kapsamında tanık ... tarafından canlı olarak teşhis edilmiş olması, gerek sanık ...'in arkadaşı kaçtığı için kendisinin de birden bire kaçtığına ilişkin beyanları ve gerekse tanık...'in polisteki ayrıntılı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve SSÇ'nin birlikte hareket etmek suretiyle kokain cinsi uyuşturucu maddeyi para karşılığı tanık...'e vermek suretiyle üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... (...)'nin 11.05.2016 tarihli eylem nedeniyle mahkûmiyetine, 04.11.2015 tarihli eylem nedeniyle beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, inceleme ve araştırmanın eksiksiz yapılarak hüküm verildiğine, kararın gerekçeli olduğuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... (...) Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/2180 Esas, 2020/2751 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.