1. Ceza Dairesi 2023/5057 E. , 2024/736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması a. Konut Dokunulmazlığını ... ve Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığını ... suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istina
**1. Ceza Dairesi 2023/5057 E. , 2024/736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması a. Konut Dokunulmazlığını ... ve Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığını ... suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. b. Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği kesin olduğu anlaşılmış ise de; katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenmiştir. c. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararı ile, sanık ... ... hakkında, a. Kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Maktule ve katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, c. Katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, . Maktul ve katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Maktul ve katılan ... 'a yönelik konut dokunulmazlığını ... suçundan,5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/317 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanığın katılan ...'e yönelik yaralama eylemini öldürme kastıyla gerçekleştirdiği ve anılan eylemi ile maktule yönelik öldürme eylemini tasarlayarak, yağma suçunu işleyememekten duyduğu infialle ve suçu gizleme, delillerini ortadan kaldırma amacıyla işlediğinden bahisle suç vasfına, eksik araştırmaya, B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi, davasız yargılama olmaz ilkesine aykırı davranıldığından bahisle usule, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Maktul ...'un inşaat işi yaptığı, sanık ... ...'nin ise maktule inşaat işi kapsamında ... yaptığı, sanığın bu ... sebebiyle alacağı olduğunu iddia ettiği maktule husumet beslediği, sanığın daha önceden maktul ve katılan ...'a ait ikamete gidip gelmesi sebebiyle ayakkabılıkta muhafaza edildiğini bildiği ikametin anahtarını kullanmak suretiyle suç tarihinde ikamete girdiği, bu sırada ikamette maktul ve akrabası olan katılan ...'in bulunduğu, sanığın başta yanında getirmiş olduğu tabancayı maktul ve katılan ...'e doğrulttuğu, tarafların alacak hususunda bir süre konuştukları, sanığın bu şekilde ikna olması üzerine birlikte kahvaltı yapmak üzere maktul, katılan ... ve sanığın ikametten çıktıkları, maktule ait araca bindikleri, maktul ve katılan ...'in aracın ön tarafına, sanığın ise arka tarafına oturduğu, maktulün kullandığı araç ile hareket ettikleri, olayın gerçekleştiği ... Parkı mevkiine gelene kadar maktul ve sanığın konuştukları, sanığın bu sırada elinde tabanca olduğu ve yine para istediği, maktulün çeklerin bagajda olduğunu söyleyerek aracı durdurduğu ve araçtan indiği, akabinde sanığın da araçtan indiği, burada sanığın maktule bağırmaya başladığı, maktulün sanığı sakinleştirmek istediği, katılan ...'in de araçtan inerek sanıktan elinde bulunan tabancayı istediği, maktulün telefon ile polise haber vermesini istediği, katılan ...'in telefon ile arama yapması üzerine sanığın 2 metre mesafeden katılan ...'e bir kez ateş ettiği, maktulün bunun üzerine sanığın kolunu tuttuğu ve katılan ...'den kaçmasını istediği, katılan ...'in olay yerinden uzaklaştığı sırada sanığın bu sefer maktule bir kez ateş ettiği, maktulün bu atış neticesinde yaralandığı ve olay yerinden uzaklaşmak istediği, ancak sanığın eylemini devam ettirerek maktule tekrar ateş ettiği ve bu atışlar neticesinde maktulün baş ve sırt bölgelerinden birer adet olmak üzere isabet aldığı ve vefat ettiği, katılan ... ise olay sırasında yaralanmadığı anlaşılan olayda, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçunu işlediği; katılan ...'e yönelik bir kez ateş etmesi, eylemini devam ettirme imkanı varken devam ettirmemesi, aralarında iki metre mesafe bulunmasına rağmen atışın isabet etmemesi, bu şekilde katılanın olay neticesinde yaralanmaması, taraflar arasında önceye dayalı veya olay sırasında öldürmeyi gerektirir bir nedenin bulunmaması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği, ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu değerlendirilerek katılana yönelik kasten yaralama suçlarını işlediği kabul edilerek buna göre uygulamalar yapıldığı belirlenmiştir. Sanığın maktulden alacağı olduğunu, olay öncesinde maktulün kendisine hakaret ettiğini ve burnundan yaraladığını savunması sebebiyle haksız tahrik hükümleri açısından yapılan değerlendirmede, sanığın maktulden alacağı olduğu hususunun tek taraflı iddiasından ibaret olduğu gibi borç alacak ilişkisinin tek başına haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yeterli olmayacağı, ayrıca sanığın maktule ait ikamete maktulün rızası hilafına girmesinin olaydaki ilk haksız hareket olduğu, bu haksız hareketin maktul ve katılan ...'in silahla tehdit edilmesi ile devam ettiği, maktulün sanığa hakaret ettiği ve yaraladığı kabul edilse dahi sanığın gerçekleştirdiği bu haksız hareketler sonrasında maktulün gerçekleştirdiği eylemlerin haksız tahrik olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir. Sanığın maktul ve katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de, sanığın maktul ve katılanı hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakacak nitelikte bir eylemde bulunduğuna ilişkin katılan ...'in bu suça yönelik aşamalarda çelişen beyanı dışında delil bulunmadığı, bu nedenle sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkememizde şüphe oluştuğu, ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması olduğu, şüpheden sanığın yararlanacağına dair ceza hukukunun genel ilkesinin varlığı, tüm suçların kesin kanıtlarla sübuta ermesi gerektiği, soyut iddia ve kuşkulu kanıtların varlığı halinde suçun sübuta ermeyeceği, bu haliyle sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraatine karar verildiği belirlenmiştir. 2. Sanık savunması, katılan beyanı, mobese görüntüleri, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, kollukça tutulan tutanaklar, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2019 tarihli otopsi tutanağı, sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığını ... ve Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, öldürme eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanmaması nedeniyle tasarlamanın oluşmadığı ve bunun yanında sanığın atılı suçu yağma suçunu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla veya yağma suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından öldürme eyleminin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen tahrik kabul edilebilecek nitelikte haksız söz veya davranış bulunmadığı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede olmadığı anlaşıldığından sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan incelemede, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığını ... ve Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbbüs, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/317 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.