11. Hukuk Dairesi 2014/4456 E. , 2014/11315 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.12.2013 tarih ve 2013/403-2013/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tut…
**11. Hukuk Dairesi 2014/4456 E. , 2014/11315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.12.2013 tarih ve 2013/403-2013/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kargo taşımacılığı işi ile uğraştığını, davalı ile müvekkili arasında 15/04/2002 tanzim tarihli cari hesap ve fiyat uygulama sözleşmesinin düzenlendiğini, davalı borçlu şirketin 12/11/2010-29/01/2011 tarihleri arasında Avustralya'ya gönderdiği 8 adet alıcı ödemeli gönderilere ait gönderi ücretlerinin gönderilerin alıcısı tarafından ödenmediğini, bu sözleşmeye dayalı olarak 41.293,95 TL'nin tahsili için fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine davalı itiraz ettiğini, aralarındaki sözleşmenin 7. maddesi uyarınca alıcı ödemeli gönderi yapılması halinde ücretin alıcı tarafından ödenmemesi halinde gönderici tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve davaetmiştir. Davalı vekili, davacının MK'nın 2. maddesi kapsamında bedelini tahsil etmediği gönderileri karşı tarafa teslim etmesi ve bu konuda herhangi bir bildirimde bulunmamasının iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığını, söz konusu gönderilerde gönderi bedellerinin karşı taraftan tahsil edileceğinin açıkça belirli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde, söz konusu sözleşmenin 9. maddesinde sözleşmenin geçerlilik süresinin 1 yıl olduğu, tarafların talimatı aksine bir talimat gelmediği sürece sözleşmenin 1 yıl daha uzatılmış sayılacağı, yine 3. maddesinde gönderi ülkesinin Fransa olarak belirtildiği, taraflar arasındaki bu sözleşmenin 12/11/2010-29/01/2011 tarihleri arasında Avustralya ülkesine yapılan taşımalara ilişkin olarak uygulanmasının mümkün olamayacağı, davalı tarafça gönderilerin karşı taraf ödemeli olarak gönderilmiş olup, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacının bu şekildeki bir gönderinin gönderi bedelini alıcısından tahsil etmesi gerekirken bu gerekliliğe uymadan emtiaları teslim etmesinin kendi kusurundan kaynaklandığı, bu nedenle göndericiden bedel talep etmesinin MK'nın 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.