4. Hukuk Dairesi 2011/8046 E. , 2012/10055 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 10/03/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar…
**4. Hukuk Dairesi 2011/8046 E. , 2012/10055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ..... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 10/03/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalı ... Gazetesinin 18.02.2008 günlü nüshasında, diğer davalı ...'m "CUMHURİYETTEN OKURLARA" başlıklı köşesindeki "Medyada Yeni Durum" alt başlığı ile kaleme aldığı yazısında, Ulusal yayın yapan medya sahipleri incelenirken ... Grubunu, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ....'in kurduğu şirket...'nın yayıncısı" olarak göstermesinden kaynaklanmıştır. Davacı, ... Gurubunu kurmadığı gibi, sahibi ya da ortağı olmadığını, ayrıca... ile de hiçbir ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla yazı ve haberin gerçek dışı olduğunu ileri sürmektedir. Davalılar ise, yazıda davacının ... Gurubun kurucusu olduğunun ifade edilmediğini, ... adlı Televizyon Kanalının kurulmasında, yayın çizgisinde ve programlarında davacı yanın etkin bir rolü olduğu yönünde kamuoyunda yaygın kanaat ve söylenti bulunduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, haberin görünür gerçeğe uygun düştüğü, gazetecinin maddi gerçeği araştırma ve ortaya çıkarma görevi bulunmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş, Dairemizin değerli çoğunluğu tarafından da bu karar onanmıştır. Yargılama sırasında getirtilen Ticaret Sicil Memurluğu ile Radyo Televizyon Üst Kurulu yazılarından ... Dayanıklı Tüketim Malları Tic. A.Ş. ve... Televizyonu ortakları (pay sahipleri) arasında davacının yer almadığı anlaşılmıştır.