11. Hukuk Dairesi 2010/15481 E. , 2012/6413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2010 tarih ve 2009/146-2010/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2010/15481 E. , 2012/6413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2010 tarih ve 2009/146-2010/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %25 hisse ile ortak olduğunu, diğer iki ortaktan ...’in %50, ...’nun %25 hisse ile şirkette pay sahibi olduklarını, adı geçen ortakların müvekkiline haber vermeksizin şirket adına kararlar aldıklarını, bunun üzerine şirket adına alınan ve satılan nakil vasıtaları ile ilgili işlemler hakkında müvekkiline haber verilmesi ve müvekkilinin mutabakatının alınarak şirket adına kararlar alınmasına ilişkin olarak davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye rağmen müvekkilinin bilgisi dışına kararlar alındığını, şirket adına kayıtlı araçların satıldığını ileri sürerek öncelikle şirketin feshini ve tasfiye sonucu müvekkilinin payının ödenmesini; bu mümkün olmadığı takdirde müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına müsaade edilmesini ve ortaklık payının müvekkiline ödenmesini, dağıtılmayan kâr paylarının müvekkilinin hissesine düşen miktarının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin araç kiralama ile iştigal ettiğini, bu konuda resmi ve özel kurumların açmış olduğu ihalelere katıldığını, davacının şirket hissesini kardeşinden devraldığını, şirket merkezine hiç uğramadığını, mazeret beyan ederek katılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, davacının kardeşinin özel borçları nedeniyle 28/12/2008 tarihinde şirket hissesini devraldığı, devir tarihinden itibaren şirket merkezine hiç uğramadığı, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, şirket hissesini devraldıktan 3 ay gibi kısa bir süre sonra hissesini istemiş olduğu da göz önüne alındığında davacının bu tutumunun iyi niyetli olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.