Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/245 E. , 2024/3644 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/245 Karar No : 2024/3644 DAVACI : ... adına ... Sendikası VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Çorum ili, İskilip ilçesi, ... Aile Hekimliği Biriminde aile sağlığı çalışanı (15/11/2018 günlü, 7151 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle 5258 sayılı Aile Hekimi Kanunu'nda yer al
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/245 E. , 2024/3644 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/245 Karar No : 2024/3644 DAVACI : ... adına ... Sendikası VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Çorum ili, İskilip ilçesi, ... Aile Hekimliği Biriminde aile sağlığı çalışanı (15/11/2018 günlü, 7151 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle 5258 sayılı Aile Hekimi Kanunu'nda yer alan ''aile sağlığı elemanı'' ibareleri ''aile sağlığı çalışanı'' şeklinde değiştirilmiştir.) olarak görev yapan davacı tarafından, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleme ile sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı çalışanının, görevi başında bulunmadığı süre içerisinde hizmetin görülmesini sağlaması halinde tam olarak ödeme yapıldığı, fakat tek birimli aile sağlığı merkezlerinde görev yapan ve yıllık izin nedeniyle görevi başında bulunamayan aile sağlığı çalışanına yalnızca yıllık izin süresinin ilk yedi günü için tam, kalanı için eksik ödeme yapıldığı, aile sağlığı çalışanının hizmetin devamını sağlayıp sağlayamamasının kendi inisiyatifinde olmadığı, bunun idarenin sağlık politikalarının bir sonucu olduğu, Sağlık hizmetinin devamını sağlayan sağlık çalışanlarına tam ödeme yapılırken tek birimli aile sağlığı merkezlerinde hizmetin devamını sağlama imkanı bulunmayan aile sağlığı çalışanlarının ilk yedi günlük süre dışındaki ödemeden mahrum bırakılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI ... VE ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile sağlığı elemanına, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapıldığı, aile sağlığı elemanına yapılacak ödemelerin hizmetin layıkıyla görülmesi şartına bağlandığı, yapılacak brüt ödemenin asıl aile sağlığı elemanı ile hizmetin görülmesi için geçici olarak görevlendirilen personel arasında taksim edilmesinin aile hekimliği hizmetinin sunum amacına uygun olduğu, Dava konusu düzenlemenin esasen tek birimli aile sağlığı merkezlerinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile sağlığı elemanının lehine bir düzenleme olduğu, daha önce yürürlükte bulunan düzenlemede tek birimli aile sağlığı merkezlerinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile sağlığı elemanlarının izinli olduğu dönemde brüt ücretlerin tamamını alabileceklerine ilişkin herhangi bir kurala yer verilmediği, Dava konusu bireysel işleme, davacının ödemesinde kesinti yapılmış olması ciheti ile değil, evvelce yapılmayan, dava konusu Yönetmelikteki değişiklik sonrası yapılan bir ödeme olarak bakılması gerektiği, Dava konusu düzenlemenin ve tesis edilen işlemin usul ve esas bakımından, hukuka ve ilgili mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. DAVALI ... VALİLİĞİNİN SAVUNMASI : Davanın, usul ve esas yönünden reddi gerektiği, bireysel işlemde; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Çorum ili, İskilip ilçesi, ... Aile Hekimliği Biriminde, aile sağlığı çalışanı olarak görev yapan davacı sendika üyesinin, 2019 yılı Ekim ayında maaşından yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ...sayılı işlem ile, bu işlemin dayanağı olan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin, 1. fıkrasının (a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali ile 399,17-TL maaş kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 09/12/2004 günlü, 25665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun "Yönetmelikler" başlıklı 8. maddesinde , aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları, çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esasların Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun yukarıda yer verilen 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin "Aile Sağlığı Elemanlarına Yapılacak Ödeme" başlıklı 19. maddesinde; "(1) Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile sağlığı elemanına çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. İzin, rapor ve Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda Bakanlıkça veya valilikçe görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin dava konusu 20. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Sözleşme ile çalıştırılan aile sağlığı elemanına, 8 inci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde görev başında bulunmadığı süre içinde, hizmetin görülmesini sağlaması hâlinde ödeme tam olarak yapılır. Bu mümkün olmadığı takdirde müdürlük, diğer aile sağlığı elemanlarını veya Bakanlık personelini geçici aile sağlığı elemanı olarak görevlendirir. Bu durumda; a) 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının %50’si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile sağlığı elemanına,%25’i geçici aile sağlığı elemanına ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, ancak tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile sağlığı elemanına, toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için ise %100’ü, b) 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücretinin %50’si asıl aile sağlığı elemanına ödenir." kuralı yer almıştır. Anayasa'nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır. Anayasa'nın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği belirtilmiştir. Kanunla düzenleme ilkesi, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların kanun metninde kurallaştırılması, kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade edeceği , ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabileceği şeklinde açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesinin 21.2.2008 günlü, E.2005/10, K.2008/63 sayılı kararında, aile hekimliği hizmetlerinin, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olduğu, idari hizmet sözleşmesi ile aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılanların da Anayasa'nın 128. maddesinde ifade edilen "kamu görevlisi" kapsamında olduğu kabul edildiğinden, sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi gerektiği, 5258 sayılı Yasa'da aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemelerin üst sınırı, yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde dikkate alınacak kriterler belirlenmiş ve hangi hallerde bu ödeme tutarından en fazla ne kadar indirim yapılacağı belirtilerek bu konularda yasal çerçeve çizildiği İptali istenen kuralda da (8.madde) bu Yasa'da belirtilen esaslar çerçevesinde aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları ile sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin belirlenmesi yönetmeliğe bırakıldığı, bu durumda Yasa'da belirtilen genel çerçeve ve esaslar doğrultusunda, ayrıntı ve uzmanlık gerektiren konuların yönetmelikle düzenlenmesi konusunda yetki verilmesinde Anayasa'ya aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Bu itibarla idarenin hizmetin görülmesini sağlaması amacıyla yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan aile sağlığı elemanlarının yerine ne şekilde eleman istihdam edileceği ve bunlara yapılacak ödeme miktarı oranını belirlemek konusunda düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır. Öte yandan davacı tarafından Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin, 1. fıkrasının (a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali talep edilmiş ise de Anayasanın 10. maddesinde ifadesini bulan "Kanun önünde eşitlik" ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olup, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Sözleşme ile çalıştırılan aile sağlığı elemanına, görev başında bulunmadığı süre içinde hizmetin görülmesini sağlaması hâlinde ödeme tam olarak yapılır iken yerine eleman ikame edemeyen aile sağlığı elemanının yerine idarenin geçici aile sağlığı elemanı olarak görevlendirmesi halinde asıl aile sağlığı elemanının ödeme miktarından kesinti yapılması ve temininde güçlük gözetilerek lehe olacak şekilde toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için ödemenin tam olarak yapılması yönündeki düzenlemede eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilmesi olanaklı değildir. Bu durumda idarenin aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarını belirleme yetkilerinin bulunduğu göz önüne alındığında izne ayrılan aile sağlığı elemanının yerine idarece re'sen geçici olarak görevlendirilmesi halinde asıl aile sağlığı elemanına ilk yedi günlük kısmı için tam ödeme yapılması yönündeki dava konusu düzenlemede 5258 sayılı Yasaya ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin yukarıda belirtilen nedenlerle hukuka uygun bulunması karşısında, davacının 2019 yılı Ekim ayında maaşından yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; duruşma için belirlenen 12/06/2024 günü, davacı vekili ...'un, davalılar Cumhurbaşkanlığını ve Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri V. ...'ın, davalı ... Valiliğini temsilen Av. ...'in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı ...'in hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan taraflara usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Başkan Vekili ...'un ve Üye ...'nın Anayasa'ya aykırılık yönünden azlık oylarına karşılık işin esası incelendi, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Çorum ili, İskilip ilçesi, ... Aile Hekimliği Biriminde aile sağlığı çalışanı olarak görev yapan davacı tarafından, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ...günlü, ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 09/12/2004 günlü, 25665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle- "Personelin statüsü ve mali haklar" başlıklı 3/1. maddesinde, "Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir."; 3/7. maddesinde, ''Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, Bakanlıkça karşılanmadığı takdirde aile sağlığı merkezi giderleri, (...), kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulanması (...) halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin %20'sine kadar indirim yapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (...) ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. (Ek cümle:2/1/2014-6514/52 md.) Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir.''; Yönetmelikler" başlıklı 8. maddesinde ise, ''Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fiziki ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir'' kuralına yer verilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin -dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle- ''Hizmet içi eğitim ve görevlendirme'' başlıklı 8/2. maddesinde, ''Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimi veya aile sağlığı elemanı, izinli veya raporlu olduğu süre içinde, 5 inci maddede belirtilen şartları taşıyan hekim ya da sağlık personeli ile anlaşarak hizmetin görülmesini geçici olarak sağlar. Bu anlaşma, müdürlükçe uygun görülmesi halinde uygulanır. Bu mümkün olmadığı takdirde müdürlükle geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı elemanı görevlendirilir. Birden fazla birimi bulunan aile sağlığı merkezlerinde, aynı aile sağlığı merkezinde görev yapan diğer sözleşmeli aile hekimleri veya aile sağlığı elemanlarından görevlendirme yapılır. Ancak görevlendirme yapılacak sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanı bulunmadığı takdirde müdürlükçe sözleşmeli aile hekimliği çalışanları dışından görevlendirme yapılır.''; "Aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödeme" başlıklı 19/1. maddesinde, "Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile sağlığı elemanına çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. İzin, rapor ve Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda Bakanlıkça veya valilikçe görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır. Aylık olarak yapılacak ödemeler aşağıda yer alan unsurlardan oluşur: a) Kayıtlı Kişiler İçin Ödenecek Ücret: Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödemelerin hesaplanmasında, görev tanımlarında verilen hizmetler için aşağıdaki esaslara göre ödeme yapılır. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda yapılacak hizmetler için ayrıca bir ödeme yapılmaz. Kayıtlı kişiler için; 1) Gebeler için (3) katsayısı, 2) Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler için (2,25) katsayısı, 3) 0-59 ay grubu için (1,75) katsayısı, 4) 65 yaş üstü için (1,75) katsayısı, 5) Diğer kişiler için (0,80) katsayısı, esas alınır. Kayıtlı kişiler, katsayısı yüksek olan gruptan başlanarak sıralanır ve puan hesaplaması yapılır. Kayıtlı ilk 4.000 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanarak maaşa esas puan hesaplanır. Hesaplanan maaşa esas puanın, kayıtlı kişi sayısına bakılmaksızın, ilk 1.000 puana kadarki kısmı için (1.000 puan dahil); 1) Mesleki yüksek öğrenim mezunu olmayan aile sağlığı elemanına tavan ücretin %41,85’i, 2) Mesleki yüksek öğrenim mezunu aile sağlığı elemanına tavan ücretin %49,15’i, tutarında ödeme yapılır. 1.000 puanın üzerindeki puanlar için, söz konusu puanların tavan ücretin onbinde 2,1’i ile çarpılarak bulunan tutar ayrıca ödenir. Ödemeye esas olacak pozisyonun entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde ya da nüfus ve coğrafi yapısı nedeniyle kayıtlı nüfusun zorunlu olarak düşük olduğu Bakanlıkça belirlenen yerlerde olması hâlinde kayıtlı kişi sayısının 2.400’den fazla, diğer yerlerde 4.000’den fazla olması hâlinde, büyükten küçüğe göre grup katsayısı sıralaması esas alınmak üzere ödeme yapılır, bu sayıları aşan kısım için aile sağlığı elemanlarına herhangi bir ödeme yapılmaz. Nüfus ve coğrafi yapısı nedeniyle kayıtlı nüfusun zorunlu olarak düşük olduğu Bakanlıkça belirlenen yerlerde ise ilk 1.350 kişiye kadar her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanır (A). Bu toplam puan 2 katsayısıyla çarpılır (Ax2). Daha sonra, 1.351 ile 2.400 kişiye kadar kayıtlı kişiler için de her gruptaki kişi sayısıyla o grubun katsayısı çarpılır ve bulunan puanlar toplanarak (B), daha önce bulunmuş olan puana eklenir ((Ax2)+B) ve maaşa esas puan hesaplanır. Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde de, 2.400 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanır (A). Daha sonra bu toplam puan, 1,65 katsayısıyla çarpılarak (Ax1,65) maaşa esas puan hesaplanır. b) Sosyoekonomik Gelişmişlik Düzeyi Ücreti: Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı elemanına, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi esas alınarak ek (3)'teki listede aile sağlığı elemanı için belirtilen tutar ödenir."; "Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler" başlıklı 20/1. maddesinde, "Sözleşme ile çalıştırılan aile sağlığı elemanına, 8 inci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde görev başında bulunmadığı süre içinde, hizmetin görülmesini sağlaması halinde ödeme tam olarak yapılır. Bu mümkün olmadığı takdirde müdürlük, diğer aile sağlığı elemanlarını veya Bakanlık personelini geçici aile sağlığı elemanı olarak görevlendirir. Bu durumda; a) 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının %50’si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile sağlığı elemanına, %25’i geçici aile sağlığı elemanına ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, ancak tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile sağlığı elemanına, toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için ise %100’ü, b) 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücretinin %50’si asıl aile sağlığı elemanına ödenir."; 20/4. maddesinde, ''Bu madde gereği görevlendirilen personele yapılacak ödemeler çalışılan gün sayısıyla orantılı olarak yapılır.''; ''Aile sağlığı elemanından yapılacak kesintiler'' başlıklı 21. maddesinde, ''(1)Bu Yönetmeliğin 18 inci maddesine göre yapılacak kesintilerdeki usul, esas ve oranlar, sözleşme veya görevlendirmeyle çalışılan aile sağlığı elemanları için 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre hesaplanan brüt gelir üzerinden hesaplanmak suretiyle aynen uygulanır. (2)Bu madde uyarınca aile sağlığı elemanından yapılacak kesintilerin toplamı, 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan brüt gelirinin %20'sinden fazla olamaz.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali istemi yönünden; Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin, geçici aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelere ilişkin olduğu, bu düzenlemeden önce; bir aile sağlığı çalışanı izinli veya raporlu olduğunda, başka bir aile sağlığı çalışanı ile anlaşamaması halinde tek birimli aile sağlığı merkezi ile birden fazla birimi olan aile sağlığı merkezi arasında herhangi bir farklılık olmaksızın ücretinden kesintiye gidildiği, yeni düzenleme ile tek birimli aile sağlığı merkezlerindeki aile hekimliği biriminde çalışanların, başka bir aile sağlığı çalışanıyla anlaşmalarının zor olduğunun görülmesi nedeniyle anılan yerlerde çalışanlar yönünden pozitif uygulama yapılarak herhangi bir kişi yerine vekalet etmese bile toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için kendilerine tam ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Aile sağlığı çalışanları, kendi iradeleri ile kabul ettikleri sözleşmeyle ücret karşılığı çalışmakta ve sözleşmeli olarak çalışmanın sağlayacağı olanakları tercih etmektedirler. Ancak bu görevleri yerine getirmek istememeleri halinde, sözleşmelerini sona erdirmek ve/veya sözleşmenin süresinin sona ermesi üzerine yenilememek de kendi iradelerine bağlıdır. Davalı idarelerin aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarını belirleme yetkilerinin bulunduğu da göz önüne alındığında, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, 5258 sayılı Kanun'a ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla birlikte; 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, iptali istenen düzenleyici işleme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. II- Davacının, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, bireysel işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan madde uyarınca tesis edilen bireysel işlem de hukuka uygun olup, davacının, 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi isteminin reddi gerekmektedir. Diğer taraftan, düzenleyici işlem yönünden uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağından ve Yönetmelik hükmünün de hukuka aykırılık taşımadığı değerlendirildiğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. Davacının, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan ...-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile ...-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/06/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 1- Anayasa'ya Aykırılık Bakımından: Sözleşmeli aile sağlığı çalışanı olarak görev yapan davacının, tabi olduğu mevzuat incelendiğinde; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 3. maddesinin; 5. fıkrasında, "Sözleşme yapılan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin aile hekimi için (6) katını, aile sağlığı çalışanı için (1,5) katını aşmamak üzere tespit edilecek tutar, çalışılan ay sonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içerisinde ödenir. ..."; 7. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, Bakanlıkça karşılanmadığı takdirde aile sağlığı merkezi giderleri, (...), kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması halinde (...) bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (...) ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir." düzenlemesinin yapıldığı; 5258 sayılı Kanun'un -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- 8. maddesinin 2. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralının yer aldığı, bu madde uyarınca hazırlanan, 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yayımlandığı görülmektedir. 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki halinde yer alan ''ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile/bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açıldığı; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmekle birlikte; 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''…sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin, Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı; 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar." ve "Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." bölümlerinin "sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının yaş şartı" yönünden 17/12/2014 günlü, E:2014/186, K:2014/188 sayılı; 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar." ve "Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." bölümlerinin "sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin hakkı" yönünden Anayasa Mahkemesince verilen 11/09/2014 günlü, E:2014/82, K:2014/143 sayılı kararlarla iptaline karar verilmiş; Aile hekimliği hizmetlerinin, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olduğu, idari hizmet sözleşmesi ile aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılanların da Anayasa'nın 128. maddesinde ifade edilen "kamu görevlisi" kapsamında olduğu, sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi; özlük haklarının yasa ile belirlenmesi gerektiği yolunda Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararları istikrar kazanmıştır. (Benzer düzenleme içeren, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 1. maddesinin birinci fıkrasının değiştirilen ikinci cümlesinde yer alan ''…yönetmelikle…'' ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 13/09/2023 günlü, E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) 5258 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 7. fıkrasında, sağlık çalışanlarının ödeme tutarlarının tespitine ilişkin bazı kriterler belirlenmiş, ancak fıkrada "gibi" edatına yer verilerek, sınırları belirli olmayan bir şekilde bu konuda idareye yetki tanınmış ve ödeme unsurlarının belirsizliğine yol açılmıştır. Ödemelere ilişkin idareye tanınan usul ve esas belirleme yetkisi dışında, kanunla düzenlenmesi gereken ödeme unsurlarının, idareye bırakılması da Anayasa'ya aykırılık teşkil etmiştir. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuruya ilişkin kararlarında; kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş, yaşlılık aylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmekte, bu konulara ilişkin düzenlemenin yasa ile yapılması gerektiğine karar verilmektedir. (Başvuru Numarası: 2019/12111, Karar Tarihi: 29/12/2021; E:2018/123, K:2022/138, Karar Tarihi: 9/11/2022) Bu durumda; kamu görevlisi statüsünde olan sözleşmeli aile sağlığı çalışanlarının, özlük hakları kapsamında bulunan ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarının temel ilkelerini yönetmelikle düzenlenmesine imkan tanıyan ve (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin dayanağını oluşturan, 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "... aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları,..." kuralı ile 5258 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "gibi" ibaresi, kamu görevlilerinin özlük haklarının kanunla düzenlenmesi ve yasama yetkisinin devredilmezliği yönündeki anayasal ilkelerle bağdaşmadığından; Anayasa'nın 7. ve 128. maddelerine aykırı bulunarak itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği oyu ile bu yönden Daire kararına katılmıyoruz. 2- Bireysel İşlem ve Ödeme Kesintisinin Tazmini Bakımından: Uyuşmazlık, tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan sözleşmeli asıl aile sağlığı çalışanına, ücretinin toplam yıllık izin süresinin sadece ilk yedi günlük kısmı için %100'ünün ödenip ödenemeyeceğine ilişkin bulunmaktadır. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 3. maddesinin; 5. fıkrasında, "Sözleşme yapılan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin aile hekimi için (6) katını, aile sağlığı çalışanı için (1,5) katını aşmamak üzere tespit edilecek tutar, çalışılan ay sonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içerisinde ödenir."; 7. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, Bakanlıkça karşılanmadığı takdirde aile sağlığı merkezi giderleri, (...), kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması (...) halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (...) ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir."; kuralı yer almış, sözleşmeli olarak çalıştırılan aile sağlığı çalışanlarına ödenecek tutarın üst sınırı, brüt ücretten yapılacak indirim ve kesintinin oranı ile sebebi açıkça belirlenmiş; Anılan Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının, "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar." ve "Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." bölümlerinin "sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının izin hakkı" yönünden Anayasa Mahkemesince verilen 11/09/2014 günlü, E:2014/82, K:2014/143 sayılı kararla iptali sonrasında; 5258 sayılı Kanun'un Kanun'un 3/12. maddesinde yapılan düzenlemeyle, sözleşmeli olarak çalıştırılan aile sağlığı çalışanlarının izin hakkı;"(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26 md.) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, yıl içinde çalışılan süre ile orantılı olmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmak üzere otuz gündür. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hâllerinde, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır. Hastalık durumunda, bir malî yılda en çok on günlük dönemler halinde toplam kırk güne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir. Bir defada on günü aşan hastalık izni ancak sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Sözleşmeli aile hekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bu eğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır."; şeklinde kurala bağlanmıştır. (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- 20. maddesinde, Yönetmelik'in ''Hizmet içi eğitim ve görevlendirme'' başlıklı 8/2. maddesine atıf yapılarak, sözleşmeli olarak çalıştırılan aile sağlığı elemanının, izinli veya raporlu olduğu süre içinde, sağlık personeli ile anlaşarak hizmetin görülmesini geçici olarak sağlayacağı, bu anlaşmanın, müdürlükçe uygun görülmesi halinde uygulanacağı ve ödemesinin tam olarak yapılacağı, bu mümkün olmadığı takdirde, müdürlükçe geçici aile sağlığı elemanı görevlendirileceği bu durumda ise, Yönetmelik'in dava konusu 20/1-(a) maddesi ile; "19 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının %50’si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile sağlığı elemanına, %25’i geçici aile sağlığı elemanına ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, ancak tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan asıl aile sağlığı elemanına, toplam yıllık izin süresinin ilk yedi günlük kısmı için ise %100’ü"nün ödeneceği kuralının getirildiği görülmüştür. Yönetmelik'in, 19. maddesinde; "Kayıtlı Kişiler İçin Ödenecek Ücret", sözleşmeli olarak çalıştırılan aile sağlığı elemanına ödenecek ücret unsurları arasında sayılmıştır. Bu ücret belirlenirken, kayıtlı kişiler yönünden yapılan ayrımlar ve öngörülen katsayıların çarpımı esas alınmakta, kayıtlı kişilerin koruyucu hekimlik hizmetlerinin tam olarak yapıldığının kabul edildiği ve sözleşmeli olarak çalıştırılan aile sağlığı elemanının izinli olmadığı dönemde de koruyucu hekimlik hizmetleri kapsamında; aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranına esas alınmakta, uygulamanın dayanağının 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 3/7. maddesi olduğu anlaşılmaktadır. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması halinde, bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılabileceği kurala bağlanmış ise de; yıllık izin hakkını kullanan sözleşmeli aile sağlığı çalışanının ücretinden kesinti yapılacağına ilişkin yasal bir düzenleme getirilmemiştir. Yönetmelik ile; Kanun'da öngörülen, aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranı esasından farklı olarak; sağlık personeliyle anlaşarak tek birimli aile sağlığı merkezinde yıllık izin sebebiyle hizmetin görülmesini geçici olarak sağlanması esas alınıp, bunu sağlayamayan asıl aile sağlığı elemanına, toplam yıllık izin süresinin sadece ilk yedi günlük kısmının %100'nün ödeneceği düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Geçici aile sağlığı elemanına yapılacak ödemeler'' başlıklı 20/1-(a) bendindeki "ilk yedi günlük kısmı" ibaresinin iptali gerekir. Sözleşmeli aile sağlığı çalışanı olarak görev yapan davacının, 2019 yılı Ekim ayı ödemesinden yapılan 399,17-TL kesintinin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 25/12/2019 günlü,*** *** ****1.99-E.1152 sayılı işlemin dayanağı hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu bu işlem de hukuka aykırı bulunmaktadır ve iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu bireysel işlemin iptali ile 399,17-TL ödeme kesintisinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekeceği oyu ile aksi yolda verilen Daire kararına katılmıyoruz. (XX) DÜZENLEYİCİ İŞLEM BAKIMINDAN KARŞI OY : İdari yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.