7. Hukuk Dairesi 2025/369 E. , 2025/1652 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/360 E., 2016/434 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... Mahkemece kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gere…
**7. Hukuk Dairesi 2025/369 E. , 2025/1652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/360 E., 2016/434 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... Mahkemece kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 8264 ada 1 parsel ve 805 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların taraflar arasında hisseli olduğunu, aynen taksiminin mümkün olmadığını belirterek, satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 8264 ada 1 parsel ve 805 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; kararın hüküm fıkrasının onanmasını, karar başlığında yer almayan ......mirasçıları ve ... ...n karar başlığında gösterilmesi ile karar başlığında yer alan bir kısım davalıların ise karar başlığından çıkarılması gerektiğini belirterek hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2.Davalılar .....vd vekili; karar başlığında ......mirasçılarının yer almadığını, vekaletname sunulmuş olmasına rağmen ......mirasçıları vekili olarak kararda yer almadığını, taşınmazdaki muhdesatların usulünce belirlenmediğini, ... ve ...’ın imar affı dosyalarının mevcut olduğunu, muhdesat oranlaması yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili; davacı kooperatifin ticari amaç güdemeyeceğini, bilirkişi raporları ile taşınmazın değerinin hatalı olarak tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... vd vekili; davacı kooperatifin ticari amaç güdemeyeceğini, bilirkişi raporları ile taşınmazın değerinin hatalı olarak tespit edildiğini belirterek kararın bozulması talep etmiştir. 5. Davalı ... vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. 6. Davalılar ... vd. Vekili; bilirkişi raporlarına itirazlarının incelenmeden yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, mazeretlerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nin “Hüküm, Hükmün Verilmesi ve Tefhimi” başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “Hükmün Yazılması” başlıklı 298 inci maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı kararında; kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği belirtilmiştir. Somut olayda; tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının farklı olduğu görülmüştür. Şöyle ki; 28.09.2023 tarihli son celsede, "davanın kabulü ile, dava konu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, dosyanın satış memurluğu aşamasına geldiğinde kıymet takdir komisyonunca belirlenecek muhdesat değerlerine göre, muhdesat değerlerinin sahiplerine ödenmesine,” dair karar verildikten sonra, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise, " 8264 ada1 parsel ve 805 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin dosyada bulunan tapu kaydı esas alınarak tapu kaydındaki hisse oranında ve dosyaya ibraz edilen veraset ilamları esas alınarak davacı ile davalılara hisseleri oranında ödenilmesine," karar verilmiştir. Bu şekilde tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmış olup, bu husus kararın infazında tereddüt oluşturacağından, çelişki giderilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; ortaklığın giderilmesi istemli davalarda; paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında muhdesat sahibi paydaş da dahil olmak üzere tüm paydaşlara (ortaklara) payları oranında dağıtılır. Dava konusu taşınmaz 805 ada 1 parsel üzerinde altı adet yapı bulunmakta olup bir kısım davalılar tarafından muhdesat iddiasında bulunulmuş, davacı vekili yapıların yıkımı konusunda belediye encümen kararının dosyada bulunduğunu beyan etmiş, bir kısım davalılar vekili yapılar ile ilgili imar affı dosyalarının mevcut olduğunu belirtmiştir. Davalı ...’nin ise muhdesatın tespiti davası açtığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu 805 ada 1 parsel üzerinde altı adet yapı ile ilgili muhdesat oranlaması yapılıp yapılmayacağının tartışılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde çelişkili hüküm kurulması doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.