1. Hukuk Dairesi 2015/713 E. , 2017/3401 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil is…
**1. Hukuk Dairesi 2015/713 E. , 2017/3401 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, ortak miras bırakanları ...'nun kayden malik olduğu 40 ada, 4 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü, 12.2.2001 tarihli vekaletname ile vekil kılınan davalı ...'nun, 15.10.2001 tarihinde diğer davalı ...'a satış yoluyla devrettiğini, temlik tarihi itibariyle murisin hukuki ehliyetinin olmadığını ileri sürerek, hukuki ehliyetsizlik ve geçersiz vekalete dayalı temlik nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde 24.000.-TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanana delillerden, davalı tarafından mirasbırakan ...'nın vekili sıfatı ile dava konusu taşınmaz ile 40 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümün 15.10.2001 tarihinde davalı ...'ye temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.