11. Hukuk Dairesi 2016/2677 E. , 2017/5137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2013/99-2015/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle
**11. Hukuk Dairesi 2016/2677 E. , 2017/5137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2013/99-2015/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili tarafından yazılan ve ulusal bir gazetede yayınlanan “Sivilleşme ve Demokrasi” isimli makalenin davalı tarafından kopyalanarak ve davalının ideolojine göre tahrif edilerek kendi eseriymiş gibi bazı internet sitelerinde defalarca yayınladığını, bu şekilde müvekkilinin manevi hakları ve kişilik haklarının ihlal edildiğini, ayrıca bir internet sitesinde dava konusu yazının altına yapılan yorumlara davalının verdiği yanıtlarda da müvekkili hakkında ithamlarda bulunduğunu, bundan dolayı müvekkilinin kişilik haklarının bir kez daha ihlal edildiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı kişilik hakkı ihlali ve manevi zararların karşılanması için 20.000,00 TL manevi tazminatın yazıların yayınlandığı 29.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davacının makalesinin bilimsel bir araştırmayı veya incelemeyi yansıtmadığını, makalenin Türkiye'nin gündeminde olan ve hemen her köşe yazarının ele alıp değerlendirdiği bir konu olduğunu, her iki yazı içeriği bir bütün halinde incelendiğinde konunun benzer olduğu ancak davacıdan tamamen farklı görüş ve bakış açısıyla değerlendirme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu makalenin belirli bir kurgusal temelle oluşturulduğu, yazara ait görüşlerin belirli bir plan çerçevesinde aktarıldığı ve vasat düzeyin üzerinde olduğu, bu haliyle eser niteliği taşıdığı, davacıya ait eser ile davalı tarafından yazılan köşe yazısı arasında büyük oranda aynılıkların dikkat çektiği, davacının dava konusu eseri davalının köşe yazısından çok daha önce yayınlandığı ve davalının davacının eserinden iktibas serbestisi kuralını aşar şekilde yararlandığı, bu nedenle davalının davacının makalesinden ölçüyü aşar şekilde alıntılar yaparak FSEK’in 15. maddesi gereğince adın belirtilmesi hakkı ve FSEK’in 16. maddesi gereğince eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı olmak üzere iki adet manevi hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 511,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.