8. Hukuk Dairesi 2022/4471 E. , 2023/1583 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/518 E., 2022/61 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/182 E., 2020/86 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ve asıl dosya davacıları vekili …
**8. Hukuk Dairesi 2022/4471 E. , 2023/1583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/518 E., 2022/61 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/182 E., 2020/86 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ve asıl dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Temyize konu ... İli ... İlçesi ... Köyü 176 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 3558,67 m2 kagir ev ve arsası vasıflı kazandırıcı zamanaşımı ve ırsen intikal ile ... adına tespit yapılmıştır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İli ... İlçesi ... Köyü 174 ada 20 parsel, 175 ada 3 ve 6 parsel, 177 ada 11 parsel, 184 ada 1 parsel, 289 ada 28 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde davalılar adına tespitinin yapıldığını, davacıların kök muris ... mirasçıları olduğunu, murisin terekesinin taksim edilmediğini, iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin devam ettiğini, muristen gelen diğer taşınmazların (174 ada 5 parsel, 294 ada 6 parsel,189 ada 20 ve 24 parsel, 295 ada 1 parsel, 184 ada 2 parsel, 185 ada 1 parsel) verasette iştirak olarak ... mirasçıları adına tescil edildiğini, bu parseller yönünden yapılan tespitin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tespit tutanaklarının iptaline ve davacıların müşterek murisi ... mirasçıları adına verasette iştirak halinde tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesiyle; ... Köyü 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın yamaç, taşlık, çalılıkla kaplı olduğunu, Kadastro Kanunu 14 nci ve 17 nci maddesindeki şartların oluşmadığını, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu savunarak tespitin iptaline, dava konusu parselin hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ..., ... ve ... ortak imzalı cevap dilekçesiyle; dava konusu taşınmazların kök muris ...'na ait olduğunu, taşınmazların ... dışındaki kendileri adına tespit gördüğünü, 174 ada 20 parselin ise ... adına tespit gördüğünü, kök murisin dava konusu taşınmazlardan başka olarak 8 parça daha taşınmazı olduğunu, dava konusu 289 ada 28 parselin kök muris tarafından ...'in eşi ve diğer davalıların annesi olan ...'na ziynet bedeli olarak 1962 yılında hibe edildiğini, 174 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki diğer taşınmazların ise yine kök muris tarafından ...'e 15.07.1966 tarihli senetle satılmak suretiyle devredildiğini, diğer mirasçılarının herhangi bir hakları olmadığını, davacıların dışındaki diğer mirasçıların itiraz etmediklerini, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu taşınmazlarda davacıların herhangi bir hakkı olmadığını, çok eski zamanlarda yapılan taksim sonucunda müvekkilerine atalarından geçtiğini ve imar ihya suretiyle zilyet ve tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen ... Mahallesi 174 ada 20, 175 ada 3, 175 ada 6, 177 ada 11, 184 ada 1, 289 ada 28 parsel sayılı taşınmazların evveliyatında kök muris ... tarafından kullanıldığı, vefatından sonra dava konusu edilen taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı, davalıların bu taşınmazları kullanırken dosyaya sunmuş oldukları satış senedine dayandıklarının bilirkişilerce de beyan edildiği, bahse konu satış senetlerindeki hudutların dava konusu taşınmazları kapsadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin ve zirai muhdesatların davalı tarafından yapıldığı ve ekilip dikildiği, bu nedenlerle davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile "1-Asıl dosya davacılarının davalarının tamamının reddi ile, ... İli ... ilçesi ... Mahallesi 174 ada 20 parsel, 175 ada 3 parsel, 174 ada 11 parsel, 184 ada 1 parsel, 289 ada 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, Birleşen 2007/80 E sayılı dosya davacısının davasının reddi ile, ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl dosya davacılar vekili ve birleşen dosya davacısı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl dosya davacıları vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların kök muris ...'dan geldiğini, ölümüne kadar kendisi tarafından kullanıldığının mahkemece de kabul edildiğini, araştırılması gereken hususun taksim yapılıp yapılmadığı hususu olup, okuma yazma bilmeyen birinin imza atarak sözleşme düzenlediğini, imzaların birbirinden farklı olduğunu, satış sözleşmesinin geçerli olmadığını, sözleşmede adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenilmesi gerektiğini, tanıklar ve mahalli bilirkişilerin sözleşme olup olmadığından haberdar olmadıklarını bildirdiklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece ret kararı verilirken delillerin takdirinde yanılgıya düştüğünü, bilirkişi raporunda taşınmazın A ve B olarak ayrıldığını, A ile gösterilen kısmın çalılık, kayalık arazisi olduğunu ve tarımsal faaliyet yapılmadığını ifade ettiğini, B ile gösterilen kısmın ise imar ihya edildiğini belirttiğini, keşfe katılan tanık ve mahalli bilirkişilerin taşınmazın üzerindeki evin yapılma tarihi ile davalı tarafından kullanıldığını ve öncesini bilmediklerini, tanık ...'in taşınmazı davalının Hazineden açtığını ve babasıyla ilgisinin olmadığını söylediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise keşifte dinlenilen davacı tanığı ... tarafından, 175 ada 6 parselin babasıyla ilgisi olmadığı ve ... tarafından Hazineden açıldığını ve onun zilyetliğinde olduğunu söyleyerek davalı ...'nun bu doğrultudaki savunmasını doğrulaması ve dinlenilen diğer kişiler tarafından da aksi yönde beyanda bulunulmaması karşısında, davacıların bu parselin kök muristen geldiğine yönelik iddialarını ispatlayamadıklarından, ana davanın bu parsel yönünden reddinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte, 06.02.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporuyla, 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A ve B kısımlarından B kısmının, üzerindeki çalılar ve taşlar temizlenerek teras ve tesviye yapılarak imar ihya edilmek suretiyle tarımsal faaliyete elverişli duruma getirildiği ve uzun zamandan beridir sürülüp ekilerek ve meyve ağacı yetiştirilerek tarımsal faaliyete konu olan kültür arazisi niteliğinde olduğundan bu kısım hakkındaki davanın reddi yerinde ise de, A kısmının halen çalılık ve kayalık arazi olup herhangi bir kullanım bulunmadığı belirlendiğinden, birleşen dosya davacısı Hazinenin A kısmı hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesi ile asıl dosya davacıların ve birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 184 ada 1 parsel ve 289 ada 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, dava konusu aynı yer 174 ada 20 parsel, 175 ada 3 parsel, 175 ada 6 parsel ve 177 ada 11 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline 174 ada 20 parsel, 175 ada 3 parsel ve 174 ada 11 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'nun ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen 20.06.2005 tarihli ve 2005/304 Esas - 2005/301 Karar sayılı mirasçılık belgesinde yazılı mirasçıları adına ve payları oranında tesciline, dava konusu 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi Halil Parlak'ın 14.11.2015 tarihli raporunda ve ekindeki krokide B harfiyle gösterilen 3.132,23 m2 lik kısmının tespit gibi kargir ev ve arsası niteliğiyle davalı ... adına tapuya tesciline, A harfiyle gösterilen 426,44 m2 lik kısmının ise ayrı bir parsel numarası verilerek kayalık ve çalılık niteliğiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen dosya davacısı Hazine temyiz dilekçesinde; temyize konu 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın B kısmına yönelik verilen tespit gibi tescil kararının hukuka aykırı olduğunu, zira ziraat bilirkişi raporu ile jeodezi mühendisinin hazırladığı raporların birbiriyle çeliştiğini ileri sürerek, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temyize konu taşınmaz 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarufu altında olan yerlerden olup olmadığı ve kök murisleri ...’dan intikal edip etmediği, intikal etmiş ise terekesinin taksim edilip edilmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Dava kadastro tespitine itiraz davasıdır. Temyize konu 176 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... tarafından Hazineden açıldığı ve onun zilyetliğinde bulunduğu, 06.02.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporuyla, 175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda B kısmının, üzerindeki çalılar ve taşlar temizlenerek teras ve tesviye yapılarak imar ihya edilmek suretiyle tarımsal faaliyete elverişli duruma getirildiği, bu sebeple B kısmı hakkındaki davanın reddinin yerinde olduğu, A kısmının ise halen çalılık ve kayalık arazi olup herhangi bir kullanım bulunmadığı belirlendiğinden, birleşen dosya davacısı Hazinenin A kısmı hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de 26.10.2016 tarihli jeodezi bilirkişisi Levent Özmüş'ün raporunda 1992 tarihi hava fotoğrafının incelenmesinde A ve B'nin boş olduğu, içinde çalılar ve taşların bulunduğu belirtildiğinden, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut beyanı ile ziraat bilirkişisinin hava fotoğrafına aykırı ve hüküm kurmaya elverişsiz raporuna göre karar verilemeyeceğinden, B harfi ile gösterilen bölüm yönünden de Hazinenin davasının kabulüne ve bu bölümün de Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.