4. Hukuk Dairesi 2013/2197 E. , 2013/17956 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**4. Hukuk Dairesi 2013/2197 E. , 2013/17956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu haberin, ....Gazetesi'nin 13.09.2011 tarihli yayınında ''....'' başlığıyla yayınlandığı ve haberde ''.......soruşturmasında 16 Ekim 2009 da arama yapılacağı bilgisinin üç kamu görevlisi tarafından şüphelilere ulaştırıldığı iddia edilmişti.....Müdürlüğünde üst düzey bir yöneticinin arama kararının dönemin ....Bakanlığı Özel Müdürüne ilettiği, bu kişinin de ....haber verdiği öne sürülmüştü..'' ifadelerine yer verildiğianlaşılmaktadır. Davacı,... Bakanlığı Özel Kalem Müdürü görevini yaptığı döneme ilişkin olarak küçük düşürmeye ve rencide etmeye yönelik hakkında yapılan gerçeğe aykırı yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, basının görevinin ülkenin önemli birimlerinde meydana gelmiş veya varlığı iddia edilen yolsuzlukları kamuoyuna iletmek, böylece yetkilileri harekete geçirmek olduğunu, dava dışı ....'ın şüpheli sıfatı ile bu konuda ifadesine başvurulduğunu, dava konusu haber ile aynı mahiyette haberler yayınlandığını, söz konusu vakıanın Türkiye Büyük Millet Meclisinde soru önergelerine konu olduğunu, haberin hukuka uygun olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacının görevde bulunduğu dönemde arama yapılacağı bilgisini bir kısım şüphelilere ulaştırması şeklindeki haberin gerçek olmadığı, davacı hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma yapılmadığı, haberin kamu yararı ölçülerine uygun olmadığı, davacı ve eşinin köstebek iddiası haberi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verildi.