9. Ceza Dairesi 2021/12288 E. , 2025/2237 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/253 E., 2019/396 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Ma
**9. Ceza Dairesi 2021/12288 E. , 2025/2237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/253 E., 2019/396 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan beraatine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, istinaf başvurusundaki hususları tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin iradesi dışında aldığı alkol nedeniyle hareketlerini yönlendirme yeteneğini kaybettiğine, bu nedenle rızasının olmadığına, cinsel istismar suçundan cezalandırma yapılmasa bile cinsel taciz suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine, kararın bozulması talebin ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde hükmün neden dolayı bozulması gerektiği hususunda sebep göstermediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca vaki temyiz isteminin,reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Davasız bir yargılama yapılamaz. (YCGK 19.01.2016 gün 2015/6-542 E. 2016/22 K.) Yargıtay tarafından önüne gelen olay ile ilgili bir temyiz incelemesi yapabilmesi için de şüphesiz ki yöntemince açılmış bir "temyiz davası"nın bulunması gerekir. Hukukumuzda otomatik / re'sen gerçekleşen bir temyiz yolu bulunmamaktadır. Bu nedenle bir temyiz davasından söz edilebilmesi için CMK'nın 286 ve devamı maddelerine göre yapılmış bir talep bulunmalıdır. Bu temyiz talebinin istek ve kanunda öngörülen süre koşulu dışında 5237 sayılı Kanun ile getirilen "temyizde gerekçe gösterme" şartını da taşıması gerekir. CMK'nın 294. Maddesinde "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; istinaf kanun yolundan farklı olarak temyiz kanun yolunda ilgili "hükmün hukuka aykırı olması" nedenini ileri sürerek hükmün esasına etkili olan maddi olayların yanlış değerlendirildiğini veya yargılama hukukuna aykırılık oluşturan hususları belirtmek zorundadır. Kanun koyucu soyut olarak "temyiz gerekçesi" kavramını dahi tercih etmeyerek temyiz nedenini daha somut bir ifade ile "hükmün neden dolayı bozulmasının istendiği" şeklinde belirtmiştir. Burada belirtilen nedenler elbetteki Yargıtay'ın da temyiz incelemesinin sınırlarını belirlemesi yönünden önem arz etmektedir. CMK 289. Madde sayılan haller haricinde temyiz incelemesi ancak temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ilişkin olarak yapılabilecek, diğer konular inceleme dışında tutulacaktır. CMK 295. Maddesinde temyiz dilekçesinin gerekçe içermemesi halinde temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilebileceği belirtilmiştir. Buna göre temyiz dilekçesi bir gerekçe içermiyor ve yasal süresi içerisinde gerekçeye ilişkin eksikliği giderilmeyen dilekçelerin CMK 298. Maddesine dayanılarak reddedileceği şüphesizdir. Sayın çoğunluk tarafından katılan Bakanlık vekilinin 16.04.2019 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz sebebi içermediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de; Anılan dilekçe içeriğinde "... İstinaf başvurumuzdaki hususları tekrarla BAM kararının bozulması gerektiği düşüncesindeyiz..." Şeklinde yazılmak suretiyle temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesine atıf yapıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda elbetteki atıf yapılan dilekçeye bakılmalı, burada CMK'nın 294. maddesi anlamında bir gerekçe bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Eğer temyiz gerekçesinin mevcut olduğu görülürse istinaf dilekçesinin temyiz dilekçesi ile atıf yapılan bölüm veya bölümleri bir bütün olarak temyiz gerekçesi olarak kabul edilmelidir. Eğer atıf yapılan istinaf dilekçesinde de kanunun aradığı anlamda bir gerekçe bulunmamakta ise temyiz talebinin CMK 298. Maddesine dayanılarak reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. Atıf yapılan istinaf dilekçesindeki nedenler ile istinaf kanun yolunda umduğu sonucu elde edemeyen ilgilinin aynı gerekçeler ile hukuka aykırılığın bu kez temyiz yolunda giderilmesini beklemesi elbetteki doğal bir haldir. Davanın taraflarının bir kısım hukuka aykırılıkları ileri sürdükleri yazılı dilekçelerine veya duruşma zaptına geçen bu minvaldeki beyanlarına, yargılamanın başka aşamalarında ve özellikle temyiz sırasında atıfta bulunmaları mümkündür, bunu yasaklayan veya kısıtlayan bir yasa hükmü de bulunmaktadır. Ceza yargılaması hukukunda Kanun tarafından açıkça yasaklanmamış olan hususların uygulamasının mümkün olduğu ilke olarak kabul edilir. Kaldı ki; bilimsel makalelerde, mahkemelerde ve hatta Yargıtay kararlarında bile başkaca kararlara veya bilimsel görüşlere yer verildiğinde sıklıkla bunlara atıf yapılmakla yetinilmekte, atıf konusunu yeniden yazma gereği duymamaktadır. Ceza Genel Kurulu bir kararında temyiz talebinde bulunan Cumhuriyet savcısının yargılama sırasında açıkladığı esas hakkındaki mütalaasına yaptığı atfı temyiz nedeni olarak kabul etmiştir. Somut olayda katılan Bakanlık vekili süresi içerisinde ibraz ettiği 16.04.2019 günlü temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesine atıf yaptığı, istinaf dilekçesinde ise "...Mağdurun iftira atması için sebebi olmamasına rağmen beyanlarına itibar edilmeden beraat kararı verilmesi veya aksi kanaatte ise en azından reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun değerlendirilmemesi kararın kaldırılmasını gerektirmektedir...." (CGK 9.4.2019 gün 2018/109 E. 2019/302 K.) demek suretiyle temyiz nedeni bildirdiğinin anlaşılması karşısında katılan vekilinin CMK'nın 294. maddesine uygun nitelikteki temyiz dilekçesinin kabulü ile dava dosyasının bu yönden de esastan incelenmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun temyiz isteğinin reddi yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.