9. Ceza Dairesi 2023/10713 E. , 2023/7571 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1169 E., 2023/1165 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin kurulan hükmü süresinde temyiz etmesinden sonra sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 30.08.2023 tarihli dilekçe ve 03.11.2023 günlü yazılı ifadesiyle temyizden vazgeçtiği…
**9. Ceza Dairesi 2023/10713 E. , 2023/7571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1169 E., 2023/1165 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin kurulan hükmü süresinde temyiz etmesinden sonra sanığın cezaevi aracılığıyla gönderdiği 30.08.2023 tarihli dilekçe ve 03.11.2023 günlü yazılı ifadesiyle temyizden vazgeçtiğini bildirdiği görülmekle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2023/57 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 ncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/1169 Esas, 2023/1165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına, alt sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mağdurenin 22.07.2011 doğumlu olduğu, sanığın olay tarihlerinden biri olan 02.08.2022 tarihinden takriben 4-5 gün kadar önce mağdureyi gördüğünde mağdureye sarılmaya ve yanaklarından öpmeye çalışarak "Seni çok seviyorum bunu unutma" şeklinde sözler söylediği, mağdurenin 01.08.2022 tarihinde Pazartesi akşamı saat 01.00 sıralarında tatlıcıya gittiği, orada bulunan şapkalı adamın mağdureyi çağırarak sanığın paraları sayamadığını söylediği, mağdurenin yardım için orada bulunurken poposunda bir dokunma hissettiği, bu olayın bir kaç kez olduğu, mağdure tam oradan ayrılırken de poposunda iki kez hafif şekilde vurma ve okşama hissettiği, yanında sanıktan başka kimse olmadığı için olayı gerçekleştiren kişinin sanık olduğunu anladığı, mağdurenin 02.08.2022 günü önce kokoreç dükkanlarının bulunduğu yerde tuvalete gittiği, tuvalette para toplayan sanığın kendisine ... diye seslendiğini, mağdurenin "Efendim abi" diye cevap verdiği, sanığın mağdureye hitaben "... seni yanağından bir kez öpebilir miyim" dediği, mağdurenin bunu iyiniyetle kabul ettiği ancak sanığın mağdurenin yanaklarından tutarak iki üç kez öptüğü, mağdure kafasını çevirirken mağdurenin yüzünü tutarak dudağından öpmeye çalıştığı, bunun üzerine mağdurenin sanığı ittirdiği, mağdurenin tam kapıyı çektiği sırada sanığın "Bir kere öpeyim ne olur" dediği, mağdurenin cevaben asla böyle bir şey olamayacağını söylediği, mağdurenin bölmenin içinde olduğu esnada sanığın kapı aralığından mağdurenin poposunu okşadığı, mağdurenin yaşadığı olay sebebiyle tuvaletten iki üç dakika çıkamadığını, bulunduğu yerde sanığın arkası dönük biriyle konuştuğunu görünce koşarak annesine olanları anlattığı, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı, tutarlı ve dosya kapsamındaki delil durumuyla örtüşür mahiyetteki beyanlarının mahiyeti, adli görüşmeci raporunda mağdurenin beyanının güvenilir olduğunun mütalaa edilmiş olması, Mahkemece kabul edilen oluş Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2021/992 Esas, 2021/1693 Karar sayılı emsal ve benzer mahiyetteki kararı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın 3 farklı tarihteki eyleminin ani ve kesintili eylemler silsilesi olması da dikkate alındığında, sabit görülen eyleminin zincirleme şekilde sarkıntılık seviyesinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçuna vücut verdiğine Mahkemece tam bir vicdani kanaat edinilmekle, sanığın eylemlerinin yoğunluğu da dikkate alınarak teşdiden tecziyesine, her ne kadar sanık tarafından atılı suçlamalar kabul edilmemiş ise de, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarında sıklıkla vurguladığı üzere suç atması için herhangi bir neden bulunmayan mağdurenin kendi iffetini zarara uğratacak ve toplum önünde ifşa olunacak hususları tüm açıklığıyla sırf iftira atmak amacıyla dile getirdiğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmekle, dosyadaki delil durumu itibariyle sanık savunmalarına Mahkemesince itibar edilmediği, kabul edilen ilk eyleminden mütevellit cinsel taciz suçundan müstakilen ceza verilmesi talebinde bulunulmuş ve Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.03.2017 tarihli ve 2017/379 Esas, 2017/1223 Karar sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde ihdas edilen cinsel taciz suçu ile 103 üncü maddesinde ihdas edilen cinsel istismarı suçunun ayrı suçlar olması hasebiyle birbiriyle teselsül etmeyeceği kaleme alınmış ise de, mağdurenin aşamalardaki ilk anlatımına göre eylemin sarkıntılık seviyesinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçuna vücut vermesi, Mahkemenin 5271 sayılı Kanun'un 225 ve 226 ncı maddeleri uyarınca iddianamedeki anlatımla bağlı olup, suç nitelemesiyle bağlı olmaması gerekçeleriyle, sanığın ilk eyleminin de sarkıntılık seviyesinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçuna vücut vermesi sebebiyle, sanığın değişen ve dönüşen eyleminden dolayı cinsel taciz suçundan müstakilen hüküm kurulması yoluna gidilmediği ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına, alt sınırdan ceza verilmenin hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2023/1169 Esas, 2023/1165 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.