11. Hukuk Dairesi 2018/2010 E. , 2019/3723 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/50 E. - 2016/523 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/1273-2018/125 sayıl…
**11. Hukuk Dairesi 2018/2010 E. , 2019/3723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/50 E. - 2016/523 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/02/2018 tarih ve 2017/1273-2018/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; müvekkillerinin 2013/106321, 2010/10560, 2009/38523, 2011/36869, 2013/61946, 2013/02481 sayılı ve "AÇ BİTİR", "AÇ BİTİR", "AÇ-BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR", "PINAR AÇ BİTİR", "AÇBİTİR KOKTEYL" ibareli markaların sahibi olduğunu, bu ibarenin ayırt edici hale getirildiğini, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "İNAN AL BİTİR" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2014/45347 sayılı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak davalı YİDK'nın 2015-M-1831 sayılı kararıyla reddedildiğini, başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2015-M-1831 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde başvuru markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili; markaların benzer olmadığını, başvuru markasında “İNAN” ibaresinin ön planda olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, kötü niyet iddialarının yersiz olduğunu, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili; başvuru markası ile davacılara ait markaların benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru markasının özgün nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.