11. Ceza Dairesi 2021/4257 E. , 2024/1920 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/189 E., 2016/82 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihind…
**11. Ceza Dairesi 2021/4257 E. , 2024/1920 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/189 E., 2016/82 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gölpazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/189 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça konu 21.02.2011 tarihli ''Ziraat Bankası Genel Tarımsal Krediler'' başlıklı kredi sözleşmesinde kefil olarak ... göründüğü halde, katılan ...'in yerine sanık ...'ın imza attığı, sanık ...'nın temyiz dışı sanıklar ..., ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Temyiz dışı sanık ..., suça konu sözleşmeyi 2011 yılı şubat ayı başlarında imzaladığını kabul etmiş ancak kefil olarak kendisinin göründüğünü sandığını beyan ederek suçu tevil yoluyla ikrar etmiştir. 3. Sanık ..., borçlusu olduğu suça konu kredi sözleşmesini ...'ın kefil olarak imzaladığını, banka görevlilerinin hatası nedeniyle sözleşmenin ... adına düzenlendiğini beyan ederek suçu tevil yoluyla ikrar etmiştir. 4. Katılan ..., suça konu sözleşme altında kefil olarak göründüğünü ancak adına atılan imzanın kendisine ait olmadığını beyan ederek katılmak istemiştir. 5. Tanık ..., sanık ...'nın tavuk kümesi yapımı için kredi başvurusunda bulunduğunu, bankanın kefalet olarak ipotek istemesi üzerine katılan ...'in evinin ipotek olarak gösterildiğini, ancak sonradan bu ipoteğe gerek duyulmayıp, katılanın kefaletinin istendiği, banka güvenlik memuru ve sanıklar ... ve ... ile birlikte Adapazarı'na gittiklerini, kimlik kontrolü yapıp, kefile kimlik bilgilerine ilişkin sorular sorduğunu, sistemden imza ve yazı örneklerini kontrol ettiğini, Şehnaz olduğunu söyleyen kişinin sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, ancak banka müfettişlerinin denetimi sırasında kefil olarak imza atan kişinin katılan ... olmadığının ortaya çıktığını beyan etmiştir. 6. Mahkemece, suça konu ... ve ...'nın borçlusu olduğu banka kredi sözleşmesinde kefil olarak ... görünmesine rağmen, onun bilgisi ve rızası olmadan temyiz dışı sanık ... tarafından katılan yerine imzalandığı, sanık ...'nın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 207 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca özel belgede sahtecilik suçundan ek savunması alınmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar mevcut olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 tarihli ve 346-25 Esas, Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen ikinci cümle hükmünün suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.