11. Hukuk Dairesi 2022/4897 E. , 2023/6906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/760 Esas, 2022/655 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/560 E., 2019/1053 K. Taraflar arasındaki sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvur
**11. Hukuk Dairesi 2022/4897 E. , 2023/6906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/760 Esas, 2022/655 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/560 E., 2019/1053 K. Taraflar arasındaki sorumluluk davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin ortağı, davalıların 05.07.2017 tarihine kadar ki yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı ...'ın ise halen yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, belirtilen tarihe kadar yönetim kurulunu oluşturan davalıların şirket genel kurulu için çağrı yapmadığını, bu hususta gönderilen ihtar gereğinin de yerine getirilmemesi üzerine çağrıya izin için dava açıldığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/180 E. 2017/349 K. sayılı ilamı ile çağrı için izin kararı verildiğini, kayyım tarafından ilan süreçleri yapılarak toplantının 05.07.2017 tarihinde yapıldığını, bu çağrı için masraflar yapıldığını, şirket zararını ortadan kaldıracak hiçbir davranışta bulunulmadığını, yönetim kurulu üyeleri üzerinde ciddi miktarda şirket parası olduğunu ileri sürerek davalıların şirkete verdikleri zararların bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi ile şimdilik 250.000,00 TL alacağın avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin 2013 yılı genel kurulunun 20.06.2014 tarihinde çağrısız olarak yapıldığını, bu genel kurulda yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibra edildiğini, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ayrı ayrı görüşülüp müzakere edilip, yönetim kurulu raporu ve denetim kurulu raporunun genel kurulun oyuna sunulduğunu, yapılan oylama sonucunda kabul edildiğini, Elif ve ...'ın yönetim kurulu üyeliklerinden istifa ettiklerinden yerlerine geçecek herhangi bir atama olmadığından istifalarından sonra yerlerine atama yapılmadığından şirketin organsız kaldığını, istifadan sonraki süreç için sorumluluk yüklenemeyeceğini, organsız kalan şirketin 2014 ve devamı yıllarda gayri faal olarak ticari yaşamını sürdürdüğünü, bu süreçte davacının şirkete karşı kayıtsız kaldığını, ödemesi gereken sermaye taahhüt borçlarını ödemediğini, şirkette tek seçilmiş yönetim kurulu üyesinin şirketin zaruri masraflarını kendi kişisel birikimi ile karşıladığını, kayyım tarafından yapılan genel kurulda davacı ve diğer ortakların davet edilmesine rağmen katılmadıklarını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belirtilen tarihlerde yönetim kurulu üyeliği yapan davalıların bu sürede şirketi zararlandırıcı eylem ve davranışlarda bulunduğu, kusurlu olan davalıların sorumlu olduğu iddia edilmesine rağmen zararlandırıcı eylemlerin ispat edilemediği, davalılardan, ...'nin davadan önce şirketten aldığı borcu kapattığı, tüm ortakların sermaye koyma taahhütlerini tamamen yerine getirmedikleri, sermaye taahhüt koyma borcunu yerine getirmeyen ortaklarla ilgili şirket tarafından ıskat veya borcun tahsili yoluna gidilebileceği kanaatine varılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların, mali anlamdaki görevlerini yerine getirmedikleri gibi, şirketin genel kurulunu dahi toplamadıklarını ve şirket ortaklarına hesap dahi vermediklerini, sermaye koyma borcunun ifası hususunda karar almadıklarını, sermaye koyma borcunu da ifa etmediklerini, üstelik üzerlerinde ciddi şirket parası varken ve şirket zarar ederken, bu konularda yönetim kuruluna ait hiçbir yasal görevi ifa etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini isteniştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; şirket yöneticilerinin şirketi uğrattıkları zararın tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 553 üncü madde ve devamı 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.