7. Hukuk Dairesi 2022/5202 E. , 2023/5935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/838 E., 2022/779 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/103 E., 2021/45 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**7. Hukuk Dairesi 2022/5202 E. , 2023/5935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/838 E., 2022/779 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/103 E., 2021/45 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Kent Yapı Kooperatifinde üyelik hakkı ve hissesi olduğunu, bu hissesini ... isimli şahsa satmak istediğini, bu konuda davalı ...'nın komisyon ve aracılık yaptığını, davalı ...'in davacıya, evin takas yolu ile ...'ya 115.000,00 TL'ye satılması konusunda ve kendisine ödenecek ücrete ilişkin komisyon sözleşmesi imzalattığını, anlaşmaya göre alıcının 40.000,00 TL nakit para ödeyeceğini, kalan 75.000,00 TL'nin ise alıcı ...'in kardeşi ...'ya ait olan Gecekondu Yasa'sına tâbi ve üç yıldır zilyetliğinde bulunan arsanın noter marifetiyle davacıya haklarının verilmesi şeklinde gerçekleşeceğini, davacının, alıcının kardeşinden İzmir Noterliğinden düzenleme şeklinde vekâletname aldığını, emlakçı-davalı ...'nın planlı olarak ve davacıyı dolandırmak kastı ile inşaat işinin yapılmasında yardımcı oluyor gibi göründüğünü, güven verici davranışlar sergilediğini, sonrasında davalı ...'in ortadan kaybolması ve telefonunun kapalı olması nedeniyle yapılan araştırmada tapunun 15.01.2010 tarihinde ... üzerine çıkarıldığını, aynı tarihte ...'in vekâlet ile değerinin onda birine ...'a arsa ve evi sattığını öğrendiklerini, davalıların bilerek, kötü niyetli olarak yolsuz tescile devam ettiklerini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalıların hileli hareketleri, birlik hâlinde kötü niyetli ve planlı olmaları nedeniyle davalılara yapılan satış işlemi ve yolsuz tescillerin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline, aksi hâlde arazi ve villanın toplam bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, iyi niyetli kişi olduğunu, davacı ve davalı olarak gösterilen ...'nın iş ortağı olduklarını, her ikisinin de emlakçılık yaptığını, ... ile davacı arasında ortaklıktan kaynaklı husumetlerin ve hesaplaşmaların iyi niyetli davalının mağduriyetine sebep olduğunu, davalının söz konusu taşınmazı gerçek değerinde tapu maliki gözüken kişiden bizzat tapu dairesinde taşınmazın bedelini nakden ödemek suretiyle satın aldığını, bedelin bizzat satışa aracılık eden emlakçı ...'ya ödendiğini, davalı ...'in tapuyu 09.02.1987 tarihinde iktisap ettiğini, davalının ise tapuyu devir aldığı tarihin 15.01.2010 olduğunu, davacının bu yöndeki iddiasının asılsız olduğunu, vekâletnamelerin satış kelimesini içermediğini, alıcısının kimliğini belirtmediğini, bu nedenle satış muamelesi olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in davalı ...'in kızı olduğunu, taşınmazın 09.02.1987 yılında ...'e satışı sırasında satıcıya vekâleten hareket ettiğini, dava konusu olaylarla davalı ...'nın hiçbir ilişkisi olmadığını, davalı ...'in 23.05.2006 tarihinde dava dışı ...'a dava konusu arsayı sattığını ve parasını da aldığını; ancak satışın noterden yapıldığını, bu amaçla adı geçene vekâletname verdiğini, davalıyı 2009 yılı Kasım ya da Aralık ayında ... isimli şahsın aradığını, arsayı kendilerinin aldığını beyanla tapu devrini istediğini, davalının taşınmazı ...'e sattığını, onunla sorununun çözülmesi gerektiğini söylediğini, ... ile birlikte ... yanına gitmeyi teklif ettiklerini, birlikte ...'in demir yollarındaki iş yerine giderek konuştukları ve Halil İbrahim'in arsayı ...'e devrin davalı tarafından yapılmasını istediğini, haricen satışı yapılan taşınmazı alan kişinin de onay vermesi üzerine işlemi başlatın gelip devri yapayım dediğini, 15.01.2010 tarihinde çağırdıklarını, davalı ...'in tapuyu devrettiğini, bu son devir sırasında hiç kimseden herhangi bir nam altında para alışverişi yapmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kandırılmak suretiyle dolandırıldığını ileri sürmüş ise de, davacı yanın tanık olarak bildirdiği ...'nın polis merkezindeki ifadesinde, davacı ... ile davalı ...'nın ortak iş yaptıklarını beyan ettiğini, davacı ile davalı ...'in 2005 yılından beri ortak ve işyerinin resmî kaydının davalı üzerinde olduğunu, davalının kimseyi kandırma kastı ile hareket etmediğini, taşınmaz üzerindeki iki katlı villayı davalının yaptığını ispat edeceğini, davalının ... ile iş ortağı olduğu sırada yaşadığı bir takım olumsuzlukların, davacıyı böyle bir yola sürüklediğini, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/65 Esas sayılı dosyasını bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile resmî yazılı şekil şartına uymayan taşınmaz satışı ya da satış vaadine ilişkin sözleşmelerin geçersiz olduğu, sözleşmenin geçersiz olduğu durumlarda herkesin aldığını iade ile mükellef olduğunu; ancak davalıların sözleşme tarafı olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin tüm tespitlerinin hatalı ve yanlış olduğunu, harici satış olarak belirttikleri, tüm taraflarca taşınmaz satışı ve ücret alımı karşılığında verildiği kabul gören vekâletnameler için taraflarca çok geniş yetkiler verildiğinin belirtildiğini, bu vekâletnameyi vermek için alınan parayı ve devir durumunun açıklanmadığını, Mahkemece "resmî şekil şartına uymayan tapu satışı olmaz" denildikten sonra vekâletname ile taşınmaz edindiğinin belirtildiğini, vekâletname ile zilyetliği kendisine devreden davalılar değil dendiğini, aşamalarda vekâletten bahsedildiğini, arsamızın vekâletini aldım bende denildiğini, davacının emekli olması nedeni ile taşınmazı aldığını, taşınmazı devreden ...'in beyanına göre davacının net olarak dolandırıldığının görüldüğünü, taşınmaz üzerindeki yapının davacı tarafından yapıldığının ispat edilemediği yönündeki tespitin yerinde olmadığını, zilyetlik devri gören taşınmazı son alanın davacı olduğunu, taşınmazın kendisi tarafından yaptırıldığını, Mahkemece vekâleti kim verdiyse verdiklerini ondan isteyebilirsin dendiğini, vekâlet veren ...'ya dava aç dendiğini, davalı olarak görünen kişilerin bilerek isteyerek hileli yollar ile davacıyı kandırdıklarını ve bedelini ödemeden adına yolsuz tescil yaptırdıklarını, diğer davalıların da olayı bilerek kötü niyetli olarak yolsuz tescile devam ettiklerini beyanla kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu olayın farklı yorumlanması gerektiği, 775 sayılı Kanun kapsamında resmî satış yapılamayacağının düşünülmesi, davalı ...'in tapuyu aldığı gün başkasına devretmesi, hakkın kötüye kullanım durumlarının kabul edilmeyeceğinin gözetilmemesi, hileli davranışlarla davacının kandırıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.