22. Hukuk Dairesi 2014/32722 E. , 2016/4413 K. "" Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : 1. İş Mahkemesi DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: …
**22. Hukuk Dairesi 2014/32722 E. , 2016/4413 K.** **"İçtihat Metni"** Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : 1. İş Mahkemesi DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, 28.10.2004 tarihinden beri çalıştığı restoran işyerinin davalı tarafından devir alındığını iddia ederek, davalı hakkında başlattığı işçilik alacaklarının tahsiline dair icra takibinin itiraz üzerinde duruğunu, bu sebeple itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, sözkonusu işyerlerinin devir olarak alınmadığını, içi boş olarak alındığını bu konuda Sulh Hukuk Mahkemesinin delil tesbitinin bulunduğunu, devire dayanak gösterilen sözleşmelerin devir ilişkisinden değil işyerinin bağlı olduğu bina yönetiminin aidat ve borçlarına ilişkin olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalıdan önce işyerini kendi aralarında devir eden dava dışı iki şirketin arasında organik bağ olduğunu, bunlar arasındaki devir ilişkilerinin muvazaaya dayandığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı Kanun'un 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi hükmüne göre mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından işyeri devirlerinde belirtilen hüküm uygulanmalıdır. Anılan hükme göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.