10. Hukuk Dairesi 2023/8093 E. , 2023/8312 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/203 E., 2022/377 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/353 E., 2021/919 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzeri…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8093 E. , 2023/8312 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/203 E., 2022/377 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/353 E., 2021/919 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların babası ...'ın davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışmakta iken İspanya’da direksiyon başında kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, olayın iş kazası olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde maaşının asgari ücret kısmını bankadan aldığını, ayrıca yurt dışı servis başı 500 Euro olmak üzere elden maaş aldığını beyanla her davacı için ayrı olmak üzere 2.500'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için 40.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile ... için 137.234,97 TL, ... için 119.761,11 TL olarak talebini arttırmıştır. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, istinaf mahkemesi kararı doğrultusunda alınan yeni rapor ile ... için 54.689,81 TL, davacı ... için 6.637,56 TL maddi tazminat talepli ek dava açmış ve bu dosya ile birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş, kalp krizi nedeniyle gerçekleşen vefatın iş kazası sayılamayacağını, olayda davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, müteveffanın maaşının banka kayıtlarında ve bordrolarda sabit olduğu üzere net 3.000,00 TL olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffa ...'ın davalı şirkette çalışırken İspanya'da araç yükünü boşaltma esnasında, araç içerisinde kalp krizi geçirerek 21.08.2016 tarihinde vefat ettiği, olayın iş kazası olduğu ve davacıların müteveffanın çocukları olduğu, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın kardiyolog dahil heyete tevdi edildiği ve olayda kaçınılmazlık/kötü tesadüf faktörünün %100 etkili olduğunun belirlendiği, nimet ve külfet dengesinin sağlanması için kusurun %40'ının kazalıya ve kalan kısmının işverene verilmesinin kabul edildiği, müteveffanın asgari ücret+sefer başına 500 Euro prim aldığı, yurda giriş çıkış kayıtlarına göre ayda ortalama 2.28 sefer yaptığı, ortalama sefer priminin 1.140 Euro olduğu, Merkez Bankasının 22.08.2016 tarihli Euro alış kuruna göre 1 Euro = 3.3228 TL olmakla kaza tarihi itibari ile sefer priminin 3.787,99 TL olduğu, davacının ücretinin, brüt 1.647 TL asgari ücret, 3.787,99-TL sefer primi ile aylık brüt 5.434,99 TL, net 3.558,67 TL ve Ramazan ayında kumanya yardımı olarak 120 TL verildiği sonucu aylık ortalama 10,00 TL eklemesi ile net 3.568,67 TL ücret ile çalıştığının tespit edildiği, bölge adliye mahkemesinin kaldırma ilamına uyularak TRH 2010 tablosuna göre yeniden hesaplama yaptırıldığı, meydana gelen iş kazasında kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğu, davalının %60 kusurlu olduğu ve davacıların maddi zararının oluştuğunun dikkate alındığı, hak ve nesafet kuralları, davacıların olaydan sonra duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, psikolojik olarak etkilenme durumu, müteveffanın 48 yaşında olup kalp krizi sonrası vefat etmesi, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve tarafların kusur durumu da gözetilerek manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesi ile maddi tazminat davasında asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile, davacı ... için 191.924,78 TL ve davacı ... için 126.398,67 TL olmak üzere toplam 318.323,45 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 21.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 15.000,00 TL ve davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olanan 21.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, ücret tespitinin hatalı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davacının sefer başına 500 Euro prim aldığı yönünde hatalı tespit yapıldığını, ücretin banka kayıtları ile uyumlu ücret bordrolarındaki tutar olduğu hususunun beyan edilmesine rağmen her hangi bir somut delille desteklenmeyen davacı tarafın iddialarının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda her iki davacı çocuk hakkında da yüksek öğrenim görecekleri ihtimaline binaen tazminat hesaplama yapıldığını, davacıların kaza tarihinde 9 ve 13 yaşında olduğunu, davacıların kaza tarihi itibari ile devam eden yüksek öğrenimleri bulunmadığından yerel mahkeme tarafından verilen kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararında destek paylarının eksik değerlendirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık anlatımları, emsal ücret bilgisi davacının yaptığı işin niteliği bir arada değerlendirildiğinde, davacıların murisinin davalı işveren bünyesinde, uluslar arası tır şoförü olarak çalıştığı, ücretinin asgari ücret + sefer pirimi olduğu, dosya kapsamı ile de davacının sefer başına 500 Euro aldığı, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına göre 2016 yılında ortalama ayda ortalama 2.28 sefer yaptığı, aylık ortama sefer priminin 500 Euro x 2.28= 1.140 Euro olduğu, Merkez Bankasının kaza tarihi 22.08.2016 tarihli efektif Euro alış kuruna göre 1 Euro: 3.3228 TL olmakla, kaza tarihi itibari ile sefer priminin TL cinsinden = 3.787,99 TL olduğu, hükme esas bilirkişi raporunda davacının ücretinin kaza tarihi itibari ile 2016 yılı asgari ücret + aylık sefer primi kabul edilerek yapılan tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, ... ve ... ın ortaöğrenime devam etmesi nedeni ile 25 yaşına kadar destek zararı hesabı yapılmasının doğru olduğu, Yargıtayın güncel içtihatları dikkate alınarak tazminat hesaplamalarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu esas alınarak mirasçılara düşecek pay oranları aktif dönem için (12 yıl) 1/4 ve pasif dönemde kızı ... için 1/3 olarak hükme esas bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, ücret tespitine ilişkin itirazlarının incelenmediğini, destekten yoksun kalma tazminatının hatalı hesaplandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda, öncelikle işveren kayıtları da araştırılmak ,gerekirse bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle ve aylık sefer sayısının 2.28 olduğu hususu da gözetilerek sefer başı davacılar murisine ödenen sefer primi belirlenmeli, bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra sefer yapılan güzergahlar dikkate alınıp bu çerçevede araca ilişkin zorunlu giderler belirlendikten sonra bakiye sefer priminin ücrete dahil edileceği dikkate alınarak hesap raporu alınmalıdır. Diğer yandan, hesap raporuna esas olmak üzere ve davacının sendikalı olup olmadığı belirlenmeksizin sendika nezdinde emsal ücret araştırması yapılmasının yerinde olmadığı ve kuruma yapılan bildirimlere ilişkin ücret bordrolarının imzalı olmadığı da gözetilerek , müteveffa sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odalarından, TÜİK 'ten bilinen devrede alabileceği ücret sorulmalı, yukarıdaki açıklamalar da gözetilerek elde edilecek sonuçlar, dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip gerçek ücret tereddütsüz olarak belirlenmeli, usuli kazanılmış hakların gözetilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.