davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirket tarafından verilen 2018 ve 2019 keşide tarihli muhtelif tutarlı çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, çek bedellerinin tahsili için yapılan takiplerin de sonuçsuz kaldığı, davalı şirket aleyhine Bakırköy 1. Asliye Ticaret mahkemesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile 1997 yılından beri çalışmakta olduklarını, davalının önce ihracat müdürü, sonrasında satış departmanına bağlı ihracat iş geliştirme müdürlüğü yaptığını ve mevcut müşterilerle 17 yıllık tanışıklığı ve operasyonel ve fiyat anlamında ihtiyaçlarına vakıf olması dolayısıyla müşterilerle olan işbirliklerin artırılması ve işbirliği yapılmayan müşterilere de düzenli yeni ticari işbirlikierin başlatılması ve bu taşımalar için taşeron departmanına destek olması ve 2017 tarihinden itibaren bu amaçlar doğrultusunda ihracat yapan Türk müşterilerle iş geliştirme müdürü olarak çalıştığını, davalının bilinçli bir şekilde, iş yerinin kendisi ile olan iş akdinin feshi için kötü niyetli olarak işyerinde bilinçli bir şekilde şirket çalışanlarına karşı agresif tavırlar içerisinde hakarete varan tavırlar sergilemiş ve işyerinin barışçıl ve çözümcül tavırlarına karşı kendi isteğiyle işyerinden ayrılmak istemişi bu isteği üzerine işyeri ile ilişiğinin 24.07.2018 tarihinde sona erdiğini, davalının iş yerindeki konumu ve çalışma süresi dikkate alındığında davacı şirketin bütün ticari sırlarına vakıf, müşterileri iyi tanıyan, fiyatlar, çalışma ve ihale tekliflerini gibi konulan bizzat yürüten ve tespit eden yönetici konumunda çalıştığını, davalı şahsın, işten ayrılmasından kısa bir süre sonra ... isimli rakip şirkette üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığı, davalının işe başladığı müşteriden öğrenilmiş ve davalıların ilk iş olarak davacı şirketin müşterilerini, yeni şirkete kazandırmak ve ayartmak için çalışmalara başladığı ve bu kapsamda davacı şirketin ticari fiyatları, kar marjları, ihale ve çalışma teklifleri, sözleşmeleri ve yurtdışı acente bağlantılarım, ücrellcndirmelerini gibi tüm bilgileri gayet iyi bildiğini ve işi almak adına ciddi haksız bir rekabet ve avantaj sağladığı, davalının, 12.07.2016 tarihli taahhütnamenin hem rekabet hükümlerini, hem de ticari sırların korunması yükümlülüklerini ayrı ayrı ihlal eder eylemler içerisinde bulunduğu, davalı şirketin, davalı yöneticiyi ayartarak yeni İş ve yeni müşteri bulmak peşinde olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ettiği, davalı işçinin Hür İradesiyle Rekabet Etmeme Taahhüdünde bulunmuş olduğu ve bu taahhütlerine Aykırı Hareket Ettiğinden Maddi tazminat Dışında Ayrıca Cezai Şart ödenmesi gerektiğinin, yukarıda arz ve izah ettikleri nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaybıyla, davalıların, 12.07.2016 tarihli taahhütnamenin rekabet ve ticari sırları saklama taahhütlerine aykırı eylemleri nedeniyle 50.000TL cezai şart bedelinin ve davacının uğradığı maddi zararın tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi/durdurulması ile şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın İhlal tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.