1. Hukuk Dairesi 2009/12169 E. , 2009/13961 K. "" MAHKEMESİ : KARAKOÇAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 04/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Ş..’nin 18,33,78 ve 79 parsel sayılı taşınmazları 1967 yılında davalıya kardeşlerine, kız çocukları mirastan mahrum bırakmak amacıyla ve muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar veril…
**1. Hukuk Dairesi 2009/12169 E. , 2009/13961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARAKOÇAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 04/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Ş..’nin 18,33,78 ve 79 parsel sayılı taşınmazları 1967 yılında davalıya kardeşlerine, kız çocukları mirastan mahrum bırakmak amacıyla ve muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, satışın gerçek olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıların iddialarının kanıtlanamadığı, davacıların baraj inşaatı ve kamulaştırma bedeli nedeniyle dava açtıkları, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, muris Ş. A..’un çekişme konusu 18, 33, 78 ve 79 parsel sayılı taşınmazları 09.09.1967 tarihli resmi akitle davalı oğlu Ş.’ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.