14. Hukuk Dairesi 2012/15382 E. , 2013/1526 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.09.2012 gün ve 2012/8117-9810 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dav…
**14. Hukuk Dairesi 2012/15382 E. , 2013/1526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.09.2012 gün ve 2012/8117-9810 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacı, mesken olarak kullandığı evinin altındaki bodrum katını davalının metal doğrama atölyesi olarak kullandığını, atölyede kullanılan makinelerin aşırı ses çıkardığını, kimyasal madde kullanıldığı için çevreye zarar verildiğini, bodrumda uygun baca olmadığından is ve metal kokularının insan sağlığını tehdit ettiğini belirterek davalının komşuluk hukukuna aykırı davranışının giderilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı, dava konusu yerde metal doğrama işi değil butik işi yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 04.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu atölye ve meskende ölçümlenen ses ve gürültü değerlerinin davacının yatak odasında sınıra yakın olduğu, ancak makineler çalışmadığında da sınıra yakın olduğu, diğer odalarda ise sınırın altında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili, davalıya ait işyerinin ruhsatsız çalıştırıldığı, işyerinde sanayi tüpünün kullanıldığı, bilirkişi raporunda ses ve gürültünün rahatsız etmemesinin söz konusu olmadığının tespit edildiğini belirterek temyiz etmiştir. Dairemizin 10.09.2012 günlü ve 2012/8117 E. 2012/9810 K. sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hüküm onanmıştır. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.