İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı davalı şirkete ait ... plakalı aracın 23/09/2018 tarihinde yeterli sürüş ehliyeti…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/217 - 2026/865 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/217 KARAR NO : 2026/865 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2020/... Esas ve 2022/... Karar DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... OTOMOTİV İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı davalı şirkete ait ... plakalı aracın 23/09/2018 tarihinde yeterli sürüş ehliyeti olmayan dava dışı ... sevk ve idaresinde iken %100 kusurlu olarak ... plakalı araç içinde yolcu konumunda bulunan ...'ın maluliyete uğramasına ve ... plakalı araçta maddi hasar meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu kaza sonucunda hasara uğrayan ... plakalı aracın kasko firmasına 30/01/2019 tarihinde 36.000,00.TL hasar bedeli ödendiğini, bu kaza sonucu sakatlanıp maluliyete uğrayan ...'a Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... Esasına kayıtlı dosyada açtığı dava nedeniyle 965 maluliyet oranına göre 29/01/2019 tarihinde 89.000,00.TL maluliyet tazminatı ödendiğini, dava dışı ...'ın yapılan ödemeyi yetersiz bulması nedeniyle Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... Esasına kayıtlı davayı açtığını, bahse konu dosyada ATK 2. İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınacağını, bu raporun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, somut olayda ilgili mevzuat gereği müvekkilinin sigortalısına 125.000,00.TL rücu hakkı bulunduğunu, alacağın tahsili için Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle; takip dosyasında davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme huzurunda derdest olan davaya konu olan icra takip dosyasındaki ödemeye sebebiyet veren trafik kazasına karışan müvekkil şirket adına kayıtlı aracın sürücüsü ... isimli şahıs olduğunu, müvekkil şirket ile arasında ariyet sözleşmesi gereğince somut olayda kazaya sebebiyet veren aracın uzun süreli olarak ... sevk ve idaresine bırakıldığını, hal böyle olunca ilgili sicilde söz konusu araç maliki her ne kadar müvekkil şirket olarak gözükse de müvekkilin söz konusu araç üzerinde tasarruf yetkisi ve fiili kullanımı bulunmadığını, müvekkil şirketin süresiz olarak bahsi geçen aracı araç sürücüsünün tasarrufuna bırakmış olduğunu, araç üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi kalmadığından davada taraf sıfatının da haiz olmadığını, araç sürücüsünün salt ehliyetsiz olmasının meydana gelen kazada kusurlu olduğunun kabulü açısından yeterli olmadığını, araç sürücüsünün uluslararası alanda geçerliliği olan sürücü ehliyeti bulunduğunu, dava dışı ...'ın hastane raporları doğrultusunda tespit edilen maluliyet durumu gözetilerek kendisine ödeme yapıldığını ve söz konusu ödeme müvekkil şirkete rücu edilmek istendiğini, davacı tarafından dava dışı ...'a haksız, yeterli araştırma yükümlülükleri yerine getirilmeksizin ödeme yapıldığı kanaatinde olduklarını, davacı tarafından yeterli ve gerekli araştırmalardan yoksun kalınarak gerçekleştirilen ödemenin fahiş miktarda ve haksız olduğu kanaatiyle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığına ilişkin itirazlarının devam etmekte olduğunu, bu nedenlerle; davanın esastan reddine, davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında, davalı şirkete ait ... plakalı aracın 16/07/2018- 16/07/2019 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı aracın 23/09/2018 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde iken karıştığı kaza sonucu dava dışı ... plakalı aracın hasar gördüğünü ayrıca dava dışı ... 'ın yaralandığını, davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın hasarı nedeni ile dava dışı ... Sigorta AŞ'ye 36.000,00.TL hasar ödemesi yapıldığını, mahkemece makina mühendisinden alınan bilirkişi raporuna göre sigorta şirketinin talep edebileceği tazminatın bu miktarın üzerinde olduğunu, (37.649,94.TL), dava dışı ...'ın kaza sonucu malul kalması nedeni ile sigorta şirketi tarafından adı geçene toplam 89.000,00.TL maluliyet tazminatı ödendiğini, konu ile ilgili Mersin 1 ATM' nin 2019/... E sayılı dosyasında ... tarafından açılan tazminat davasında maluliyet oranının %13 olarak belirlendiğini, sigorta şirketi tarafından %5 maluliyet oranına göre hesaplama yapılarak tazminat ödendiğini, mahkemece aktüer bilirkişiye hesaplattırılan tazminatın ödenen tazminatın çok çok üzerinde olduğunu, sigorta şirketinin kaza tespit tutanağına göre kaza esnasında sigortalı aracın yetersiz sürücü belgesi ile kullanılmasına müsaade eden davalı işletene karşı Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatarak ödenen tazminatın rücuen tahsilini istediğini, İl Göç İdaresi ve Nüfus müdürlüğünden gelen kayıtlara göre araç sürücüsü ...'in olay tarihinde geçerli sürücü belgesinin olmadığını, aracın bu şekilde kullanılmasına müsade eden davalı sigortalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.... maddesine göre meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca her ne kadar aracın ...'e kiralandığı ve davalının işleten sıfatının bulunmadığı iddia edilmiş ise de buna ilişkin işleten sıfatını ortadan kaldıran uzun süreli kira sözleşmesi vs. herhangi bir belgenin sunulmadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olan icra takip dosyasındaki ödemeye sebebiyet veren trafik kazasına karışan müvekkil şirket adına kayıtlı aracın sürücüsü ... isimli şahıs olup müvekkil şirket ile arasında ariyet sözleşmesi gereğince somut olayda kazaya sebebiyet veren araç uzun süreli olarak ... sevk ve idaresine bırakıldığını, kaza neticesinde meydana gelen zararlardan sorumluluk için aranan şartların mevcut olması durumunda aracın gerçek işleteni olan araç sürücüsünün sorumlu olacağını, mahkemede derdest olan davaya konu itirazın yapıldığını, icra takip dosyasına konu somut olayda müvekkil şirketin herhangi bir taraf sıfatı sorumluluğu bulunmadığını, işbu doğrultuda mahkeme huzurunda derdest olan davada da taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu, araç sürücüsünün salt ehliyetsiz olmasının meydana gelen kazada kusurlu olduğunun kabulü açısından yeterli olmayıp davacı şirketin araç sürücüsünün kusur oranını gözetmeksizin müvekkil şirkete karşı yöneltmiş olduğu rücu talebinin haksız olduğunu, davacı sigorta şirketinin meydana gelen kaza nedeniyle yapmış olduğu ödemeye ilişkin rücu taleplerinin araç sürücüsünün kusur oranıyla orantılı olacağını, araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmaması meydana gelen trafik kazasında kusurlu olduğu hususunun kabulü açısından yeterli olmadığını, meydana gelen olayda uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan Hakem Heyeti'nin vermiş olduğu kararda "...sürücü ehliyetsiz de olsa kazanın oluşumunda sürücünün ehliyetsiz olmasının rol oynamadığı, ehliyetli de olsa çarpmayı önleyemeyeceği, bu nedenle kazanın oluşumuna sebebiyet vermediği durumlarda sigortacının sigortalıya rücu hakkının doğmayacağı...” şeklinde vermiş olduğu karar ile araç sürücüsünün ehliyetsiz olmasının kusur oranının tespiti açısından yeterli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, somut olayın meydana geldiği anda ambulans içerisinde hasta bulunduğuna ilişkin dava dışı ambulans şoförü ve ambulans içerisinde bulunan hastane personeli tarafından somut bir delil ortaya konulamamış olup ambulans şoförünün görevde olmadığı zaman diliminde geçiş üstünlüğü olduğundan bahisle trafikte diğer araçları tehlikeye sokacak şekilde aracı kullandığını, dava dışı ...'ın maluliyet oranı ilgili ve yetkin kurumlar tarafından tespit edilmemiş olup şüphe içerdiğini, davacı şirket tarafından dava dışı ...'ın hastane raporları doğrultusunda tespit edilen maluliyet durumu gözetilerek kendisine ödeme yapıldığını ve söz konusu ödeme müvekkil şirkete rücu edilmek istendiğini, davacı şirket tarafından dava dışı ...'ın maluliyet oranı hususunda yetkin kurumlardan alınan raporlar doğrultusunda şüpheye yer bırakmaksızın yapılan tespit neticesinde değil salt hastane raporunda belirtilen oran doğrultusunda belirlenerek işbu doğrultuda ödeme yapıldığını, dava dışı ...'ın mesleğinin doktor olması gözetildiği takdirde herhangi bir hastaneden alınan raporun güvenirliği hususu tarafınca şüphe içerdiğini, bu nedenlerle; tehir-i icra talebinin kabulüne karar verilmesini, istinaf talebinin kabulü ile yapılacak değerlendirmeler neticesinde usul ve esasa aykırı olan Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden inceleme yapılarak taleplerimiz doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davalı vekilince araç sürücüsü ile aralarında ariyet sözleşmesi bulunduğu, ehliyetsizliğin kazanın oluşuma sebebiyet vermediği, kusur oranının dikkate alınması, ambulansın içinde hasta bulunmadığından bahisle geçiş üstünlüğünün bulunmadığı, araç sürücüsünün ehliyetinin uluslararası alanda geçerli ehliyetinin bulunduğu, yetkin kurumlardan kusur ve maluliyet raporu alınmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B..... maddesi gereği, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigorta eden, sigortalısına rücu edebilecektir. Oto yarışına katılmak, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. 2918 Sayılı KTK 95/2 maddesi gereği sigorta şirketi tarafından rücu talebi yalnızca kendi sigortalısına karşı ileri sürülebilecektir (Yargıtay 17 HD 2018/... K sayılı ilam). Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88. Maddesi " 88- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-17/.../2015-29329) (11) (Değişik:RG-5/6/2020-31146)İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere, dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı aydan fazla ülkemizde bulunanların, araç kullanırken sürücü belgelerinin dış temsilcilikler veya noter tarafından onaylanmış Türkçe tercümelerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları zorunludur. 3) İki yılın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur. b)Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur. Somut olayda, davalı ile davalı adına kayıtlı olan araç sürücüsü arasında yapılmış geçerli bir ariyet sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği, bu hususun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği ve davalının işleten sıfatının bulunmadığını ispat edemediği, soruşturma dosyasının incelenmesinde ambulans içinde hasta ve beraberinde araç sürücüsü ..., ATT..., ... TC kimlik numaralı ... ve doktor ...'IN bulunduğu bu haliyle ambulansın geçiş üstünlüğüne sahip olduğu, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında aynı kazaya ilişkin alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17/05/2021 tarihli raporda davalı araç sürücüsü ...'in %100 kusuru olduğunun tespit edildiği, yine Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından 29/07/2022 tarihli raporda dava dışı ...'ın maluliyet oranının %13 olarak tespit edildiği, araç sürücüsü ...'in 14/10/2020 tarihli İl Göç İdaresi müzekkere cevabı doğrultusunda ülkeye yasal olmayan yollarla giriş yaptığı, soruşturma esnasındaki 23/09/2018 tarihli ifade tutanağındaki beyanlarından da Suriye vatandaşı olduğu ve Türkiye'ye kazadan ... yıl önce giriş yaptığı, 14/08/2020 tarihli Mersin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün yazı cevabından araç sürücüsünün sürücü belgesi kaydının olmadığı, yasada belirtilen 6 aylık sürenin de geçtiği bu haliyle geçerli bir ehliyetinin olduğundan bahsedilemeyeceği, Aktüer Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dava dışı ...'ın maddi zararının 329.765,94 TL olduğu, bu kapsamda davacı tarafından yapılan 89.000,00 TL lik maluliyet tazminatının davalıya rücu edilebileceği ve rücu şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.538,75.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.215,38TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 6.323,37.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, ...)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/... maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/04/2026 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır