8. Ceza Dairesi 2020/5694 E. , 2023/3466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 52
**8. Ceza Dairesi 2020/5694 E. , 2023/3466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve beşinci fıkrası; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğuna ve kararın yersiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanığın olay günü mağduru zorla ticari taksiye bindirmeye çalıştığı, mağdurun direnip yere düştüğü, sanığın yerde bulunan mağduru darp ettiği ve kaçmaya çalışması üzerine elindeki bıçak ile arkasından gitmeye çalıştığı, tanığın müdahalesiyle bıçağı yere düşüren sanığın ''seni öldüreceğim yaşatmayacağım'' diyerek mağduru tehdit ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 12.08.2015 tarihli adli muayene raporunda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında cebir kullanarak ve cinsel amaç ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından dava açılmış, mahkemece mağdurun istikrarlı beyanı ve tanık ifadesine göre sanığın cebir kullanarak ve cinsel amaç ile teşebbüs aşamasında kalan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mağdur kolluk beyanında, sanığın kendisini bayan zannederek kolundan tutup zorla arabaya bindirmeye çalıştığını, direnip yere düştüğünü, tekme atıp çekiştirmeye devam ettiğini, olay yerine tanımadığı şahısların gelip sanık ile tartışmaya başlaması üzerine kaçtığını beyan etmiştir. Mağdurun kolluk anlatımında olayda silah kullanıldığına dair beyan olmadığı görülmüştür. Olayın görgü tanığı İ.H.M. kolluk anlatımında, sanığın mağduru arabaya bindirmeye çalıştığını, mağdurun direnip kaçtığını, sanığın elindeki bıçak ile mağdurun peşinden gittiğini, engel olmaya çalışıp bıçağı yere düşürmesini sağladığını, sanığın mağdurun peşinden gidip tekme attığını ve ''seni öldüreceğim, yaşatmayacağım''şeklinde sözler ile tehdit ettiğini beyan etmiştir. Görgü tanığının mahkeme huzurunda alınan beyanının benzer olduğu görülmüştür. Mağdur mahkeme huzurunda alınan beyanında; sanığa direndiğini ve yere düştüğünü, sanığın tekme attığını ve elindeki bıçak ile tehdit ettiğini ifade etmiştir. Sanığın suçlamayı kabul etmediği, olay günü elinde silah olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanığın gece saat 01:45 sularında Kayseri ilinde yol kenarında yürürken aynı yerde cadde üzerinde beklemekte olan bayan zannettiği iki şahsın yanına gittiği ve birlikte takılmayı teklif ettiği, bu kişilerden birisinin ise kabul ettiği, bunun üzerine sanığın cinsel amaç ile anlaştığı kişi ile birlikte olmak için bir taksi çağırdığı ve bu esnada anlaştığı kişinin erkek olduğunu fark etmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı anlaşılmıştır. Açıklanan şekilde geliştiği kabul edilen eylemde sanığın birlikte olma ve bu amaçla uygun bir yere gitme teklifini rızası ile kabul eden mağdura karşı cebir ve tehdit kullanarak onun hürriyetinden yoksun kılmasına yönelik bir hareketinin bulunduğuna dair mağdurun arkadaşı olan ve olay anında mağdur ile birlikte benzer şekilde geceleyin saat 01:45'de cadde üzerine beklemekte olan tanığın beyanı dışında başkaca bir delil de elde edilememiştir. Açıklanan şekilde gerçekleştiği normal tecrübe kurallarına göre anlaşılan fiilde sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte deliller elde edilememesi karşısında, beraati yerine sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.