(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4305 E. , 2008/3650 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 164 ada 23 parsel sayılı 23066.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları beyanlar hanesinde şerh…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/4305 E. , 2008/3650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 164 ada 23 parsel sayılı 23066.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları beyanlar hanesinde şerh verilen ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine yasal süresi içinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 164 ada 23 sayılı parselin tespit maliklerinin mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, taşınmazın 20 yılı aşkın süre ile davalılar tarafından otunun biçilmesi suretiyle ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı ve davalılar yararına 3402 sayılı kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış; delil olarak da 21.9.2006 tarihli “tutanak” başlıklı belge ile 22.9.2006 tarihli, ... mühendisi ... imzalı rapora dayanmıştır. Hazinenin dayanağını oluşturan ... bilirkişi raporu ile idari tahkikat tutanağında taşınmazın % 25 eğimli, geven gibi çok yıllık istilacı yabancı otlarla kaplı, toprak yapısı sert ve taşlı oluşu nedeniyle uzun yıllardır işlenmemiş olduğu, taşınmazın hayvan otlatılarak kullanıldığı ve tarım arazisi özelliğini taşımadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ... Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda ise; taşınmazın en son 3 yıl önce ekildiği, üzerinde geven gibi çok yıllık yabancı otların mevcut olmadığı, kendiliğinden yetişmiş otların biçilmesi suretiyle faydalanıldığı belirtilmiştir. Taşınmazın niteliği hususunda raporlar arasında çelişki bulunduğu halde üç kişilik ... bilirkişi kurulundan bu çelişkiyi giderecek rapor alınmamıştır. Ayrıca çekişmeli taşınmazın hududunda bulunan 164 ada 1 sayılı parsel 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince Kadastro Komisyonunca kadimden beri köy halkının mera olarak kullandığı yerlerden olması nedeniyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespiti kesinleşmiştir. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köyden ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yöntemle belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz meraya bitişik olduğu halde keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar bu yöntemle belirlenmemiş, taşınmazın,