20. Hukuk Dairesi 2019/4889 E. , 2019/7138 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ile Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... bulunan 134 ada 1 parsel sayılı 5.901.129,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tapud…
**20. Hukuk Dairesi 2019/4889 E. , 2019/7138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ile Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... bulunan 134 ada 1 parsel sayılı 5.901.129,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davacılar 13/01/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın bir kısmının ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece; açılan davanın kabulüne davalı Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı olan ... mevkii 134 ada 1 parsel sayılı ve 5.901.129,92 m2'lik orman vasfındaki taşınmazın, fen bilirkişisi .... 18/04/2016 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile kırmızı renkli kalemle taralı olarak gösterdiği 4.367,17 m2'lik kısmının; davalı Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar ..., ... ve ... adına payları oranında tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava kazandırıcı zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 2007 yılında 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre orman kadastrosu yapılmıştır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, mirasçılar arasında taksim edildiği ve 3402 sayılı Kanunun 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşullara uygun olarak zilyet edildiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın genel eğiminden bahsedilmiş ise de eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazın orman içi açıklık vasfında kalıp kalmadığı değerlendirilmemiş olup bu nedenlerle taşınmazın orman olup olmadığı ve gerçek kişi davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur. Ayrıca, dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu halde keşfe jeoloji mühendisi götürülmemiş ve dava konusu taşınmazın dere yatağı içinde kalıp kalmadığı, derenin yatak değiştirip değiştirmediği araştırılmamış, değerlendirilmemiştir.