(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/13511 E. , 2013/4364 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile davacının velayeti altında bulunan kızı ...'in "..." olan soyadının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünül…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/13511 E. , 2013/4364 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile davacının velayeti altında bulunan kızı ...'in "..." olan soyadının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eski eşi ... ile olan evliliklerinden kızı ...'in dünyaya geldiğini, daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle boşandıklarını ve küçüğün velayetinin davacı anneye verildiğini, boşanmadan dolayı anne ile kızı ...'in soyadlarının farklı hale geldiğini bu durumun çocuğu okulda rahatsız ettiğini ve sorunlar yaşamasına neden olduğunu ileri sürerek ...'in ... olan soyadının annesinin soyadı olan Kırmızıgül olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile dava dışı ...'in evliliklerinden 28.02.2002 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenen ...'in dünyaya geldiği, davacı ... ile dava dışı ...'ın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.05.2003 gün 2003/173-290 sayılı kararı ile boşandıkları ve dava dışı baba ile çocuk ... arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, ...'in velayetinin yaşı henüz anne bakım ve şefkatine muhtaç olması nedeniyle davacı anne ...'e bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4.maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek için bir çaba içine girip bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Soyadı Kanununun, ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 366. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirleriyle eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.