(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11218 E. , 2008/12176 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapuda isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2007/13307 - 15317 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ta…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11218 E. , 2008/12176 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapuda isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.12.2007 gün ve 2007/13307 - 15317 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapuda isim düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Davacı, dava konusu taşınmazların kendisine ait olduğunu, tapu kaydında baba adının yazılı olmadığını belirtmiş, baba adı eklenerek kaydın düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı vekili onama kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacı, tapu kayıtlarında baba adının yazılı olmadığını, nüfus kaydına uygun olarak “...” olan baba adının eklenmesini istemiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıtları incelendiğinde; davacı ile murisi olan dedesinin aynı ismi taşıdığı ve murisin 1894 doğumlu “... oğlu ...” olduğu, 1961 yılında öldüğü görülmüştür. 1956 yılında tapu kaydına dayalı olarak düzenlenen tapulama tutanağında davacının murisi 1310 (1894) doğumlu “... oğlu ...” adına hisse tespit edilmiş ve hükmen 22.12.1964 tarihinde oluşan tapu kaydına baba adı aktarılmamıştır.Dairemize karar düzeltme incelemesine geldikten sonra getirtilen dava konusu taşınmazlara ait tüm tedavüller incelendiğinde davacının babası ...’nın 24.02.1967 tarihinde üçüncü kişilerden hisse alımı suretiyle malik olduğu ve ...’in ölümü ile davacının intikal suretiyle 29.11.1991 tarihinde taşınmazlarda hisse sahibi olduğu ve bu suretle oluşan hisse tescilinde davacının baba adının da yer aldığı görülmüştür. Ancak incelenen kayıtlara göre tapulama tutanağında ve daha sonra hükmen adına hisse tescil edilen davacının murisinin hissesi tapu kayıtlarında tedavül görmemiştir. Ayrıca mahkemece dinlenen tanıklar da; “davacının taşınmazdaki payının dedesi ...’dan intikal ettiğini ve önceki malikin dedesi olduğunu” beyan etmişlerdir. Az yukarıda açıklandığı üzere davacı taşınmazda babasının hisse alımı ile malik olmuş ancak dedesinden gelen pay tapuda henüz tedavül görmemiştir.