8. Ceza Dairesi 2022/6286 E. , 2024/8586 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/121 E., 2022/18 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 26…
**8. Ceza Dairesi 2022/6286 E. , 2024/8586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/121 E., 2022/18 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, kötü muamele suçundan 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.06.2017 tarihli kararıyla sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kötü muamele suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 18.12.2018 tarihli kararı ile; "...Her iki sanığı basit yaralama ve sanık Gülhami'ye kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile ilgili yapılan değerlendirmede; Oluş ve dosya kapsamına göre müşteki ...'ın iş dönüşü eve geldiğinde eşi olan sanık ... ile diğer sanık ...'yi uygunsuz vaziyette yakalayıp polis çağıracağını söyleyince Gülhamiye'nin kapıyı kilitlediği, mutfaktan bıçak alarak diğer sanığa ...'ı öldürmeyi teklif ettiği fakat kabul görmediği, sonrasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde döverek ellerini ayaklarını bağlayıp bir odaya kapattıkları, sanık ...'nın dışarı çıkıp bir süre sonra geri döndüğü, ...'ın gürültü yaparak sesini üst katta oturan ablasına duyurmayı başardığı, ablasının inerek kapıyı çaldığı, açılmayınca mülk sahibinden elde ettiği anahtar ile kapıyı açtığında içerde bulunan sanıkların kaçıp gittikleri ve ...'ı içerde elleri ve ayakları bağlı şekilde bulduğu anlaşılmakla, Her iki sanığın eylemi cebir ve tehdit ile, birden çok kişiyle, silahtan sayılan bıçak kullanılarak ( sanık ... için ayrıca eşe karşı ) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hukuka aykırı yöntemle; Sanık ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturan basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 109/2. maddesinin uygulanmasıyla yetinilip 109/3-a,b madde ve fıkraları uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2022/121 Esas, 2022/18 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, alt sınırdan yeterince uzaklaşmadan ceza tesis edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ...' nın, mağdur ...'in resmi nikahlı eşi olduğu, olay tarihinde mağdur ...' in işten eve geldiğinde eşi olan sanık ...' yı diğer sanık ... ile uygunsuz vaziyette yakaladığı, polis çağıracağını söyleyince sanık ...'nin kapıyı kilitlediği ve bıçakla tehdit ederek ellerini ve ayaklarını bağladığı mağduru odaya götürüp ağzını da bezle bağlamak suretiyle mağdurun hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "...katılan ...'ın iş dönüşü eve geldiğinde eşi olan sanık ... ile diğer sanık ...'yi uygunsuz vaziyette yakalayıp polis çağıracağını söylemesi üzerine Gülhamiye'nin kapıyı kilitlediği, mutfaktan bıçak alarak diğer sanığa ...'ı öldürmeyi teklif ettiği fakat kabul görmediği, sonrasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde döverek ellerini ayaklarını bağlayıp bir odaya kapattıkları, sanık ...'nın dışarı çıkıp bir süre sonra geri döndüğü, ...'ın gürültü yaparak sesini üst katta oturan ablasına duyurmayı başardığı, ablasının inerek kapıyı çaldığı, açılmayınca mülk sahibinden elde ettiği anahtar ile kapıyı açtığında içerde bulunan sanıkların kaçıp gittikleri ve ...'ı içerde elleri ve ayakları bağlı şekilde bulunduğu..." şeklinde kabul edilen olayda sanık ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılan beyanları, katılan beyanlarını doğrulayan tanık anlatımları, adli rapor, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararı isabetli bulunmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, alt sınırdan yeterince uzaklaşmadan ceza tesis edildiğine, kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 2022/121 Esas, 2022/18 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.