8. Hukuk Dairesi 2013/15658 E. , 2013/15487 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil Yusuf Küksün ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.01.2012 gün ve 167/19 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sonucunda .…
**8. Hukuk Dairesi 2013/15658 E. , 2013/15487 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil Yusuf Küksün ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.01.2012 gün ve 167/19 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sonucunda ...oğlu ... ve Mustafa ... adına 1/2' şer paydan tespit ve tapuya tescil edilen 144 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin davacıların murisi ...'e ait olduğunu, ...'ün aynı zamanda dava konusu taşınmazın 1,5 dönümünü davalılardan ...'den satın aldığını açıklayarak taşınmazın 1/4 hissesi ile 1,5 dönümünün tapusunun iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... davacıların dava konusu taşınmazda hakları olmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ... ve ... parselin kendilerine ait olmadığını, kadastro tespitlerinden haberdar olmadıklarını, ... ise herhangi bir hak talep etmediğini ve hiçbir borcu kabul etmediğini bildirmişlerdir. Mahkemece davacıların dayanmış olduğu satış senedinin parsel içinde kalmakla birlikte sınırlarının belirlenemediğinden ve tapu kayıt malikleri ile davacılar murisi arasında irsi irtibat bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava muristen intikal, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların dava konusu taşınmazda herhangi bir hakları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler dava konusu taşınmazın zeminde 4 ayrı taşınmaz şeklinde kullanıldığını ancak hangi bölümün kim tarafından kullanıldığını bilmediklerini beyan etmişlerken, davacı tanıkları taşınmazın güney batısında kalan kısmın davacılar murisi ...'ün zilyetliğinde bulunduğunu, diğer kısımlarının davalıların kullanımında olduğunu, aynı keşfe iştirak eden teknik bilirkişi ... 14.12.2011 havale tarihli raporuna ekli krokide taşınmazın fiilen 3 parça halinde 4 farklı kişi tarafından kullanıldığını, davacıların hak iddia ettiği yerin bir kısmının dava konusu olmayan 24 parsel içinde ve bir kısmın ise dava konusu 23 parsel içinde kalan 23/B ile gösterilen alan olduğunu açıklamakla dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin teknik bilirkişi raporuna ekli krokisinde 23/B ile gösterilen yer dışında kalan 23 A ve C ile gösterilen kısımlarına ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün bu bölümünün ONANMASINA, Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, dava konusu taşınmaz 05.05.1999 tarihinde senetsizden 20 yılı aşkın bir süreden beri zilyetlikleri altında bulunduğundan ...Oğlu ... ve ... adına tespit edilmiş, tespite yönelik üçüncü kişilerin itirazı üzerine ... Kadastro Mahkemesi'nin 07.03.200 tarih ve 2000/37-20 Esas-Karar sayılı ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine tespit malikleri adına tescil edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya muhtevasına göre taşınmazın yukarıda açıklandığı üzere fiilen 4 ayrı taşınmaz niteliğinde bulunduğu ve güneybatı kısmında bulunan ve teknik bilirkişi raporuna ekli krokide 23/B ile gösterilen kısmının davacıların murisi ...'ün zilyetliğinde iken ölümü ile davacılara intikal ettiği belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre davacıların dayanmış olduğu satış senetlerinin taşınmaz içinde kapsadığı alan belirlenememiş ise de, davacıların zilyetliği altında olan bu bölüm yönünden zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün teknik bilirkişi raporuna ekli krokide 23/B ile gösterilen bölümü yönünden 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.