Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6822 E. , 2024/1403 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6822 Karar No : 2024/1403 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …. Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6822 E. , 2024/1403 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6822 Karar No : 2024/1403 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …. Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü dönemlerde sadece olağanüstü halin gerektirdiği türden ve geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, olağanüstü hal uygulamasına son verilmiş olması sebebiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasal dayanağının kalmadığı, bu işlemin ölçülü olmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin KHK'nın süresi içerisinde TBMM'de onaylanmadığı, darbe girişiminden önce FETÖ/PDY'nin terör örgütü olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, bu örgüte yönelik terör örgütü nitelemesinin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararı ile yapıldığı, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ve kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, irtibat ve iltisak kavramlarının soyut ve muğlak kavramlar olduğu, bu kavramların öngörülebilirlik ilkesi ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini ihlal ettiği, idarenin düzenleyici işlemleri ile suç ve ceza konulamayacağı, bu suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceği, işlendiği zaman legal olan olan ve kanunlarda suç olarak gösterilmeyen eylemleri nedeniyle cezalandırılamayacağı,sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine ilişkin hiçbir somut delilin bulunmadığı, ByLock programına ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, üyesi olduğu sendikanın Fetö/Pdy ile bir ilişkisinin olduğu yönünde yargı kararının bulunmadığı, bu sendikanın faaliyetlerine katılmadığı, sendikadan kapatılmadan önce kendi isteği ile istifa ettiği, bu sendikaya üye olmasının örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, bir kişinin aynı eylemleri sebebiyle iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, bu durumun non bis in idem ilkesini ihlal ettiği, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, mülkiyet hakkı ve gerekçeli karar hakkı başta olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334.maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... … C.Başsavcılığının … sayılı dosyası kapsamında gönderilmiş olan ''emniyetin mahrem imamları'' olarak adlandırılan ve örgüt içerisindeki kod isimleri, sorumlu oldukları birimler, görevleri ve vasıfları gibi özellikleri bildirilen kişilere ait tespit edilen listede sanığın kod ismi ..., konumu 'Müdür Yrd./Zümre başkanı'' bilgisinin yer aldığı aldığı belirtilmiştir. Sanıkla bir husumeti ve sanığa iftira atması için herhangi bir neden bulunmayan ve etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan sanıkları K.B. tarafından örgüt tarafından düzenlenmiş olan çiğ köfte partisinde kendisine ... olarak tanıtılan bir cemaat abisi ve öğretmen olan, ... Kod S.Y.'ın altındakilerden biri olduğu belirtilen şahsı kolluk ifadesinde ... olarak teşhis etmiş olduğu, sanık M.N.Y. tarafından sanık …'in emniyet mahrem yapılanması içerisinde ... Kod adıyla polislerden oluşan grup abisi olarak sohbet toplantıları yapmak ve gizli haberleşme programları kullanmak suretiyle faaliyet göstermiş olduğu hususlarındaki beyanları yanı sıra, yargılama sırasında dosyamıza etkin pişmanlık kapsamında vermiş oldukları beyanları ulaşan şüphelilerden; -A.Ö.'in 2009 yılına ilişkin ifadesinin ilgili kısmında ''...Evde ikamet ettiğim süre zarfı içerisinde toplamda 1-2 defa sohbet toplantısı yapıldı. ... Sohbeti bizlere Din Kültürü Öğretmeni olduğunu isminin ... olduğunu söyleyen gözlüklü o zaman için 37-38 yaşlarında olan görsem teşhis edebileceğim şahıs verirdi. ...'in hangi okulda çalıştığı hususunda bilgim yoktur...'' şeklinde beyanda bulunmuş ve sanığı ''fotoğraf çok eski olduğu için kesin tam emin olmamakla birlikte Muğla ilinde bize sohbet veren Din Kültürü Öğretmeni ... olarak hatırlıyorum.'' şeklinde teşhis etmiş, -Y.G. Kahramanmaraş'a atanmış olduğu 2016 yılı öncesine ilişkin olarak; '' ... 2012 yılının yaz döneminde 66 puan alarak … ilçesi … Ortaokuluna atandım. ... ...'ın yönlendirmesiyle ... ... isimli şahsın yanına gittim ve Muğla ilindeki ...'in gösterdiği çevik kuvvet polislerine sohbet vermeye başladım. ...'i de Yatağan'da görev yapması nedeniyle gerçek ismiyle tanıyordum. ... Okullar açıldıktan birkaç hafta sonra teneffüs esnasında öğrencilerden biri dışarıda 2 kişinin beni sorduğunu söyledi ve dışarı çıktım. Dışarıda daha önceden tanıdığım ... ve ... isimli şahıslar beni bekliyordu, konuştuğumuzda bana yanlış yaptımı, geri dönmem gerektiğini, sorunun neredeyse çözüleceğini, ...'ın gönderildiğini, artık daha farklı durumların olacağını söylediler. ... 2013 yılı Eylül ayında yaptığım bu konuşmadan sonra bir daha hiç bir cemaat mensuyla bir araya gelmedim, onlar da beni hiç arayıp sormadılar.'' demiş ve fotoğraftan yaptırılan teşhiste sanığı; din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olduğunu, 2012 Eylül ayından sonra kendisi polis memurları ile ilgilenirken bu şahsa bağlı olduğunu, bu şahsın kendisinin üst konumunda bulunduğu belirterek kesin ve net olarak teşhis etmiş, - İ.A.2012 yılına ilişkin olarak beyanlarda bulunarak sanığı ''... ismiyle tanırım. Uzun yıllar mahrem yapı içerisinde görev yapmış, hangi gruptan sorumlu olduğunu bilmiyorum'' diyerek teşhis etmiş, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.