Ceza Genel Kurulu 2012/16.HD-350 E. , 2013/1 K. "" Tebliğname : 2011/199763 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Ticareti terk suçundan sanıklar N.Ö, S.Ö ve H.Ö’ın beraatine ilişkin, Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2010 gün ve 2-59 sayılı hükmün, şikâyetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 22.11.2010 gün ve 5429-6766 sayı ile; “Müşteki vekilinin 06.04.2010 tarihli celse için verdiği mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya o…
**Ceza Genel Kurulu 2012/16.HD-350 E. , 2013/1 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2011/199763 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Ticareti terk suçundan sanıklar N.Ö, S.Ö ve H.Ö’ın beraatine ilişkin, Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesince verilen 06.04.2010 gün ve 2-59 sayılı hükmün, şikâyetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 22.11.2010 gün ve 5429-6766 sayı ile; “Müşteki vekilinin 06.04.2010 tarihli celse için verdiği mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ve müşteki veya vekilinin yokluğunda karar verilemeyeceği de gözetilmeden yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 05.04.2011 gün ve 237-46 sayı ile; “...Yüksek mahkeme müşteki vekilinin mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmediğini karar altına almış ise de gerekçeli kararda müşteki vekilinin mazeretinin kabul edilerek şikayet hakkının düşürülmediği, bu hususun da açık olarak kararın gerekçesinde yazılı olduğu, gerekçeli kararın içinde açıkça yazılı olmasının karşısında ara kararı kurulmasının gerekmeyeceği gibi müşteki vekiline meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, gelmemesi halinde yokluğunda karar verilmesini engelleyen yasa maddesinin bulunmadığı Türk ceza hukukunda en geniş haklarla donatılmış sanığın dahi savunmasının alınmadan mahkûmiyet dışında karar verilebilmesinin mümkün olması karşısında müştekinin yokluğunda karar vermenin mümkün olduğu ..." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu hükmün de şikâyetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozma” istekli 02.02.2012 gün ve 199763 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, şikâyetçi vekilinin mazeret dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden şikâyetçi ve vekilinin yokluğunda karar verilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; yerel mahkeme kararının yeni hüküm olup olmadığı hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınması gerekmiştir. İncelenen dosya içeriğinden; Sanıklar hakkında ticareti terk suçundan açılan davanın yargılaması sırasında, şikâyetçi vekilinin 06.04.2010 günlü oturum için mazeret dilekçesi verdiği, Dilekçede; “...duruşmaya Mustafa Kemal Paşa İş Mahkemesinin 2010/39 esas ve diğer dokuz dosyası nedeniyle katılamayacağız. Mesleki mazeretimizin kabulüyle yeni duruşma gününün ekli posta pulu kullanılmak suretiyle tarafımıza tebliğine karar verilmesini talep ediyoruz” şeklindeki açıklamaların yer alıp şikâyete ilişkin bir iradenin belirtilmediği,