4. Hukuk Dairesi 2016/16613 E. , 2019/682 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/01/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tar…
**4. Hukuk Dairesi 2016/16613 E. , 2019/682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/01/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, hakaret nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata faiz yürütülmesi isteminde bulunmamış olup; mahkemece, olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Taleple Bağlılık başlıklı 26.maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle davacı, dava dilekçesinde faiz talep etmediği halde mahkemece talep aşılarak olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir. Bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm bölümünün 1. bendinde yer alan “ olay tarihi olan 29/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte’’ ibaresinin çıkarılmasına; davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/02/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dava, hakaret eylemine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgür bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Davaya konu olayda kullanılan ifadeler, olayın oluş biçimi, olay tarihi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmaksızın ve manevi tazminatın zenginleşme amacı taşımadığı da değerlendirilmeksizin, daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken fazlaya hüküm verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle çoğunluğun kararın düzeltilerek onanması görüşüne katılmıyorum.13/02/2019