(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/22941 E. , 2012/24245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, kızları... Yazar'a velayeten dava açmış olup dava dilekçelerinde davalılardan ... ile 01.10.2004 tar
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/22941 E. , 2012/24245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, kızları... Yazar'a velayeten dava açmış olup dava dilekçelerinde davalılardan ... ile 01.10.2004 tarihinde kızları...'nın, yaşının küçük olması nedeniyle gayri resmi olarak evlendiklerini, fiilen bir araya gelerek karı-koca hayatı yaşadıklarını, davalılardan ...'ın da davalı ...'nin babası olup yaş küçüklüğünden kaynaklanan yasal engelin ortadan kalktığı gün çocukların resmi nikahlarını yapacağını vaad ederek... ve kendilerini ikna etmek suretiyle oğlu davalı ... ile nikah akdi olmaksızın yaşamasında aktif rol aldığını, davalıların, tarafların evlenmesinden sonra onların bağımsız bir evde yaşamlarını sürdüreceklerini de vaad ettiklerini, ne varki bu durumun fazla sürmediğini, davalı ...'ın resmi bir nikahın kurulmamış olmasını fırsat bilerek... ailesi ve kardeşlerinin yanında yaşamaya zorladığını, davalı ...'ın ailesinin yanında birlikte yaşamlarını sürdürmeye başladıktan sonra ilerleyen zamanlarda resmi nikah için yasal engel olan yaş sorununun ortadan kalktığını, bunun üzerine davalı eşi Fahri'den resmi nikahlarının kurulmasını talep ettiğini, ne varki davalı ...'nin, nikahı kabul etmediğini kendileri ile birlikte aynı konutta oturmaya zorladıklarını, müşterek işlerini, temizlik, yemek, ütü v.s. kendisine yaptırmaya başladıklarını, bunu yaparken ağır hakaretlerine maruz kalarak haneden kovduklarını ve şiddet uygulandığını, yaşananlara tahammül edemeyerek en sonunda kızının baba Hanesine dönmek zorunda kaldığını, tüm bu olaylar neticesinde kişilik haklarının zarara uğradığını bu itibarla davalılardan 15.000,00 TL manevi tazminat istediklerini beyan etmişler ve ayrıca 03.10.2004 tarihli çeyiz senedinde yer olan 1 takım oturma odası takımı, 1 takım yatak odası takımı, 1 takım mutfak takımı, 5 adet yün yatak, 6 adet yün halı, 1 adet Arçelik no frost buzdolabı, 1 adet otomatik çamaşır makinası, 1 adet televizyon, 1 adet bulaşık makinesi, 1 adet ankastre fırınlı ocak ve 1 adet sandık ve sandık içinden oluşan eşyaların mümkünse aynen iadesine , mümkün olmaması halinde bedellerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu 1 adet oturma odası, 1 adet yatak odası , 1 adet mutfak takımı, 5 adet yün yatak takımı, 6 adet yün halı(6 M²)lik, 1 adet Arçelik No frost buzdolabı, 1 adet Arçelik marka otomatik çamaşır makinası, 1 adet Arçelik marka 72 ekran televizyon, 1 adet Arçelik marka Ankastre fırınlı ocak ve 1 adet sandık ve sandık içinden oluşan çeyiz eşyalarının aynen iadesine, aynen olmadığı takdirde bilirkişinin raporunda belirlenen değerler üzerinden toplamı 5.000,00 TL olmak üzere dava tarihi olan 09.08.2007 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... dan 2.000,00TL davalı ... dan 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 09.08.2007 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş olup, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1–Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Somut olayda, davalı tarafın resmi evliliği yapmak istememesi ve davacının dul bırakılması olgusuna dayanılarak kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle davalılardan manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Davacının davalı ... ile resmi nikah yapılmadan evlenerek bir müddet bu şekilde yaşadıktan sonra ayrıldıkları konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davalılar ayrılmanın davacının kusurlu eylemi nedeniyle gerçekleştiğini ileri sürmüşler, davacılar ise kızlarının davalılar tarafından evlenme vaadiyle oyalanarak uzun süre davalılar ve ailesi tarafından hor görüldüğünü, dayak yediğini, resmi nikah yapılmadan evden kovularak uzaklaştırıldığını iddia etmişler, Mahkemece de davacıların iddiaları doğrultusunda, davalı ...' nin henüz ergin bulunmayan davacı ... ile cinsel ilişkide bulunmak üzere genel adaba aykırı suç işlediği, burada davacının rızası var ise de evlenme vaadiyle bu rızanın gösterilmesi nedeniyle rızanın geçerli olmayacağı, davalı ...' un da davacının şahsi menfaatlerini ihlal ettiği ve davacı tanıklarının ifadelerinden davacıya etkili eylemde bulunduğunun da sabit olması gerekçeleriyle davalılar hakkında manevi tazminata hükmedilmiştir. Dava konusu olay taraflar arasındaki gayri resmi evliliğin kurulması esnasında davalılar tarafından imzalanıp davacıya verilen çeyiz senedinden kaynaklanmaktadır. B.K'nun 49. maddesi uyarınca kişisel çıkarları haleldar olan kimse manevi tazminat isteyebilir. Böyle bir kimseye tazminat adıyla bir miktar para ödenmesi ruhsal acıların kısmen de olsa giderilmesi amacını taşır. Yine M.K'nun 24. maddesine göre de kişisel hakları hukuka aykırı olarak tecavüze uğrayan kişi de ancak yasanın gösterdiği hallerde manevi tazminat isteyebilir. Her iki yasa maddesi de kişisel varlığı amaçlamıştır. Kişilik hakları kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğuştan kazanılan ve kişiye bağlı olan bir haktır. Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resim kişisel varlıktır. BK.'nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Somut olayda, davacı...' nın, tanıkla iddia edildiği ve mahkeme kararına da gerekçe gösterildiği gibi cinsel istismarda bulunularak, etkili eyleme maruz kalarak ve hakaret edilerek kendisine karşı suç işlendiği ve kişisel yararlarının ihlal edildiği ispat edilemediğine göre yasal şartları oluşmadığı anlaşılan manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile manevi tazminata hükmolunmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentlerda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.